İçinde ze olan 5 harfli 88 kelime var. İçerisinde ZE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ze olan kelimeler listesine ya da Sonu ze ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

AZERİ
...
DÜZEM

  1. [isim] Bir birleşiğe veya bir karışıma girecek madde miktarlarının belirtilmesi, dozaj
  2. Düzey
    • "Bu filmleri, Türk sinemasına insancıl ve belli bir düzemde yeraltı gerçekliği getiren yapıtlardır." (Selim İleri)

SÖZEL

  1. [sıfat] Sözle ilgili, söze dayanan
  2. Sosyal konuları kapsayan (sınav)

DİZEK

  1. [isim] Porte

YÜZEY

  1. [isim] Bir cismi uzaydan ayıran dış ve yaygın bölüm, satıh, yüz

ACEZE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Âcizler

KEBZE

  1. [isim] Kürek kemiği

ZEVAT

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Kişiler, zatlar
    • "Gazetenin, mutat zevat adını verdiği arkadaşlarımız ki daima Atatürk'ün yanında bulunurlar." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

TÖZEL

  1. [sıfat] Tözle ilgili

GERZE
...
YÜZER

  1. [sıfat] Yüz sıfatının üleştirme biçimi, her birine yüz, her defasında yüzü bir arada olan

GÜZEY

  1. [isim] Az güneş alan, çok gölgeli kuzey yamaç
    • "Dağların güzeyindeki karlar geç erir."

ZEBUN

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [sıfat] Güçsüz, zayıf, âciz
    • "İnsan gözünden ziyade, bu kafese konmuş vahşi, yırtıcı hayvanların, içleri hırs, haşinlik ve ürkeklikle dolu, heybetli fakat zebun gözlerine benziyordu." (Refik Halit Karay)
    • "Beni bir gözleri ahuya zebun etti felek." (Yavuz. Sultan Selim)
    • "Bir zaman gelir ki sırf kendi icadımız olan bir his elinde zebun kalırız." (Hüseyin Cahit Yalçın)

ÖZERK

  1. [sıfat] Ayrı bir yasaya bağlı olarak kendi kendini yönetme yetkisi olan (kuruluş, devlet vb.), muhtar, otonom

TÜZEL

  1. [sıfat] Hukukla ilgili, hukuki, hukuksal
  2. Hükümle ilgili, hükmi

GÜZEL

  1. [sıfat] Göze ve kulağa hoş gelen, hayranlık uyandıran, çirkin karşıtı
    • "Güzel kız. Güzel çiçek."
    • "Yalının en güzel odası bizimdi."
    • "Güzel ne güzel olmuşsun / Görülmeyi görülmeyi." (Karacaoğlan)
    • "Yüzüne bakmazmış o güzelim ağır eşyanın." (Peyami Safa)
  2. İyi, hoş
    • "Güzel şey canım, milletvekili olmak!" (Çetin Altan)
  3. Beklenene uygun düşen ve başarı düşüncesi uyandıran
    • "Güzel bir fırsat."
  4. Soyluluk ve ahlaki üstünlük düşüncesi uyandıran
    • "Güzel duygular. Güzel hareketler."
  5. Görgü kurallarına uygun olan
  6. Sakin, hoş (hava)
    • "Güzel bir gece."
  7. Okşayıcı, aldatıcı, kandırıcı
    • "Güzel vaatler."
  8. Pek iyi, doğru
    • "Güzel güzel amma!"
  9. [isim] Güzel kız veya kadın
  10. [isim] Güzellik kraliçesi
  11. [zarf] Hoşa giden, beğenilen, iyi, doğru bir biçimde
    • "Güzel konuştu."

ZECİR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Yaptırmama, yasaklama
  2. Zorlama
  3. Eziyet etme

GİZEM

  1. [isim] Sır

ZELVE

Kelime Kökeni : Rumca

  1. [isim] Çift öküzünün boyunduruktan çıkmaması için boynunun iki yanından boyunduruğa, aşağıya doğru geçirilen çubuk

HEZEL

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Şaka, alay, mizah
  2. Bir şiiri veya şiir parçasını şakalı bir anlatıma çevirme

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü