İçinde zan olan 6 harfli 18 kelime var. İçerisinde ZAN bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında zan olan kelimeler listesine ya da sonu zan ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Zan Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
NAZ, ZAN
2 Harfli Kelimeler
AN, AZ
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- OZANCA
-
-
[sıfat]
Bakınız şairane
- "Artık kaygılar ozansı değil ozancadır."
-
[sıfat]
Bakınız şairane
- EZANCI
-
-
[isim]
Bakınız müezzin
- "Han kulesinden ezancı sabah ezanını okurken hancı ahi ocağı tutuşturmak için usulca gözcü odasına girdi."
-
[isim]
Bakınız müezzin
- OZANSI
-
-
[sıfat]
Bakınız şairimsi
- "Artık kaygılar ozansı değil ozancadır."
-
[sıfat]
Bakınız şairimsi
- KAZANÇ
-
-
[isim, ticaret]
Satılan bir mal, yapılan bir iş veya harcanan bir emek karşılığında elde edilen para; getiri, temettü
- "Sırtında hep aynı kahverengi elbise bulunduğuna göre fazla bir kazanç da sağlamıyordu."
-
Bakınız ekmek (I)
-
[mecaz]
Bakınız yarar
- "Yarı keyif, yarı kazanç için balıkçılık sanatında karar kılmıştı."
-
[isim, ticaret]
Satılan bir mal, yapılan bir iş veya harcanan bir emek karşılığında elde edilen para; getiri, temettü
- ECZANE
-
Kelime Kökeni: Arapça eczāʾ + Farsça ḫāne
-
[isim]
İlaçların hazırlandığı veya hazır ilaçların satıldığı yer
-
[isim]
İlaçların hazırlandığı veya hazır ilaçların satıldığı yer
- UZANIM
-
-
[isim, gök bilimi]
Yerden herhangi bir gezegene ve Güneş'e uzanan iki doğrultu arasındaki açı
-
[fizik]
Titreşim durumunda bulunan bir noktanın, herhangi bir anda titreşim merkezinden uzaklığı
-
[isim, gök bilimi]
Yerden herhangi bir gezegene ve Güneş'e uzanan iki doğrultu arasındaki açı
- ZANGOÇ
-
Kelime Kökeni: Ermenice
-
[isim]
Kilisenin işlerini yapan ve çan çalan kimse
-
[isim]
Kilisenin işlerini yapan ve çan çalan kimse
- UZANIŞ
-
-
[isim]
Uzanmak işi
- "Bir dildeki sözcükleri deştikçe, olağan şey bu, doğrultuları izlenebilen köklerin bazen hiç beklenmedik bir uzanışla yabancı dil bölgelerinden beslendiği görülür."
-
[isim]
Uzanmak işi
- BİZANS
-
-
[isim, tarih]
Doğu Roma İmparatorluğu; başkenti Konstantinopolis (İstanbul)
-
[isim, tarih]
Doğu Roma İmparatorluğu; başkenti Konstantinopolis (İstanbul)
- UZANMA
-
-
[isim]
Uzanmak işi
-
[isim]
Uzanmak işi
- UZANTI
-
-
[isim]
Bazı nesnelerin herhangi bir yerinde görülen uzamış bölüm
-
Ana konumdaki bir bütünün, özün veya durumun, kendisinden ayrı görülen ancak aynı yapısal özellikleri içeren parçası
- "Kitaplar ve uzantıları önemli olabilir ama gerçekte yaşananı silmeli mi?"
-
[mecaz]
Bir olay, durum veya akımın, içinde bulunulan zamana kadar gelen etkisi veya temsilcisi
- "Çünkü 60 kuşağı, çoğunlukla İkinci Yeni’nin cılız bir uzantısı gibidir."
-
[isim]
Bazı nesnelerin herhangi bir yerinde görülen uzamış bölüm
- SUİZAN
-
Kelime Kökeni: Arapça sūʾ + ẓann
-
[isim, eskimiş]
Kötü zan
-
[isim, eskimiş]
Kötü zan
- ABAZAN
-
-
[sıfat, argo]
Uzun süre cinsel ilişkide bulunmayan (erkek)
-
Karnı aç olan (kimse)
-
[sıfat, argo]
Uzun süre cinsel ilişkide bulunmayan (erkek)
- LERZAN
-
Kelime Kökeni: Farsça lerzān
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız titrek
- "Uzak fenerler, ateş böcekleri gibi lerzan ve donuk bir ziya neşrediyordu."
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız titrek
- İZANLI
-
-
[sıfat]
Bakınız anlayışlı
-
[sıfat]
Bakınız anlayışlı
- ARZANİ
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿarżānī
-
[sıfat, eskimiş]
Enine olan
-
[sıfat, eskimiş]
Enine olan
- MİZANA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca mezana
-
[isim, denizcilik]
Üç veya daha çok direği bulunan yelkenli gemilerde arka direk
-
[isim, denizcilik]
Üç veya daha çok direği bulunan yelkenli gemilerde arka direk
- ZANAAT
-
Kelime Kökeni: Arapça ṣināʿat
-
[isim]
İnsanların maddeye dayanan gereksinimlerini karşılamak için yapılan, öğrenimle birlikte deneyim, beceri ve ustalık gerektiren iş; sınaat, sanat
- "Hiçbir vatandaşa benim zanaatı tavsiye etmem."
-
El ustalığı isteyen işler
-
[isim]
İnsanların maddeye dayanan gereksinimlerini karşılamak için yapılan, öğrenimle birlikte deneyim, beceri ve ustalık gerektiren iş; sınaat, sanat