İçinde zl olan 6 harfli 42 kelime var. İçerisinde ZL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında zl olan kelimeler listesine ya da sonu zl ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- YOZLUK
-
-
[isim]
Yoz olma durumu; dejenerelik
-
[isim]
Yoz olma durumu; dejenerelik
- YÜZLER
-
-
[isim, matematik]
Ondalık sayı sisteminde bir sayının sağdan sola doğru üçüncü rakamının bulunduğu yer
-
[isim, matematik]
Ondalık sayı sisteminde bir sayının sağdan sola doğru üçüncü rakamının bulunduğu yer
- İZLEME
-
-
[isim]
İzlemek işi; takip
-
[isim]
İzlemek işi; takip
- YÜZLÜK
-
-
[isim]
Yüz lira değerinde olan para
-
[matematik]
On kuralına göre yazılmış bir tam sayıda sağdan sola doğru üçüncü basamak
-
[sıfat]
Yüzü, yüz tanesi bir arada olan; yüzerlik
- "Yüzlük paket. Yüzlük deste."
-
[sıfat]
Herhangi bir şeyden yüz tane alabilen
-
[sıfat]
Yüz yaş dolaylarında olan veya görünen (kimse)
-
[isim]
Yüz lira değerinde olan para
- OMUZLU
-
-
[sıfat]
Omzu olan
- "İçeriye orta boylu, geniş omuzlu, iri gövdeli bir adam girdi."
-
[sıfat]
Omzu olan
- İKİZLİ
-
-
[sıfat]
İkizleri olan (ana)
-
İki kollu (araç)
- "İkizli şamdan."
-
[mantık]
Bakınız ikiz anlamlı
-
[sıfat]
İkizleri olan (ana)
- DAZLAK
-
-
[sıfat]
Başında saçı olmayan (kimse, baş); daz
- "Adam kel kafalıydı ve gecenin karanlığında bile dazlak kafası uzaktan seçiliyordu."
-
[sıfat]
Başında saçı olmayan (kimse, baş); daz
- AĞIZLI
-
-
[sıfat]
Ağzı herhangi bir biçimde olan
- "Çiçek bozuğu, büyük ağızlı, kalın dudaklı, çarpık dişli, eğri burunlu berbat bir şey!"
-
[sıfat]
Ağzı herhangi bir biçimde olan
- MUZLİM
-
Kelime Kökeni: Arapça muẓlim
- PUZZLE
-
Kelime Kökeni: İngilizce puzzle
-
[isim]
Bakınız yapboz
-
[isim]
Bakınız yapboz
- GÜZLEK
-
-
[isim, ağızlardan]
Güz yağmuru
-
Güz mevsiminin geçirildiği yer
- "Bu bakımdan güz mevsiminin geçirildiği bu yerlere ‘güzlek’ veya ‘güzle’ adı verilirdi."
-
Havaların soğuması üzerine yaylalardan dönen hayvanların otlatılması ve bir süre barındırılması için ayrılmış, dağ eteklerinde bulunan mera
-
[isim, ağızlardan]
Güz yağmuru
- MUZLUK
-
-
[isim]
Muz yetiştirilen bahçe
-
[isim]
Muz yetiştirilen bahçe
- DÜZLEM
-
-
[sıfat]
Üzerinde girinti ve çıkıntı olmayan
-
[isim, matematik]
Üzerine, kesişen iki doğrunun her noktasının dokunması gereken yüzey; müstevi
-
[isim, mecaz]
Bakınız ortam
- "Böyle bir anlaşma var, hem ulusal hem uluslararası düzlemde sessiz bir anlaşma."
-
[sıfat]
Üzerinde girinti ve çıkıntı olmayan
- DÜZLÜK
-
-
[isim]
Düz olma durumu
-
Bakınız alan
- "Derenin önündeki düzlükten birdenbire bir ses duydum, durdum."
-
[coğrafya]
Deniz yüzeyine göre değişik yüksekliklerde olan az eğimli yer
-
[isim]
Düz olma durumu
- GEZLİK
-
-
[isim]
Eğri kılıçların ağız bölümü
-
[isim]
Eğri kılıçların ağız bölümü
- ÜÇÜZLÜ
-
-
[sıfat]
Üçüzleri olan (ana)
-
Üçü bir arada olan
- "Sizin için düşündüğüm üçüzlü düğün bir temmuz gününe rastladı."
-
[sıfat]
Üçüzleri olan (ana)
- OTUZLU
-
-
[sıfat]
Otuz parçası bulunan, otuz parçadan oluşan
-
İçinde otuz tane aynı nesneden bulunan
-
Otuz ile kırk arasında olan
-
[sıfat]
Otuz parçası bulunan, otuz parçadan oluşan
- MAZLUM
-
Kelime Kökeni: Arapça maẓlūm
-
[sıfat]
Zulüm görmüş, kendisine zulmedilmiş
- "Millî Mücadele, mazlum bir milletin kaynayan benliğinden taşmıştır."
-
Haksızlığa uğramış
-
[mecaz]
Sessiz ve uysal, boynu bükük
-
[mecaz]
Hüzünlü, mahzun (yüz, ses)
-
[sıfat]
Zulüm görmüş, kendisine zulmedilmiş
- ÖZLEME
-
-
[isim]
Özlemek işi; iştiyak
-
[isim]
Özlemek işi; iştiyak
- GÖZLÜK
-
-
[isim]
Görme bozukluğu olan gözlerin daha iyi görmesine veya gözleri korumaya yarayan, bir çerçeveye yerleştirilmiş çift camdan oluşan araç; camekân
- "Kendimi bu sarhoşluktan kurtarayım diye gözlüğümü başkasına verip kıyıya çöktüm."
-
Atların çevreden ürkmemeleri için gözlerinin iki yanına takılan siper
-
Bakınız gözene
-
[isim]
Görme bozukluğu olan gözlerin daha iyi görmesine veya gözleri korumaya yarayan, bir çerçeveye yerleştirilmiş çift camdan oluşan araç; camekân