İçinde z olan 5 harfli 678 kelime var. İçerisinde Z harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında z harfi olan kelimeler listesine ya da Sonu z harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ARSIZ
-
-
[sıfat]
Utanması, sıkılması olmayan, yılışık, yüzsüz (kimse)
-
Açgözlü davranan (kimse)
-
Kolayca üreyebilen (bitki)
-
[sıfat]
Utanması, sıkılması olmayan, yılışık, yüzsüz (kimse)
- AZOİK
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
En eski jeolojik sistem
-
[sıfat]
İçinde fosil bulunmayan (toprak)
-
[isim]
En eski jeolojik sistem
- KIZAK
-
-
[isim]
Kar veya buz üzerinde kayarak yol alan tekerleksiz taşıt
-
Ağaç tablaların kamburlaşmaması için liflere dikey konumda açılan kanala geçirilen uzun parça
-
Ambalajın dibine uzunluğuna çakılan, hem dip levhası elemanlarının tutturulmasını hem de ambalajın yerde kolayca kaymasını sağlayan kereste parçası
-
Tersanelerde üzerinde gemi yapılan, onarılan veya gemiyi suya indirip sudan çıkarmaya yarayan ızgara
-
[isim]
Kar veya buz üzerinde kayarak yol alan tekerleksiz taşıt
- MEZÜR
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Mezura
-
Ölçü
- "Kunduraları galiba ayağını sıktığı için mezürü bozuyor, aktrisi kızdırıyordu." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[isim]
Mezura
- ZORUN
-
-
[isim]
Mecburiyet
- "Biz artık ilkel insan anlayışımızı değiştirmek zorununu duyuyoruz." (Melih Cevdet Anday)
-
[isim]
Mecburiyet
- ÇİZİŞ
-
-
[isim]
Çizme işi veya biçimi
-
[isim]
Çizme işi veya biçimi
- HIZAR
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Tahta ve kereste biçmeye yarayan, elektrik ve su gücüyle çalışan büyük bıçkı
-
[isim]
Tahta ve kereste biçmeye yarayan, elektrik ve su gücüyle çalışan büyük bıçkı
- IZGIN
-
-
[isim]
Tohumlarından yağ çıkarılan bir bitki (Eruca cappadocica)
-
[isim]
Tohumlarından yağ çıkarılan bir bitki (Eruca cappadocica)
- AZAMİ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Maksimum
-
[sıfat]
Maksimum
- BAZAL
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[sıfat]
Bazı çok olan (tuz)
-
Bazın özelliklerini taşıyan (madde)
-
[sıfat]
Bazı çok olan (tuz)
- DİYEZ
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Bir sesin yarım ton inceltileceğini gösteren nota işareti
-
[sıfat]
Yarım ton inceltilmiş (ses)
-
[isim]
Bir sesin yarım ton inceltileceğini gösteren nota işareti
- DOZER
-
Kelime Kökeni : İngilizce
-
[isim]
Tırtıllı veya lastik tekerlekli yol yapım makinesi, buldozer, yoldüzler
-
[isim]
Tırtıllı veya lastik tekerlekli yol yapım makinesi, buldozer, yoldüzler
- ERZEL
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Pek rezil
-
Alçak, soysuz
-
[sıfat]
Pek rezil
- GEBZE
- ...
- TEMİZ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Kirli, lekeli, pis, bulaşık olmayan, arı, pak
- "İçki yerine soğuk su, temiz ayran... var." (Falih Rıfkı Atay)
- "Bizim yazarımız temize çektikten sonra romanı elinde dolaşır dururdu kapı kapı." (Necati Cumalı)
- "Sonra kendini büsbütün temize çıkartmak için üstünün ve eşyasının aranmasını istedi." (Reşat Nuri Güntekin)
- "... gazete kendi evin, temize çıktığın gün gelmezsen küserim bak." (Atilla İlhan)
-
Özenle yapılmış
- "Temiz iş. Temiz dayak."
-
Çok az kullanılmış veya hiç kullanılmamış olan, özrü olmayan
- "Temiz araba."
-
Ahlakça lekesiz, necip, nezih
- "Biraz fazla saf olmakla beraber çok temiz ve nazik bir çocuk..." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[zarf]
Kirli, lekeli, bulaşık olmayan bir biçimde
- "Temiz giyinmek."
-
[sıfat]
Kirli, lekeli, pis, bulaşık olmayan, arı, pak
- HAVZA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bölge, mıntıka
- "Zonguldak kömür havzası."
-
Dağ veya tepelerle sınırlanmış, suları aynı denize, göle veya ırmağa akan bölge
- "Kızılırmak havzası."
-
Yer kabuğundaki kıvrımların çukur, alçak yeri, tekne
-
Tekne
-
[isim]
Bölge, mıntıka
- MAYOZ
- ...
- OLMAZ
-
-
[sıfat]
İmkânsız, gerçekleşemez
-
[isim]
Yapılamayacak iş, tutum veya davranış
- "Onun o gözü pekliği, onurla ölümü göze alışıdır ki Atatürk'e olmazları oldurtmak gücünü vermiştir." (Haldun Taner)
-
[sıfat]
İmkânsız, gerçekleşemez
- MOZAK
-
-
[isim]
Domuz yavrusu
-
[isim]
Domuz yavrusu
- UZLET
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Toplum yaşayışından kaçıp tek başına yaşama
- "Ülfet belalı şey fakat uzlet sıkıntılı / Bilmem nasıl geçirmeliyim son beş on yılı." (Yahya Kemal Beyatlı)
-
[isim]
Toplum yaşayışından kaçıp tek başına yaşama