İçinde yürü olan 7 harfli 8 kelime var. İçerisinde YÜRÜ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında yürü olan kelimeler listesine ya da sonu yürü ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

YÜRÜNME

  1. [isim] Yürünmek işi
YÜRÜTEÇ

  1. [isim] Yürüme çağına gelen çocukların çabuk yürümelerini sağlayan, dört tekerlekli araç; örümcek, tay tay arabası, yürüten
  2. Yürüme sorunu olan kimselerin kullandığı araç; yürüten
YÜRÜTME

  1. [isim] Yürütmek işi
    • "Bizi itiştire kakıştıra ve etrafımızda kavga dansları yaparak yürütmeye başladılar." (Nâzım Hikmet)
  2. Uygulama işi; icra
    • "Sefir de birbirine karşı çalışan iki efendiye birden hizmet etmek gibi ikiyüzlü politika yürütmeyi mizacına uygun buldu." (Necip Fazıl Kısakürek)
  3. Merkezî yönetim ve yerinden yönetim kuruluşlarının hepsi
YÜRÜTEN

  1. [isim] Bakınız yürüteç
    • "Ona dört ayaklı yürütenlerden aldık, sevindi." (Tarık Dursun K)
YÜRÜTÜŞ

  1. [isim] Yürütmek işi
YÜRÜTÜM

  1. [isim] Yürütmek işi
  2. [hukuk] Bakınız infaz
    • "Yasanın yürütümü. Bu yargının yürütümü."
YÜRÜMEK

  1. [nesnesiz] Adım atarak ilerlemek, gitmek
    • "Kafası yerde, kamburunu çıkarmış, yürüyordu." (Haldun Taner)
  2. [-e] Karada veya suda, herhangi bir yöne doğru sürekli olarak yer değiştirmek
    • "Buz dağları güneye yürümüş."
  3. Çocuk ayakları üzerinde gezecek duruma gelmek
    • "Çocuk erken yürüdü."
  4. Yol almak
    • "Biraz yürüyelim, geç kaldık."
  5. [-e] Bir yere gelmek, bir yere ulaşmak, kaplamak
    • "Dallara su yürümek."
  6. [-e] Üzerine doğru gitmek, akın etmek, saldırmak, hücum etmek
    • "Asker kaleye yürüdü."
  7. Faiz, hesap edilmek, işlemek
    • "Bu paranın faizi yüzde beşten mi yürüyor?"
  8. Geçmek, ilerlemek, değişmek
    • "Doktor o hayatın dışında kalmış. Bu ne demek? Bu, o demek ki hayat yürümüş gitmiş, birlikte yürüyememiş." (Memduh Şevket Esendal)
  9. Bir işte ileri gitmek
  10. [mecaz] Gereği gibi yapılmak veya ilerlemek
    • "Bu evliliğin yürümeyeceği daha başından anlaşılmıştı ama belki yürütürüz, demiştim." (Zeyyat Selimoğlu)
  11. [argo] Bakınız ölmek
    • "O da yürümüş."
YÜRÜYÜŞ

  1. [isim] Yürümek işi
    • "Ordu arızalı fakat kısa bir yoldan yürüyüşe tekrar başladı." (Feridun Fazıl Tülbentçi)
  2. Spor amacıyla yapılan yürüme
    • "Fazla yağlarını eritmek için karısı ile yürüyüşe çıkan fabrikatör..." (Haldun Taner)
  3. Bir olayı protesto etmek, bir konuya dikkati çekmek amacıyla topluca yürüme
  4. [askerlik] Birliklerin bir yerden başka bir yere gitmesi
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü