İçinde yüz olan 8 harfli 18 kelime var. İçerisinde YÜZ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında yüz olan kelimeler listesine ya da sonu yüz ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- YÜZLÜLÜK
-
-
[isim]
Yüzlü olma durumu
-
[isim]
Yüzlü olma durumu
- İKİYÜZLÜ
-
-
[sıfat, mecaz]
Özü sözü bir olmayan; yüze gülücü, yalabık, riyakâr, mürai
- "Kocasının zayıf bir adam olduğunu bilmez miydi, bilirdi, şimdi bir de ikiyüzlü olduğunu gözleriyle görüyordu."
-
[sıfat, mecaz]
Özü sözü bir olmayan; yüze gülücü, yalabık, riyakâr, mürai
- YÜZLENME
-
-
[isim]
Yüzlenmek işi
-
[isim]
Yüzlenmek işi
- YÜZDELİK
-
-
[isim]
Bakınız yüzde
-
[isim]
Bakınız yüzde
- YÜZLEŞME
-
-
[isim]
Yüzleşmek işi; muvacehe
-
[isim]
Yüzleşmek işi; muvacehe
- YÜZGEÇLİ
-
-
[sıfat]
Yüzgeci olan
-
[sıfat]
Yüzgeci olan
- YÜZEYSEL
-
-
[sıfat]
Yüzey ile ilgili; sathi
-
[mecaz]
Derine inmeyen, gelişigüzel, ayrıntılı olmayan; kışri, sathi
-
[sıfat]
Yüzey ile ilgili; sathi
- YÜZERLİK
-
-
[sıfat]
Yüz tane alabilen
- "Yüzerlik yumurta sandığı."
-
Bakınız yüzlük
-
[sıfat]
Yüz tane alabilen
- TEMEYYÜZ
-
Kelime Kökeni: Arapça temeyyuz
-
[isim, eskimiş]
Bakınız sivrilme
-
[isim, eskimiş]
Bakınız sivrilme
- YÜZÜNDEN
-
-
[edat]
-den ötürü
- "Bizim kötü günlerimiz iki kez ve ikisi de benim densizliğim yüzünden yaşanmıştı."
-
[edat]
-den ötürü
- YÜZLERCE
-
-
[sıfat]
Pek çok, çok sayıda
-
[sıfat]
Pek çok, çok sayıda
- YÜZLETME
-
-
[isim]
Yüzletmek işi
-
[isim]
Yüzletmek işi
- YÜZBEYÜZ
-
Kelime Kökeni: Türkçe yüz + Farsça -be + Türkçe yüz
-
[zarf, mecaz]
Bakınız karşı karşıya
- "Sonra bir kez karşılaştılar yüzbeyüz, sonra bir yılbaşı akşamı."
-
[zarf, mecaz]
Bakınız karşı karşıya
- YÜZÜLMEK
-
-
[nesnesiz]
Yüzme işi yapılmak
- "Bu suda yüzülmez."
-
Derisi çıkarılmak
- "Koyun yüzüldü."
-
[mecaz]
Bakınız sömürülmek
-
[nesnesiz]
Yüzme işi yapılmak
- YÜZDÜRME
-
-
[isim]
Yüzdürmek işi
-
[isim]
Yüzdürmek işi
- TEFEYYÜZ
-
Kelime Kökeni: Arapça tefeyyuż
- YÜZLEMEK
-
-
[-i]
Kusurunu veya suçunu yüzüne karşı söyleyip birini utandırmak
-
Bakınız şımartmak
-
Yastık, yorgan vb.nin yüzlerini değiştirmek
-
[-i]
Kusurunu veya suçunu yüzüne karşı söyleyip birini utandırmak
- YÜZSÜZCE
-
-
[zarf]
Utanmaz, sıkılmaz bir biçimde
- "Onu yakından çehreme, gözlerimin içine bakmaya mecbur etmek için âdeta yüzsüzce uğraşıyordum."
-
[zarf]
Utanmaz, sıkılmaz bir biçimde