İçinde zu olan 7 harfli 43 kelime var. İçerisinde ZU bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında zu olan kelimeler listesine ya da Sonu zu ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
U Z Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
UZ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BOZULMA
-
-
[isim]
Bozulmak işi
-
[isim]
Bozulmak işi
- UCUZUNA
-
-
[zarf]
Ucuz olarak, ucuzca
- "Oysa çocuklar atılan gazeteleri okumak için değil, hemen götürüp kahvede ucuzuna satmak için istiyorlardı." (Haldun Taner)
-
[zarf]
Ucuz olarak, ucuzca
- MEVZULU
-
-
[sıfat]
Konulu
-
[sıfat]
Konulu
- MANZUME
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Şiir, nazım
- "Başladı kâh ezbere, kâh cep defterinden manzumeler okumağa." (Reşat Nuri Güntekin)
-
Dizge
-
[isim]
Şiir, nazım
- BOZUMCA
-
-
[isim]
Kurşun renginde iri bir kertenkele
-
[isim]
Kurşun renginde iri bir kertenkele
- BOZUNUM
-
-
[isim]
Birleşik bir maddenin daha yalın bileşiklere veya bileşenlere tek yönlü olarak ayrılması, dejenerasyon
-
Işınetkin bir çekirdeğin ışınım salarak değişikliğe uğraması olayı, dejenerasyon
-
[isim]
Birleşik bir maddenin daha yalın bileşiklere veya bileşenlere tek yönlü olarak ayrılması, dejenerasyon
- MEVZUAT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bir ülkede yürürlükte olan yasa, tüzük, yönetmelik vb.nin bütünü
- "Mahkemenin hangi süre içinde başlaması gerektiğine dair bir kayıt da yoktu mevzuatta." (Çetin Altan)
-
Sandık, çuval, teneke gibi içine ticaret malı konulan koyacaklar
-
[isim]
Bir ülkede yürürlükte olan yasa, tüzük, yönetmelik vb.nin bütünü
- BOZUNTU
-
-
[isim]
Bozulmuş bir şeyin kalan bölümleri, döküntü
- "Bozuntuya vermedim, yürüdüm, yanına gittim." (Ömer Seyfettin)
-
Kendinde bulunması gereken nitelikleri taşımayan kimse veya şey
- "Taklit mal çıkaran fabrikalar, Hollywood bozuntusu şehirler istemeyiz." (Orhan Seyfi Orhon)
-
Şaşkınlığa düşme
-
[isim]
Bozulmuş bir şeyin kalan bölümleri, döküntü
- BUZULLU
-
-
[sıfat]
Buzulu olan
- "Buzullu dağlar."
-
[sıfat]
Buzulu olan
- KAZULET
-
-
[sıfat]
Kocaman
-
[sıfat]
Kocaman
- UZUNLUK
-
-
[isim]
Bir şeyin bir uçtan öbür uca kadar olan uzaklığı
-
İki nokta arasındaki yer aralığının ölçümü, tul
-
Bir yüzeyin iki temel boyutundan en büyük olanı, boy, en karşıtı
- "Üç buçuk metre uzunluğunda bir kalas bul, getir." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
-
Yazının, sözün kapsam yönünden genişliği
-
Süre yönünden uzun olma durumu
-
[isim]
Bir şeyin bir uçtan öbür uca kadar olan uzaklığı
- BOZUŞMA
-
-
[isim]
Bozuşmak işi
-
[isim]
Bozuşmak işi
- NÜZULLÜ
-
-
[sıfat]
İnmeli, felçli
- "Yorganın üstüne bıraktığı nüzullü kolu gözümün önünden gitmiyor." (Peyami Safa)
-
[sıfat]
İnmeli, felçli
- BOZULUŞ
-
-
[isim]
Bozulma işi veya biçimi
-
[isim]
Bozulma işi veya biçimi
- ZURNALI
- ...
- COZUTMA
- ...
- MAZURKA
-
-
[isim]
Bir çeşit Leh dansı
-
Bu dansın müziği
-
[isim]
Bir çeşit Leh dansı
- HUZURLU
-
-
[sıfat]
Huzuru olan, rahat
- "Hiçbir yerde aradığım huzurlu tatil köyünü bulamayacağım." (Haldun Taner)
-
[sıfat]
Huzuru olan, rahat
- FUZULEN
- ...
- MUZUMSU
- ...