İçinde zı olan 8 harfli 69 kelime var. İçerisinde ZI bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında zı olan kelimeler listesine ya da Sonu zı ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- AZITILMA
-
-
[isim]
Azıtılmak işi
-
[isim]
Azıtılmak işi
- ZIHLANMA
-
-
[isim]
Zıhlanmak işi
-
[isim]
Zıhlanmak işi
- ZIRLAMAK
-
-
[nsz]
Zırıldamak
-
[nsz]
Zırıldamak
- SIZIRMAK
-
-
[-i]
Sızdırmak, süzmek
-
[-i]
Sızdırmak, süzmek
- KIZILCIK
-
-
[isim]
Kızılcıkgillerden, yaprak açmadan çiçeklenen iri gövdeli bir ağaç (Cornus mas)
-
Bu ağacın güzün olgunlaşan, kırmızı, tek çekirdekli, reçeli ve şerbeti yapılan, buruk bir tadı olan yemişi
-
[isim]
Kızılcıkgillerden, yaprak açmadan çiçeklenen iri gövdeli bir ağaç (Cornus mas)
- KIZILMAK
-
-
[nsz]
Kızma işi yapılmak, kızgın, öfkeli duruma gelmek
-
[nsz]
Kızma işi yapılmak, kızgın, öfkeli duruma gelmek
- MIZIKACI
-
-
[isim]
Bandocu
-
Armonika çalan kimse
-
[isim]
Bandocu
- ZITLANMA
-
-
[isim]
Zıtlanmak işi
-
[isim]
Zıtlanmak işi
- ZIPPADAK
-
-
[zarf]
Beklenilmeyen, uygun olmayan bir sırada
- "Zıppadak içeri giriverdi."
-
[zarf]
Beklenilmeyen, uygun olmayan bir sırada
- ZIPKINCI
-
-
[isim]
Zıpkınla balık avlayan kimse
-
[isim]
Zıpkınla balık avlayan kimse
- KIZILBAŞ
- ...
- KAZINMAK
-
-
[nsz]
Kendi kendini kazımak
-
Kazıma işi yapılmak
-
Derisini kazır gibi kaşımak
-
Derisi yüzülürcesine tıraş olmak
- "Bıyığını kesmeyen bir azınlık kaldı ise bile sakal dipten kazınmıştı." (Haldun Taner)
-
Her tarafı iyice temizlemek
-
Varı yoğu, elindeki bütün parası alınmak veya çalınmak
-
[nsz]
Kendi kendini kazımak
- KABZIMAL
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Meyve ve sebze üreticileri ile satıcılar arasında aracılık eden kimse, sebze meyve toptancısı, çiçekçi esnafı, komisyoncu
-
[isim]
Meyve ve sebze üreticileri ile satıcılar arasında aracılık eden kimse, sebze meyve toptancısı, çiçekçi esnafı, komisyoncu
- NAZIMİYE
- ...
- ZIRHLAMA
- ...
- AĞZINDAN
-
-
birisinden dinleyerek
- "Yusuf Efendi biçareye ağız açtırmıyordu."
- "Gelgelelim Akif, Berlin'e gidip de oradaki kahveleri gördüğü vakit ağız değiştirmek zorunda kalır." (Salâh Birsel)
- "Kolonya dökmekten, şeker tutmaktan, iyi gözükeceğim diye ağız etmekten yoruldu." (Lâtife Tekin)
- "Ben nasıl ağız kullanıyorsam sen de o yolda konuş."
-
adına
- "Küçük bir ağız."
- "Aman efendim, bendenize bir ağız açtılar, donakalmışım." (Memduh Şevket Esendal)
- "Çok şükür, ağzı laf yapandan çok, eli işe yatkın aydınlara muhtaç olduğumuzu, anlar gibiyiz." (Atilla İlhan)
- "Hey zavallı balık, diyor, ağzın var dilin yok" (Sait Faik Abasıyanık)
-
birisinden dinleyerek
- KIZILÇAM
-
-
[isim]
Uzun boylu bir çam türü
-
Bir tür orman ağacı
-
[isim]
Uzun boylu bir çam türü
- MUZIRLIK
-
-
[isim]
Zararlı olma, zararlı iş veya davranışlarda bulunma durumu
-
Zarar verici yaramazlık
- "Öne geçme derdiyle muzırlıklar icat ederdi." (Refik Erduran)
-
[isim]
Zararlı olma, zararlı iş veya davranışlarda bulunma durumu
- YAZIŞMAK
-
-
[nsz]
Karşılıklı yazılı olarak haberleşmek
-
[nsz]
Karşılıklı yazılı olarak haberleşmek
- HAZIRLOP
-
-
[sıfat]
Başkası tarafından hazırlanmış, sağlanmış, emeksiz, külfetsiz
- "Onlar da bu hazırlop klişeleri kullanmak fırsatını buluncaya kadar susacaklardır." (Bedri Rahmi Eyuboğlu)
-
Sarısı katılaşacak derecede kaynatılmış (yumurta)
-
[sıfat]
Başkası tarafından hazırlanmış, sağlanmış, emeksiz, külfetsiz