İçinde yük olan 8 harfli 20 kelime var. İçerisinde YÜK bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında yük olan kelimeler listesine ya da sonu yük ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

YÜKLEMEK

  1. [-e, -i] Bir yere, taşınması için belli ağırlıkta eşya veya araç gereç koymak
  2. Bir bilgisayar, disket vb.ne gerekli bilgileri aktarmak
  3. Belli bir hizmeti kullanabilmek için özel bir karta gerekli verileri aktarmak
    • "Karta elli liralık gaz yükledim."
  4. [mecaz] Bir yükümlülük altına sokmak, sorumlu tutmak
    • "Çocuğun bakımını ona yüklediler."
  5. [mecaz] Bir suçu birinin üstüne atmak
    • "Suçuna bakmadan bir de bu vaziyetten beni mesul tutmak istiyor, kabahati bana yüklüyor." (Etem İzzet Benice)
BÜYÜKLÜK

  1. [isim] Büyük olma durumu; çap (I), cesamet
    • "Bu büyüklük değil ancak mertçe bir davranıştır." (Nezihe Araz)
  2. Taşıdığı nitelikler bakımından üstün olma; şevket
  3. [mecaz] Büyüklere yaraşır bağışlayıcı davranış
  4. Depremde oluşan enerjinin düzeyini belirten ölçü
YÜKÇEKER

  1. [isim] Yükleri bir noktadan başka bir noktaya götürmekte kullanılan araç
YÜKSÜKSÜ

  1. [sıfat] Yüksüğe benzer, yüksüğü andıran
YÜKLENTİ

  1. [isim] Bakınız angarya
BÜYÜKAYI

  1. [isim, gök bilimi] Kuzey yarım kürede yedi parlak yıldızı yardımıyla Kutup Yıldızı'nı bulmada kullanılan takımyıldız; Yedigir, Dübbüekber
YÜKLENME

  1. [isim] Yüklenmek işi
    • "Bilinçli ve dirençli dediğimiz insan, somut bir durumu, bu soyut olanla yüklenmeye ve taşımaya çalışıyor." (Adalet Ağaoğlu)
YÜKLETME

  1. [isim] Yükletmek işi
YÜKLENİŞ

  1. [isim] Yüklenmek işi
BÜYÜKANA

  1. [isim] Bakınız nine
    • "Büyükana, buruşuk elleriyle gözlerini kapatıyordu." (Reşat Enis Aygen)
BÜYÜKBAŞ

  1. [isim] Eti, sütü ve derisinden yararlanılan sığır, manda vb. hayvanların genel adı; kocabaş
  2. [mecaz] Makam mevki sahibi kimse
    • "Kim bilir yukarılarda hangi büyükbaşları tanıyor?" (Ahmet Ümit)
YÜKLÜLÜK

  1. [isim] Yüklü olma durumu
  2. Bakınız gerginlik
    • "Odanın havasında acayip bir durgunluk, bir yüklülük vardı." (Refik Halit Karay)
YÜKSELTİ

  1. [isim] Bakınız tümsek
  2. [coğrafya] Yer kabuğu üzerindeki bir yerin deniz seviyesine göre ölçülen yüksekliği; yükseklik, rakım, irtifa
    • "Ankara'nın yükseltisi 850 metredir."
YÜKSELME

  1. [isim] Yükselmek işi; itila
    • "Pencereden çıkıp göğe yükselmeye başladı." (İhsan Oktay Anar)
  2. Bakınız terfi
    • "Hâkimler ve savcılar altmış beş yaşını bitirinceye kadar hizmet görürler; askerî hâkimlerin yaş haddi, yükselme ve emeklilikleri kanunda gösterilir." (Anayasa)
  3. [coğrafya] Suların kabararak yüzeyinin yükseğe çıkması
    • "Filika hafif hafif sallanıyor, denizin alçalıp yükselmesine ayak uydurmuş." (Zeyyat Selimoğlu)
  4. [jeoloji] Yer kabuğunun yerin düşey salınımından ileri gelen hareketi
YÜKLEYİŞ

  1. [isim] Yüklemek işi
YÜKSÜNME

  1. [isim] Yüksünmek işi
YÜKÜNMEK

  1. [nesnesiz, ağızlardan] Birinin önünde, saygı göstermek için eğilmek veya yere kapanmak
YÜKSELİŞ

  1. [isim] Yükselmek işi
    • "O şaşırtıcı yükselişten sonra düştüğü bu durum inanılır şey değil." (Cahit Külebi)
YÜKÇÜLÜK

  1. [isim] Bakınız taşıyıcılık
  2. Bakınız hamallık
YÜKSELİM

  1. [isim, gök bilimi] Bakınız dik açıklık
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü