İçinde ze olan 8 harfli 147 kelime var. İçerisinde ZE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ze olan kelimeler listesine ya da sonu ze ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

MÜPTEZEL

Kelime Kökeni: Arapça mubteẕel

  1. [sıfat] Saygınlığını yitirmiş
  2. Çok bulunmasından dolayı değerini yitiren; değersiz
MÜBAREZE

Kelime Kökeni: Arapça mubāreze

  1. [isim, eskimiş] Bakınız çekişme
    • "Kocalarının aşkına sahip ve hâkim olmak hususundaki mübarezede kadınlar rakibelerine nispetle pek müsait olmayan bir mevkide bulunurlar." (Hüseyin Cahit Yalçın)
  2. Düşman olan taraflardan birer kişinin çıkarak çarpışması
GAYZERİT

Kelime Kökeni: Fransızca geysérite

  1. [isim, mineraloji] Bakınız kaynaç taşı
DİZEMSİZ

  1. [sıfat] Bakınız ritimsiz
ZEYTİNLİ

  1. [sıfat] Üzerinde veya içinde zeytin olan
ZEYTİNSİ

  1. [sıfat] Zeytini andıran, zeytine benzeyen, zeytin gibi; zeytinimsi
ŞEMPANZE

Kelime Kökeni: Fransızca chimpanzé

  1. [isim, hayvan bilimi] Primatlardan, ayakları beş parmaklı, tek yavru doğuran, iyi tırmanıcı olan, ormanlarda yaşayan bir tür maymun (Pan troglodytes)
FÜZEATAR

  1. [isim, askerlik] Otomatik olarak füze atan silah
ENDAZELİ

  1. [sıfat] Bakınız ölçülü
SEBZESİZ

  1. [sıfat] İçinde sebze bulunmayan
ZEHRETME

  1. [isim] Zehretmek durumu
ZENCİREK

  1. [isim] Küçük zincir
  2. Levhaların, yazma kitapların sayfa kenarlarına yapılan, iç içe geçmiş halkalar şeklindeki süsleme
    • "Eser, vişne rengi, meşin, zencirekli, şirazesi bozuk cilt içindedir."
MÜZEKKER

Kelime Kökeni: Arapça muẕekker

  1. [sıfat, eskimiş, dil bilgisi] Bakınız eril
MÜZEYYEN

Kelime Kökeni: Arapça muzeyyen

  1. [sıfat] Süslenmiş, bezenmiş olan
ZERDEÇAL

Kelime Kökeni: Farsça zerde + çāv

  1. [isim, bitki bilimi] Zencefilgillerden, kök saplarından safranı andıran boyalı bir madde çıkarılan, yaprakları sivri uçlu, çiçekleri sarı renkte, çok yıllık bir bitki; Hint safranı (Curcuma longa)
TEZELZÜL

Kelime Kökeni: Arapça tezelzul

  1. [isim, eskimiş] Bakınız sallanma
GERZEKÇE

  1. [zarf, kaba konuşmada] Gerzek gibi, gerzek kimseye yakışır biçimde
BENZEMEK

  1. [-e] İki kişi veya nesne arasında birbirini andıracak kadar ortak nitelikler bulunmak
    • "Ona göre işlemeyen, kurulmuş, bozulmuş bir saat hastalanmış bir insana benzerdi." (Ahmet Hamdi Tanpınar)
  2. Sanısını uyandırmak, gibi görünmek
    • "Bu zavallı çokça içmişe benziyor, gözleri buğulanmış, biraz da kaymış." (Memduh Şevket Esendal)
TEZELLÜL

Kelime Kökeni: Arapça teẕellul

  1. [isim, eskimiş] Bakınız aşağılanma
    • "Tezellüle alışamayanların, kendi kalabalığımız içinde kımıldaması, nefes alması, daha uzun müddetler mümkün olmayacaktır." (Hamdullah Suphi Tanrıöver)
  2. [mecaz] Kendini hakir görme
HAZZETME

  1. [isim] Bakınız hoşlanma
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü