İçinde zg olan 6 harfli 25 kelime var. İçerisinde ZG bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında zg olan kelimeler listesine ya da sonu zg ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- RÜZGAR
-
Kelime Kökeni: Farsça rūzgār
-
[isim]
Havanın yer değiştirmesiyle oluşan esinti; yel, bad
- "Bu rüzgâr, bu mucizeli gemi ile insanı nerelere götürmez."
-
[coğrafya]
Yüksek basınç alanlarından alçak basınç alanlarına doğru meydana gelen yatay hava akımlarının genel adı
-
[isim]
Havanın yer değiştirmesiyle oluşan esinti; yel, bad
- SÜZGÜN
-
-
[sıfat]
Biraz zayıflamış, güçsüzleşmiş; süzük
- "Dikkat ettim, süzgün bir yüzü, güzel kirpikleri, nemli, şeffaf dudakları vardı."
-
[sıfat]
Biraz zayıflamış, güçsüzleşmiş; süzük
- ÇÖZGÜN
-
-
[sıfat]
Çözülmüş, dağılmış
-
Erimeye başlamış, yumuşamış (kar, buz)
-
[sıfat]
Çözülmüş, dağılmış
- IZGARA
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim]
Metal çubukların, ağaç dallarının aralıklı sıralanmasıyla yapılan parmaklık veya kafes biçiminde araç
-
Pisliklerin su yollarını tıkamasını önlemek veya havalandırmak amacıyla su yollarının havalandırma çıkışları üzerine konulan kafesli veya parmaklıklı demir
-
Et, balık, köfte vb. yiyecekleri pişirmekte kullanılan araç; gril
- "Izgaranın sokağa verilen bacasından, kızardıkça yağları eriyen köftelerin kokusu vuruyordu dışarıya."
-
[sıfat]
Bu araç üstünde pişmiş
- "Gün batmadan çok evvel işlerini bitirdikleri için bu saatte meze ve ızgaralardan başka bir şey kalmaz."
-
[spor]
Futbol ayakkabısının altında bulunan iri başlı kabara
- "Ötekisinde altından hâlâ ızgaraları sallanan bir futbol ayakkabı eskisi vardı."
-
[isim]
Metal çubukların, ağaç dallarının aralıklı sıralanmasıyla yapılan parmaklık veya kafes biçiminde araç
- DÜZGÜN
-
-
[sıfat]
Doğru ve pürüzsüz; muntazam
- "Ayşe çayı demlemiş, düzgün dilimlerle francala kesiyordu."
-
Düzenli, kusursuz olan; biçimli, rabıtalı, muntazam
-
Hiçbir eksiği olmayan
- "Belli ki hâlleri vakitleri çok düzgün değil."
-
[zarf]
Kurala uygun olarak, kusursuz bir biçimde
- "Düzgün konuşuyor."
-
[matematik]
Kenar veya ayrıtları ile açıları birbirine eşit olan (biçim)
- "Düzgün çok yüzlü."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız fondöten
-
[sıfat]
Doğru ve pürüzsüz; muntazam
- TEZGAH
-
Kelime Kökeni: Farsça destgāh
-
[isim]
Genellikle dükkânlarda satıcıların önündeki uzun masa
- "Bir tezgâhtan öbürüne koşuyor, bir kumaş topunu bırakıp başkasına saldırıyordu."
-
Kahve, meyhane vb.nde müşterilerin üzerinde yiyip içtikleri uzun masa veya büfe
- "İçenlerin hepsi susmuş, kadına bakıyor, tezgâhın arkasındaki yürüyüşünü seyrediyorlardı."
-
Üzerinde genellikle el veya küçük makinelerle iş görülen yapım aracı
- "Çanak çömlek tezgâhı. Halı tezgâhı."
-
Tersanelerde yapılan veya tamir edilen gemilerin üzerine konduğu tahtadan altlık
-
[argo]
Genellikle yasal olmayan bir işi yapmak için tutulan uygunsuz yol
-
[isim]
Genellikle dükkânlarda satıcıların önündeki uzun masa
- SIZGIT
-
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız kavurma
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız kavurma
- BOZGUN
-
-
[isim]
Bir toplulukta karşılıklı güvenin bozulması ile beliren karışıklık; bozgunluk
-
[askerlik]
Yenik düşen ordunun, askerî disiplin ve bağlantı yönünden yaşadığı karışıklık ve perişanlık; yenilgi, hezimet
- "Büyük bozgundan sonra Şam istasyonunda bırakmaya mecbur olduğumuz en son vagonun bile içi mecidiye dolu idi."
-
[sıfat]
Savaşta yenilerek karışıklık ve perişanlık içine düşmüş olan
- "Bozgun ordu."
-
[sıfat]
Morali bozulmuş, perişan olmuş
-
[isim]
Bir toplulukta karşılıklı güvenin bozulması ile beliren karışıklık; bozgunluk
- YOZGAT
-
-
[isim]
Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri
-
[isim]
Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri
- GEZGİN
-
-
[isim]
Gezmek, tanımak, görmek, dinlenmek amacıyla geziye çıkan kimse; gezmen, seyyah
- "Yabancı gezginlerin Türkiye üzerine kitaplarında da meddahlar ve hikâyelerinin konuları üzerine bilgi buluruz."
-
[isim]
Gezmek, tanımak, görmek, dinlenmek amacıyla geziye çıkan kimse; gezmen, seyyah
- BEZGİN
-
-
[sıfat]
Yaşama veya iş görme isteğini yitirmiş
- "Bir ara bezgin bakışlarımla karşılaşan Şeref, toparlanmak gereği duyuyor."
-
Canlılığını yitirmiş
- "Bir aralık başımı yukarı kaldırdım ve tavandan sarkan bezgin ışığa baktım."
-
[zarf]
Yaşama veya iş görme isteğini yitirmiş bir biçimde
- "Kafasındaki çalkantılar yüzünden kaşları bezgin çatıldı."
-
[sıfat]
Yaşama veya iş görme isteğini yitirmiş
- MAZGAL
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim]
Bakınız mazgal deliği
- "Nur inerken semadan karanlık mazgallara / Yeşil sarıklı bir pir bürünerek allara"
-
Yağmur sularını kanalizasyon şebekesine çekmek için kullanılan üzeri parmaklıklı demirle kapatılmış delik
-
Gizlenmiş top, makineli tüfek vb. silah namlularının içinden geçirilip düşmana görünmeden ateş edebilmelerini sağlamak amacıyla açılmış ince yarık veya delik
-
[askerlik]
Tanklarda gözetleme yapmak için açılmış delik
-
[isim]
Bakınız mazgal deliği
- KAZGIÇ
-
-
[isim, ağızlardan]
Tandırdan ekmeği çıkarmaya yarayan bir araç
-
Bitki kökü çıkarmaya yarayan ucu sivriltilmiş sopa
-
[isim, ağızlardan]
Tandırdan ekmeği çıkarmaya yarayan bir araç
- KUZGUN
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Ötücü kuşlar takımının kargagiller familyasından, kırlarda, tarlalarda, fundalık yerlerde bulunan, ekinlere zararlı böcekleri ve kemirgenleri yok eden, tüyleri siyah renkte olup mavi renkte parlayan bir tür kuş; karakarga (Corvus corax)
- "Atasözlerinde, ya devlet başa ya kuzgun leşe, demişiz."
-
[isim, hayvan bilimi]
Ötücü kuşlar takımının kargagiller familyasından, kırlarda, tarlalarda, fundalık yerlerde bulunan, ekinlere zararlı böcekleri ve kemirgenleri yok eden, tüyleri siyah renkte olup mavi renkte parlayan bir tür kuş; karakarga (Corvus corax)
- BÜZGEN
-
-
[isim, anatomi]
Kasılarak vücuttaki herhangi bir deliği açan veya kapayan çember biçimindeki kasların genel adı
-
[isim, anatomi]
Kasılarak vücuttaki herhangi bir deliği açan veya kapayan çember biçimindeki kasların genel adı
- SÜZGEÇ
-
-
[isim]
Sıvıları süzmeye yarayan araç; süzek
-
Bir akışkandaki yabancı maddeleri süzüp ayıran alet veya aletlerden oluşan düzenek; süzek, filtre
-
Sulama kovasının ucuna takılan, küçük delikli metal parça
-
[isim]
Sıvıları süzmeye yarayan araç; süzek
- DİZGİN
-
-
[isim]
Gemin uçlarına bağlanarak hayvanı yöneltmeye yarayan kayış
-
[isim]
Gemin uçlarına bağlanarak hayvanı yöneltmeye yarayan kayış
- ÖZGECİ
-
-
[sıfat]
Kişisel yarar gözetmeksizin başkasına yararlı olmaya çalışan (kimse); özgecil, diğerkâm
-
[sıfat]
Kişisel yarar gözetmeksizin başkasına yararlı olmaya çalışan (kimse); özgecil, diğerkâm
- CAZGIR
-
-
[isim]
Güreşecek olan pehlivanları yüksek sesle izleyicilere tanıtan ve dua okuyarak onları alana süren kimse
- "Cazgır ağdalı konuşmasını gür sesiyle sürdürüyordu, cazgırın sesinden etkilenen bazıları birlikte coşarak bağırıyordu."
-
[ağızlardan]
Bakınız fitneci
-
[isim]
Güreşecek olan pehlivanları yüksek sesle izleyicilere tanıtan ve dua okuyarak onları alana süren kimse
- YÜZGEÇ
-
-
[isim]
Balıklarda ve yüzen memelilerde karın ve göğüste çift, sırt, kuyruk ve anüste tek olarak bulunan, hareketi ve dengeyi sağlayan organ
-
[sıfat, ağızlardan]
Suda iyi yüzen (kimse veya hayvan)
-
[isim]
Balıklarda ve yüzen memelilerde karın ve göğüste çift, sırt, kuyruk ve anüste tek olarak bulunan, hareketi ve dengeyi sağlayan organ