İçinde zan olan 8 harfli 21 kelime var. İçerisinde ZAN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında zan olan kelimeler listesine ya da sonu zan ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Zan Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
NAZ, ZAN
2 Harfli Kelimeler
AN, AZ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- TIRABZAN
-
Kelime Kökeni: Farsça dārbezīn
-
[isim]
Bakınız merdiven korkuluğu
- "Fakat tırabzandan aşağıya sakın bakmayın, başınız döner."
-
[isim]
Bakınız merdiven korkuluğu
- ZANGIRTI
-
-
[isim]
Güçlü titremeyle oluşan sesin adı
- "Merdivenlerden bir adam yuvarlanıyormuş gibi bir zangırtıyla uyanır."
-
[isim]
Güçlü titremeyle oluşan sesin adı
- HÜSNÜZAN
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥusn + ẓann
-
[isim]
Bakınız iyi niyet
-
[isim]
Bakınız iyi niyet
- KUMKAZAN
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Kemirgenlerden, Afrika'nın güneyinde yaşayan bir tür memeli (Bathyergus maritimus)
-
[isim, hayvan bilimi]
Kemirgenlerden, Afrika'nın güneyinde yaşayan bir tür memeli (Bathyergus maritimus)
- KALPAZAN
-
Kelime Kökeni: Arapça ḳalb + Farsça -zen
-
[isim]
Sahte para basan veya piyasaya süren kimse
-
[mecaz]
Yalan ve hile ile iş gören kimse
-
[isim]
Sahte para basan veya piyasaya süren kimse
- ZANNETME
-
-
[isim]
Bakınız sanma
- "Bununla beraber mahalle kadınlarının beni bir müdür zannetmeleri gururumu okşamıyor değildi."
-
[isim]
Bakınız sanma
- ARABOZAN
-
-
[sıfat]
İki kişinin arasındaki dostluğu veya geçimi bozan (kimse); ara bozucu, ordubozan, fesatçı, fitçi, nifakçı, fasit, münafık, müfsit, müzevir
-
[sıfat]
İki kişinin arasındaki dostluğu veya geçimi bozan (kimse); ara bozucu, ordubozan, fesatçı, fitçi, nifakçı, fasit, münafık, müfsit, müzevir
- MİZANPLİ
-
Kelime Kökeni: Fransızca mise en plis
-
[isim]
Islak saçın sarılıp sıcak hava yardımıyla kurutulmasından sonra fırça ve tarakla yapılan tarama biçimi
-
[isim]
Islak saçın sarılıp sıcak hava yardımıyla kurutulmasından sonra fırça ve tarakla yapılan tarama biçimi
- ZANAATÇI
-
-
[isim]
Belli bir zanaatla uğraşan, bir zanaatı meslek edinen emekçi; zanaatkâr, artizan
-
[isim]
Belli bir zanaatla uğraşan, bir zanaatı meslek edinen emekçi; zanaatkâr, artizan
- ZANNEDİŞ
-
-
[isim]
Bakınız sanış
-
[isim]
Bakınız sanış
- TANZANYA
-
-
[isim]
Doğu Afrika'da, Hint Okyanusu kıyısında bir ülke; başkenti Dodoma
-
[isim]
Doğu Afrika'da, Hint Okyanusu kıyısında bir ülke; başkenti Dodoma
- KAZANMAK
-
-
[-i]
Kazanç sağlamak
- "Bu beş lirayı bitirmeden ben para kazanmalıyım."
-
[nesnesiz]
Olumlu, iyi bir sonuç elde etmek
- "Böyle yazılara hiç cevap vermeyiz ve yazı çok ağırsa dava açarak çok defa kazanırız."
-
Çıkmak, isabet etmek
-
Edinmek, sahip olmak
- "İyi bir dost kazandık."
-
[nesnesiz]
Tutulmak, yakalanmak
- "Huy kazanmak."
- "Dert kazanmak."
-
Kendinden yana çekmek
- "Bu genç şairin dostluğunu kazanmak için hiçbir külfete katlanmadım."
-
[-den]
Ele geçirmek, fethetmek, kazanç sağlamak
- "Düşmandan yer kazanmak."
-
Yenmek, galip gelmek
- "İşte, kesin, muharebeyi bu manevi kudret kazanacaktır."
-
[-i]
Kazanç sağlamak
- PREZANTE
-
Kelime Kökeni: Fransızca présenté
-
[sıfat]
"Tanıtmak" anlamındaki prezante etmek birleşik fiilinde geçen bir söz
- "Şu prezante ettikleri Bay Ahmet Müslim, hiç Türk'e benzemiyor."
-
[sıfat]
"Tanıtmak" anlamındaki prezante etmek birleşik fiilinde geçen bir söz
- ZANLILIK
-
-
[isim]
Zanlı olma durumu
-
[isim]
Zanlı olma durumu
- MİZANSEN
-
Kelime Kökeni: Fransızca mise en scène
-
[isim, tiyatro]
Bakınız düzentileme
- "Piyes falsoları, yersiz mizansenleriyle devam ediyor."
-
[mecaz]
Bakınız düzenti
- "Bu bir mizansendi, inceden inceye düzenlenmiş bir sahne."
-
[isim, tiyatro]
Bakınız düzentileme
- NAÇİZANE
-
Kelime Kökeni: Farsça nāçīzāne
-
[zarf]
Haddi olmayarak
- "Bunun için sizlere naçizane bir tavsiyem olacak."
-
Çok küçük, önemsiz bir şey olarak
-
[zarf]
Haddi olmayarak
- KIZANLIK
-
-
[isim]
Kızan olma durumu
-
[isim]
Kızan olma durumu
- MİZANPAJ
-
Kelime Kökeni: Fransızca mise en page
-
[isim]
Bakınız sayfalama
-
[isim]
Bakınız sayfalama
- PARTİZAN
-
Kelime Kökeni: Fransızca partisan
-
[isim]
Bakınız partici
-
Düşmanlarına karşı mücadele verirken cephe gerisinde silahlı harekete katılan kimse
-
[isim]
Bakınız partici
- KAZANÇLI
-
-
[sıfat]
Kazanmış olan
-
Kazanç getiren, kazanç sağlayan
- "Kazançlı bir iş."
-
[sıfat]
Kazanmış olan