İçinde ç olan 4 harfli 148 kelime var. İçerisinde Ç harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ç harfi olan kelimeler listesine ya da Sonu ç harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ÇARE

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Bir sonuca varmak, ortadaki engelleri kaldırmak için tutulması gereken yol, çıkar yol, çözüm yolu
    • "Sonra aklına daha emin bir çare gelmiş gibi ters yüzü geri döndü." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
    • "Sıkboğaz etme çocuğum. Bir çaresine bakacağız. Ben annenle konuşurum.." (Mahmut Yesari)
  2. Tedavi yolu, deva

İÇİN

  1. [edat] Amacıyla, maksadıyla
    • "Ukalalık yapmamak için bütün gayretine rağmen yine de o düşündüğünü yapmıştı." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Neden ve sonuç belirten bir söz
    • "Hastanın uykuda olduğunu söylemesi sırf vakit kazanmak içindi." (Reşat Nuri Güntekin)
  3. -dan / -den dolayı, ... -dan / -den ötürü
    • "Bu büyükşehirde ona ilk hitap eden adam olduğu için ona yüreğini açmak ihtiyacını duyuyordu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  4. Özgü, ayrılmış
    • "Sizin için bir kitap getirdim."
  5. Düşüncesince, kendince, göre
    • "Bizim için çok enteresan bir şeydi bu yeni icat." (Burhan Felek)
  6. Hakkında
    • "Gel gör ki dilimin ucunda kağnı var. Kağnılar için de bir çift sözüm var." (Bedri Rahmi Eyuboğlu)
  7. Oranla, göz önünde tutulursa
    • "Bu şapka senin için büyük."
  8. Karşılığında, karşılık olarak
    • "Bu eşyalar için kaç lira ödediniz?"
  9. Uğruna, yoluna
    • "Neler yapmadık şu vatan için." (Orhan Veli Kanık)
  10. Süre belirten bir söz
    • "Açık söyleyeyim, size birkaç gün için sığındım." (Aka Gündüz)
  11. Ant deyimleri yapan bir söz
    • "Namusum hakkı için. Çocukların başı için."

ÖKÇE

  1. [isim] Ayakkabı altının topuğa rastlayan yüksek bölümü, topuk
    • "Ökçesi yenmiş ayakkabıların üstünde çamurlu paçaları lime lime sarkıyordu." (Ömer Seyfettin)
  2. Topuğun arka bölümü
  3. Saban demirinin geçtiği ağaç parçası

PEÇE

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Kadınların sokakta yüzlerine örttükleri ince siyah örtü, nikap
    • "En büyük günahımız yüzümüzde bir peçe, sırtımızda bir çarşaf olması." (Aka Gündüz)
  2. Maske, sır, giz
    • "Bu düzme cadının peçesini kaldırmalıyız." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)

MURÇ

Kelime Kökeni : Ermenice

  1. [isim] Betonu kırmakta veya betona delik açmakta kullanılan sivri uçlu, çelikten yapılmış bir alet

İÇKİ

  1. [isim] İçinde alkol bulunan içecek
    • "Masamızda ne içki ne yemiş ne meze eksildi." (Burhan Felek)
    • "Bir buçuk yıl var ki içkiyi bırakmış." (Memduh Şevket Esendal)
  2. Bu içeceği içme işi
    • "Arkadaş yoluna kumara, içkiye alıştım." (Tarık Buğra)

ÇİZİ

  1. [isim] Çizgi
  2. Saban demirinin toprakta bıraktığı iz
  3. Tutum, davranış

AÇAN

  1. [isim] Oynak kemiklerin arasındaki açıları genişletmeye yarayan kasların genel adı, büken karşıtı

İLİÇ
...
PUNÇ

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Çay, şeker, tarçın, limon karışımına rom veya kanyak gibi damıtılmış alkollü bir içki katılarak yapılan ve bu içkinin buharlaşan alkolü yakıldıktan sonra içilen içki

SKEÇ

Kelime Kökeni : İngilizce

  1. [isim] Genellikle radyo ile yayımlanmak için hazırlanmış, genellikle güldürü niteliğinde kısa oyun

İÇİT

  1. [isim] İçilecek şey

UTÇU

  1. [isim] Ut yapan veya satan kimse
  2. Ut çalan kimse, udi

AMAÇ

  1. [isim] Ulaşmak istenilen sonuç, maksat
    • "Her ne sebep ve amaçla olursa olsun kimse düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz." (Anayasa)
    • "Dernekler, 13'üncü maddedeki genel sınırlamalara aykırı hareket edemeyecekleri gibi siyasi amaç güdemezler." (Anayasa)
  2. Gaye
    • "Kuruluş amaç ve şartlarını kaybeden yahut kanunun öngördüğü yükümlülükleri yerine getirmeyen dernekler, kendiliğinden dağılmış sayılır." (Anayasa)
  3. Hedef
    • "Vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı maliye politikasının sosyal amacıdır." (Anayasa)

UÇAK

  1. [isim] Kanatlarının altına havanın yaptığı basınç yardımıyla yükselip ilerleyebilen motorlu hava taşıtı, tayyare

İLÇE

  1. [isim] Yönetim bakımından yurt bölümlemesinde ilden sonra gelen bölüm, kaymakamlık, kaza
    • "Ankara'nın bir ilçesinde bir yazıhane açtığını duydum sonradan." (Çetin Altan)

İŞÇİ

  1. [isim] Başkasının yararına bedenini, kafa gücünü veya el becerisini kullanarak ücretle çalışan kimse
    • "Gazetelere daha ziyade biz işçiler sahiptik." (Hüseyin Cahit Yalçın)
  2. Toplu olarak yaşayan böceklerde üreme yeteneği olmayan, topluluğun işlerini gören dişi veya erkek

AYÇA

  1. [isim] Hilal
  2. Bayrak ve sancak direklerinin tepesindeki pirinçten yapılmış ay yıldızlı süs, alem

İNEÇ

  1. [isim] Tekne, yukaç karşıtı

AKÇE

  1. [isim] Küçük gümüş para
  2. Her tür madenî para, akça

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü