İçinde ze olan 8 harfli 147 kelime var. İçerisinde ZE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ze olan kelimeler listesine ya da Sonu ze ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- BENZEŞİK
-
-
[sıfat]
Benzeşme özelliği gösteren
-
[sıfat]
Benzeşme özelliği gösteren
- ZEMMETME
-
-
[isim]
Zemmetmek işi veya durumu
-
[isim]
Zemmetmek işi veya durumu
- BENZEMEZ
-
-
[isim]
İskambil, okey oyunlarında farklı kâğıtların veya taşların bir araya gelmesi
-
[isim]
İskambil, okey oyunlarında farklı kâğıtların veya taşların bir araya gelmesi
- TEZEKKÜR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bir sorunu konuşma
-
Hatırlama, hatıra getirme
-
[isim]
Bir sorunu konuşma
- BEZELEME
-
-
[isim]
Bezelemek işi
-
[isim]
Bezelemek işi
- GÜZELLİK
-
-
[isim]
Estetik bir zevk, coşku, hoşlanma duygusu uyandıran nitelik, hüsün
- "Güzellik de uçar gider, zenginlik de erir biter." (Haldun Taner)
-
Okşayıcı söz veya davranış, iyilik, yumuşaklık
- "Onu sertlik değil, güzellik yola getirir."
-
Ahlak ve fikrî nitelikleriyle hayranlık uyandıran şey
-
Güzel olan bir kimsenin niteliği
- "Güzelliğin on para etmez / Bu bendeki aşk olmasa." (Âşık Veysel)
-
[isim]
Estetik bir zevk, coşku, hoşlanma duygusu uyandıran nitelik, hüsün
- EZELİLİK
- ...
- MÜZEBZEP
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Bozuk (yönetim)
-
Çok karışık, karmakarışık
-
[sıfat]
Bozuk (yönetim)
- REKZETME
-
-
[isim]
Rekzetmek işi
-
[isim]
Rekzetmek işi
- MÜMTAZEN
- ...
- BENZEŞME
-
-
[isim]
Benzeşmek işi
-
Kelime içinde, yan yana düşen iki sesten birinci sesin ikincisinin etkisiyle değişmesi, dönüşme, asimilasyon: yurt-daş > yurttaş, çarşanba > çarşamba, o + bir > öbür gibi
-
[isim]
Benzeşmek işi
- BENZETİŞ
-
-
[isim]
Bir şeyi başka bir şeye benzetme işi veya biçimi
- "Hoşa gidecek benzetişler buluyorlar, gülümsüyorsunuz." (Nurullah ataç)
-
[isim]
Bir şeyi başka bir şeye benzetme işi veya biçimi
- ZEYTİNSİ
-
-
[sıfat]
Zeytini andıran, zeytine benzeyen, zeytin gibi
-
[sıfat]
Zeytini andıran, zeytine benzeyen, zeytin gibi
- BUZÇÖZER
-
-
[isim]
Buzu çözen, donmayı önleyen alet
-
[isim]
Buzu çözen, donmayı önleyen alet
- GAZETECİ
-
-
[isim]
Gazete yayımlayan kimse
-
Gazeteye yazı yazmayı, haber toplayıp vermeyi veya gazetenin yazı işlerinde çalışmayı iş edinen kimse
-
Gazete satan kimse
-
[isim]
Gazete yayımlayan kimse
- MUVAZENE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Denge
- "Bilirsiniz ki bizde deli tabiri sadece ... akli muvazenesi bozulmuş manasına gelmez." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
Dengeleme
-
[isim]
Denge
- KUZENLİK
- ...
- GÖZETİCİ
-
-
[isim]
Gözetleme yapan kimse
-
Koruyucu kimse
-
Atletizmde ellişer metre aralıkla dönemeçlere dizilen en az dört gözlemciden her biri
-
[isim]
Gözetleme yapan kimse
- ÖZENLİCE
- ...
- SİVİLİZE
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Medenileşmiş, uygar
- "Hayatta gözlerini böyle yüksek bir muhitte açan Beatris'in ne kadar sivilize bir insan olacağı kolayca tasavvur buyrulur." (Haldun Taner)
-
[sıfat]
Medenileşmiş, uygar