İçinde zan olan 7 harfli 20 kelime var. İçerisinde ZAN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında zan olan kelimeler listesine ya da sonu zan ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Zan Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
NAZ, ZAN
2 Harfli Kelimeler
AN, AZ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- LAFAZAN
-
Kelime Kökeni: Farsça lāfzen
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız geveze
- "Çok lafazan ve bilgilisiniz ama jeton sizde biraz geç düşüyor anlaşılan."
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız geveze
- BORAZAN
-
Kelime Kökeni: Türkçe boru + Farsça -zen
-
[isim, müzik]
Üfleyerek çalınan, perdesiz çalgı; boru
- "Borazanlar acı acı ötüyor, ana caddede atlı postaların kaldırımları şakırdatarak koşuştukları duyuluyordu."
-
Bakınız borazancı
- "Borazanları alayın önünde topluyorlar."
-
[isim, müzik]
Üfleyerek çalınan, perdesiz çalgı; boru
- KAZANCI
-
-
[isim]
Kazan yapan, satan veya onaran usta
-
Bakınız ateşçi
-
[isim]
Kazan yapan, satan veya onaran usta
- KAZANIM
-
-
[isim]
Kazanmak işi
-
Bir iş yerinde çalışanlara sağlanan hukuksal, sosyal ve mali her türlü hak; avantaj
-
[isim]
Kazanmak işi
- KAZANMA
-
-
[isim]
Kazanmak işi; kesp
- "Daha önce kazanılmış bir maharet, yeni bir maharet kazanmayı güçleştirir."
-
[isim]
Kazanmak işi; kesp
- OZANLIK
-
-
[isim]
Bakınız şairlik
- "Benim ozanlığım kıttır. Güzel, göz alıcı buluşlarla konuşmasını beceremem."
-
[isim]
Bakınız şairlik
- ACİZANE
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿāciz + Farsça -āne
-
[zarf]
Söz söyleyen kimsenin, kendi yaptıklarını abartmamak için kullandığı "âcizlere yakışacak bir biçimde" anlamında kullanılan bir nezaket sözü
- "Ben âcizane her dilden çakarım."
-
[zarf]
Söz söyleyen kimsenin, kendi yaptıklarını abartmamak için kullandığı "âcizlere yakışacak bir biçimde" anlamında kullanılan bir nezaket sözü
- POZANTI
-
-
[isim]
Adana iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Adana iline bağlı ilçelerden biri
- İZANSIZ
-
-
[sıfat]
Bakınız anlayışsız
-
[sıfat]
Bakınız anlayışsız
- ARTİZAN
-
Kelime Kökeni: Fransızca artisan
- FEYEZAN
-
Kelime Kökeni: Arapça feyeżān
-
[isim, eskimiş]
Bakınız su baskını
- "Kıranları ve zelzeleleri, feyezanları ve harpleri görmüşlerdir."
-
Bakınız bereket
-
[isim, eskimiş]
Bakınız su baskını
- İSTİZAN
-
Kelime Kökeni: Arapça istīẕān
-
[isim, eskimiş]
Yetki isteme
-
İzin isteme
-
[isim, eskimiş]
Yetki isteme
- FAŞİZAN
-
Kelime Kökeni: Fransızca fascisant
-
[sıfat]
Faşist eğilimli
-
[sıfat]
Faşist eğilimli
- YAZANAK
-
-
[isim]
Bakınız rapor
- "Bankaya ve bağlı kuruluşlarına el konulmasıyla ortaya çıkan genel durum konusunda istenen dördüncü bilirkişi yazanağı konusunda avukatlara söz verdi."
-
[isim]
Bakınız rapor
- UZANMAK
-
-
[-e]
Boylu boyunca yatmak
- "Büyük bir karyola ve içinde ben uzanmışım, sen baş ucumda oturup sessiz bekliyorsun beni."
-
Bakınız gitmek
- "Öğleden sonra Şişli'den Beyoğlu'na kadar uzandım."
-
[nesnesiz]
Bir alana yayılmak
- "Sokağın dibinden gelen bir elektrik lambasının titreye titreye uzanan ışığında, bu iki gölgenin umumi şekilleri görülüyor."
-
[nesnesiz]
Bir şey boyunca sıralanmak
- "İncecik ırmaklar vardı ki kenarları boyunca uzanan sazlıkları arasından pembe tüylü flamingolar gezinirdi."
-
Bir yere yetişmek, ulaşmak
-
Vücudunu yöneltmek veya vücuduyla birlikte kolunu uzatmak
- "Cici Bey balkondan ablasının penceresine bir daha uzandı."
-
İleriye doğru devam etmek
-
[argo]
Sarkıntılık etmek
-
[-e]
Boylu boyunca yatmak
- RAMAZAN
-
Kelime Kökeni: Arapça ramażān
-
[isim]
Ay takviminin dokuzuncu ayı, üç ayların sonuncusu, oruç tutulan ay
- "Çocukluğunda, çoğu ramazan akşamları bu pencerenin önünde beklerdi iftar topunun ışığını."
-
[isim]
Ay takviminin dokuzuncu ayı, üç ayların sonuncusu, oruç tutulan ay
- EZANSIZ
-
-
[sıfat]
Ezan okunmayan (yer)
- "Minaresiz ve ezansız semtlerde doğan, Frenk terbiyesiyle yetişen Türk çocukları dönecekleri yeri hatırlamayacaklar!"
-
[sıfat]
Ezan okunmayan (yer)
- LAZANYA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca lasagna
-
[isim]
Bir tür İtalyan makarnası
- "Emre, tepsisinin üstündeki üstü kapalı tabağın içinde lazanya mı yoksa tavuk mu olduğundan emin olamadı."
-
[isim]
Bir tür İtalyan makarnası
- KAZANLI
-
-
[isim]
Bakınız Kahramankazanlı
-
[isim]
Bakınız Kahramankazanlı
- KAZANIŞ
-
-
[isim]
Kazanmak işi
-
[isim]
Kazanmak işi