İçinde yır olan 7 harfli 21 kelime var. İçerisinde YIR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında yır olan kelimeler listesine ya da sonu yır ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Yır Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
I R Y
3 Harfli Kelimeler
YIR
2 Harfli Kelimeler
IR
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- SIYIRGI
-
-
[isim]
Lüle taşı işlemeciliğinde kullanılan bir bıçak türü
-
[isim]
Lüle taşı işlemeciliğinde kullanılan bir bıçak türü
- SIYIRMA
-
-
[isim]
Sıyırmak işi
-
[isim]
Sıyırmak işi
- SIYIRGA
-
-
[isim, ağızlardan]
Harmanda sap toplamaya veya damlardan karı küremeye yarayan araç
-
Kar küremekte kullanılan büyük kürek
-
[isim, ağızlardan]
Harmanda sap toplamaya veya damlardan karı küremeye yarayan araç
- SIYIRIŞ
-
-
[isim]
Sıyırmak işi
-
[isim]
Sıyırmak işi
- AYIRMAÇ
-
-
[isim]
Bir şeyi benzerlerinden ayırt etmeye yarayan durum veya öge; farika
-
[isim]
Bir şeyi benzerlerinden ayırt etmeye yarayan durum veya öge; farika
- AYIRTMA
-
-
[isim]
Ayırtmak işi
-
Otel, gazino, lokanta vb. yerlerle uçak, tren, otobüs gibi taşıtlarda yer ayırma işi; rezervasyon
-
[isim]
Ayırtmak işi
- YIRTICI
-
-
[sıfat]
Beslenmek için başka hayvanları parçalayarak yiyen (hayvan); müfteris
-
[mecaz]
Kan dökmekten, insan öldürmekten zevk alan (kimse); müfteris
-
[mecaz]
Tiz ve yüksek olan (ses)
- "Bir sabah ev halkı, aşçı Şerife Hanım'ın yırtıcı çığlıklarıyla uyandı."
-
[mecaz]
İş bitiren, mahir olan
- "Buraların en çalışkan, en becerikli, en yırtıcı ve zengin adamıdır."
-
[sıfat]
Beslenmek için başka hayvanları parçalayarak yiyen (hayvan); müfteris
- AYIRICI
-
-
[sıfat]
Ayırma özelliği veya gücü olan
- "Renk ayırıcı aygıt."
-
[isim, fizik]
Yüksüz elektrik devrelerini açıp kapayan araç
-
[sıfat]
Ayırma özelliği veya gücü olan
- YIRTMAK
-
-
[-i]
Kâğıt, kumaş gibi bükülüp katlanan şeyleri parçalamak
- "Artık küstahlığın perdelerini yırtmasam da camlarını çatlatabilirim."
-
Vücudu kanatacak kadar derin çizmek
- "Kedi çocuğun elini yırttı."
-
Yok etmek, bastırmak
-
Sağrısını mahmuzla yaralayarak binek hayvanını alıştırmak
-
[mecaz]
Bir şeyi fazlasıyla zorlamak
- "Gırtlağımı yırtarcasına haykırırken odaya efendim pürtelaş girdi."
-
[mecaz]
Bir işi yapmaktan kurtulmak
-
[mecaz]
Kötü bir durumdan kurtulmak
- "Artık bu işten yırtman mümkün değil…"
-
[mecaz]
Köşeyi dönmek
-
[-i]
Kâğıt, kumaş gibi bükülüp katlanan şeyleri parçalamak
- ÇAYIRLI
-
-
[sıfat]
Çayırı olan
-
[sıfat]
Çayırı olan
- HAYIRLI
-
-
[sıfat]
Yararı, hayrı olan
- "Dualarında hep hayırlı, dindar evlat isterdi."
-
Uğurlu, iyi, güzel olan
- "Ekrem daha önceden durumu annesine yazmış, bu hayırlı iş için önayak olmalarını istemiş."
-
[sıfat]
Yararı, hayrı olan
- KAYIRMA
-
-
[isim]
Kayırmak işi; koltuk, iltimas
- "İmparatorlukta düzenin bozulması ve yozlaşması adam kayırma ve rüşvetin artmasına yol açmaktaydı."
-
[isim]
Kayırmak işi; koltuk, iltimas
- AYIRMAK
-
-
[-e, -i]
Bir bütünü kendi içinde parçalara bölmek
- "Elmayı dörde ayırmak."
-
[-e, -den]
Bir bütünden bir parçayı herhangi bir amaçla bir tarafa koymak
- "Günün fıkralarından bu kitaba ayırdıklarım pek azdır."
-
Bir yeri bir engelle bölmek
-
[-i, -den]
Birbirinden uzaklaştırmak; fasletmek
- "Paraydı bunlar, anayı kızdan ayıran."
-
[-i]
Nitelik değişikliğini anlamak, fark etmek
-
[-i, -den]
İki veya daha çok kimse arasındaki anlaşmayı, uzlaşmayı bozmak
- "Karıyı kocasından ayırmak."
-
[-i, -den]
Farklı davranmak, ayrı tutmak
-
Bir şey veya yeri bir kimsenin hizmetine hazır tutmak; tahsis etmek
- "Odayı çocuklara ayırmak."
-
[-e, -i]
Bir bütünü kendi içinde parçalara bölmek
- KAYIRIŞ
-
-
[isim]
Kayırmak işi
-
[isim]
Kayırmak işi
- CIYIRTI
-
-
[isim]
Bez, kâğıt vb. şeylerin yırtılırken, bir şeyin gıcırdarken veya kuşların kanatlarını çırparken çıkardığı ince ses
- "İçime kuşkular düşüyor, sanki bir yırtıcı kuş alçalarak üzerimden geçiyor ve bana bir şeyi iletmek istiyor kanat cıyırtısıyla..."
-
[isim]
Bez, kâğıt vb. şeylerin yırtılırken, bir şeyin gıcırdarken veya kuşların kanatlarını çırparken çıkardığı ince ses
- PANAYIR
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim]
Belli zamanlarda ve genellikle küçük yerleşim birimlerinde kurulan, sergi niteliğini de taşıyan büyük pazar
- "Kasabada iş güç duruyor, cami meydanı dolduğu için panayır halkı sokakları tıkıyordu."
-
[isim]
Belli zamanlarda ve genellikle küçük yerleşim birimlerinde kurulan, sergi niteliğini de taşıyan büyük pazar
- CAYIRTI
-
-
[isim]
Şiddetli yanma, yırtılma, silahla ateş etme vb. sırasında çıkan sesin adı
- "Şerafettin Dağı'nda cayırtı ikindiye dek sürdü."
-
[isim]
Şiddetli yanma, yırtılma, silahla ateş etme vb. sırasında çıkan sesin adı
- AYIRTAÇ
-
-
[isim, fizik]
Bir dalga biçimindeki sıklık veya evre değişmelerini genlik değişmeleri olarak ortaya çıkaran alet
-
[isim, fizik]
Bir dalga biçimindeki sıklık veya evre değişmelerini genlik değişmeleri olarak ortaya çıkaran alet
- YIRLAMA
-
-
[isim]
Bakınız ırlama
-
[isim]
Bakınız ırlama
- YIRTMAÇ
-
-
[isim]
Çoğunlukla etek, paça veya kol yeninde, dikilmemiş uzunca açıklık
-
[isim]
Çoğunlukla etek, paça veya kol yeninde, dikilmemiş uzunca açıklık