İçinde zı olan 7 harfli 68 kelime var. İçerisinde ZI bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında zı olan kelimeler listesine ya da sonu zı ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

YAZIMCI

  1. [isim] Yazı yazma işlerini yapan kimse
AZINLIK

  1. [isim] Bir toplulukta kendine özgü nitelikler bakımından ayrı ve ötekilerden sayıca az olanlar; azlık, ekalliyet, çoğunluk karşıtı
    • "Çünkü buralarda bugün azınlıkta olanlar yarın çoğunluk hâline gelebilmekte ve iktidar el değiştirebilmektedir." (Kemal Gözler)
  2. Bir oylama sırasında sayıca az olma durumu
  3. [toplum bilimi] Bir ülkede ayrı soydan veya inançtan olan ve sayıca az bulunan topluluk; ekalliyet
BAŞYAZI

  1. [isim] Gazete ve dergilerde ilk sütuna veya birinci sayfaya konulan önemli yazı; başmakale
    • "Demokrasi ve adalet konusunda, hem nalına hem mıhına, bir başyazı düşünmüştü." (Attilâ İlhan)
SIZISIZ

  1. [sıfat] Sızısı olmayan
  2. [zarf] Sızı olmaksızın
    • "Kim bilir, belki bir mucize olur ve ağrıyan dişleri ya kendi kendine ağızlarının içine düşüverir ya ağrısız, sızısız kendiliğinden doluverir." (Nâzım Hikmet)
KAZIYIŞ

  1. [isim] Kazımak işi
KAZILMA

  1. [isim] Kazılmak işi
    • "Varlıkları kaledekiler tarafından anlaşılmış ve kendilerini bulmak için bir karşı lağım kazılmaya başlanmıştı." (İhsan Oktay Anar)
KAZIKLI

  1. [sıfat] Kazığı olan, kazıkla desteklenmiş olan
MIZIKÇI

  1. [sıfat] Bakınız oyunbozan
LEVAZIM

Kelime Kökeni: Arapça levāzim

  1. [isim] Değişik iş kollarında gerekli olan şeyler, araç ve gereçler
    • "Anadolu şehirleri, kasabaları, köyleri harıl harıl levazım gönderdiler." (Yahya Kemal Beyatlı)
  2. Gerekli araç ve gereçleri sağlayan büro
    • "Hayri Efendi ayakta bekledi, müsteşar kâğıdı okudu, levazım müdürü ile konuştu." (Memduh Şevket Esendal)
  3. [askerlik] Ordunun geri hizmetinde ihtiyacı olan bütün malzeme veya bu malzemeyi sağlayan bölüm
    • "Sağlık, levazım gibi geri hizmetlerde çalıştırılıyor, sedye, karavana taşıyorduk." (Necati Cumalı)
CIZILTI

  1. [isim] Bakınız cızırtı
    • "Yay burcundanmış, binicilikle tazelenmiş, fotofinişle çözülen Cumhurbaşkanlığı Koşusu birincisi atı cızıltısız gebre ile gebrelemiş…"
ZIPLAMA

  1. [isim] Zıplamak işi
    • "Eşyanın üstüne çıkıp basmaya, üstünde zıplamaya başladık." (Ayla Kutlu)
GAZIŞIL

  1. [sıfat, fizik] Gazışı ile ilgili, gazışı saçabilen
    • "Radyum gazışıl bir elementtir."
KAZINTI

  1. [isim] Kazıyarak çıkarılan parça
    • "Belki para eder diye handiyse kayaları kazıyıp kazıntıları toplayacakmış." (Halikarnas Balıkçısı)
  2. Kâğıtta kazıma izi
BOZYAZI

  1. [isim] Mersin iline bağlı ilçelerden biri
VIZILTI

  1. [isim] Vızıldayan bir şeyin çıkardığı sesin adı
    • "Uçan bir sivrisineğin vızıltısı duyuldu." (Halikarnas Balıkçısı)
  2. [mecaz] Hafif sesle ve bezdirici biçimde yakınma, sızlanma
    • "Gerçi sabahları gene evde iş görüyor, annesinin vızıltısını dinlemeye mecbur oluyordu." (Halide Edip Adıvar)
ZIRDELİ

  1. [sıfat] Aşırı deli, çılgın olan
    • "Deli olmalıydı bu herif, zırdeli olmalıydı." (Ayşe Kulin)
YAZIŞMA

  1. [isim] Bir konuda karşılıklı yazı yazma; haberleşme, muhabere
    • "Beni, annemle babamın yazışması ilgilendirmişti önceleri." (Erendiz Atasü)
KAZINMA

  1. [isim] Kazınmak işi
ZIRLAMA

  1. [isim] Bakınız zırıldama
KIZIŞMA

  1. [isim] Kızışmak işi; kösnülme
    • "Konuşmalar iyice kızışmaya başladığı vakit kahve ocağının önünde görünür." (Salâh Birsel)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü