İçinde yıl olan 8 harfli 28 kelime var. İçerisinde YIL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında yıl olan kelimeler listesine ya da Sonu yıl ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

YILANCIL

  1. [isim] En çok yılanla beslenen bir kuş (Threshkiornis aethiopica)

YILLIKLI

  1. [sıfat] Ücreti yılda bir verilen, yıllıkçı
    • "Yıllıklı iş. Yıllıklı işçi."

AYILAŞMA

  1. [isim] Ayılaşmak işi

YILLANMA

  1. [isim] Yıllanmak işi

YILDIRAK

  1. [sıfat] Parıldayıcı, parıldayan
  2. [isim] Şimşek

YILIŞKAN

  1. [sıfat] Hoşa gitmek düşüncesiyle sürekli olarak ve yapmacıklı bir biçimde gülen kimse
    • "Onlar ne arsız, ne yılışkan ve yırtık gülmelidirler; ne de somurtmalıdırlar." (Refik Halit Karay)

YAYILMAK

  1. [nsz] Yayma işine konu olmak veya yayma işi yapılmak
  2. Hastalık, pek çok kimseye geçmek veya bulaşmak
  3. Genelleşmek
    • "O zamanlarda saz, halkın bütün sınıfları arasında iyice yayılmıştı." (Abdülhak Şinasi Hisar)
  4. Genişlemek, büyümek
    • "... bu Buket'in şöhreti de arkadaşları arasında derhâl yayılmış." (Abdülhak Şinasi Hisar)
  5. Serilmek, döşenmek
    • "Odaya bir kilim yayıldı."
  6. Koyun, inek vb. otlamak
  7. Rahat bir biçimde, sere serpe oturmak
  8. Ayrıntıya girmek, açılmak
    • "Türlü yönlerden ele alınabilecek olan bu konuda şimdilik pek yayılmak istemiyorum." (Orhan Veli Kanık)

YILANSIZ
...
BAYILMAK

  1. [nsz] Baygın duruma girmek, uyur gibi olmak, kendinden geçmek, kendini kaybetmek
    • "Akşam vapurda giderken bir kadının bayıldığını gördüm." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. [-e] Çok hoşlanmak, çok sevmek
    • "Hatta kıza bayıldığını bile anlasaydı neye yarardı?" (Refik Halit Karay)
  3. [-den] Sıcak, açlık, susuzluk, yorgunluk vb. etkenlerle dayanma gücünü yitirmek
    • "Uzakta görülen manzaralar insana sıcaktan bunalmış ve bayılmış hissini verir." (Abdülhak Şinasi Hisar)
  4. [-i] Vermek, ödemek
    • "Bin papeli bayıldık."

YILANCIK

  1. [isim] Streptokok denilen mikropların bir sıyrığa veya yaraya bulaşarak yaptıkları hastalık, kızılyörük
  2. Kemik veremi

YILLAMAK

  1. [-de] Bir yerde uzun süre kalmak
    • "Gittiğin yerde yıllarsın, vaktinde dönmezsin."

YILLATMA

  1. [isim] Yıllatmak işi veya durumu

YILGINCA

  1. Yılgın bir biçimde

YILAŞIRI

  1. [sıfat] Birer yıl ara ile olan, iki yılda bir olan, bienal

SAYILMAK

  1. [nsz] Sayma işine konu olmak, addedilmek
    • "İsmail'i yanıma alalı beri pek yalnız sayılmam." (Reşat Nuri Güntekin)

SAYILAMA

  1. [isim] Sayılamak işi
  2. Sayımlama (II)

KIYILMAK

  1. [nsz] Çok ince ve küçük parçalar biçiminde doğranmak
    • "Tütün kıyıldı. Et kıyıldı."
  2. Kıyma işi yapılmak
    • "Zavallıya nasıl kıyıldı?"
  3. Ezilir, kıyılır gibi olmak
    • "Açlıktan içim kıyılıyor."

KIYILAMA

  1. [isim] Kıyılamak işi

YILLIKÇI

  1. [sıfat] Yıllıklı

YILLARCA

  1. [zarf] Yıllar boyu, birçok yıl, senelerce
    • "Babam tek elbiseyi yaz kış yıllarca giyerdi." (Necati Cumalı)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü