İçinde yü olan 7 harfli 57 kelime var. İçerisinde YÜ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında yü olan kelimeler listesine ya da Sonu yü ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- YÜCELİK
-
-
[isim]
Yüce olma durumu, ulviyet
-
[isim]
Yüce olma durumu, ulviyet
- YÜREGİR
- ...
- YÜKLEME
-
-
[isim]
Yüklemek işi, tahmil
-
Bir yere, bir nesneye elektrik yükü biriktirme, doldurma, şarj
-
[isim]
Yüklemek işi, tahmil
- YÜZEYLİ
- ...
- YÜZÜLME
-
-
[isim]
Yüzülmek işi
-
[isim]
Yüzülmek işi
- YÜKÜNME
-
-
[isim]
Yükünmek işi veya durumu
-
[isim]
Yükünmek işi veya durumu
- TEMAYÜL
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Bir tarafa eğilme, meyletme
- "Musiki ruhların en tabii temayülleri arasındadır." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
Yönseme
-
Bir kimseye veya bir şeye ilgi duyma
- "Yarının siyasetine yol açan fikirler, temayüller ilk önce bunlar arasında kaynaşır." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[isim]
Bir tarafa eğilme, meyletme
- OKSİYÜR
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Sivrikuyruk
-
[isim]
Sivrikuyruk
- TAAYYÜŞ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Yaşama, geçinme
-
[isim]
Yaşama, geçinme
- YÜKLÜCE
-
-
[zarf]
Yüklü olarak
- "Yüklüce gelenler ansızın kaçamazlar, borçlarına mukabil eşyaları alıkonulabilir." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
-
[zarf]
Yüklü olarak
- YÜZSUYU
-
-
[isim]
Bir kimsenin onuru, haysiyeti
- "Hâlbuki Emin Efendi, feleğin çemberlerinden geçerek, kâh kuvvetlerin önünde diz çöküp yüzsuyu dökerek, kâh zayıflara çelme vurup tuzak kurarak bu mertebeye ulaşmış." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[isim]
Bir kimsenin onuru, haysiyeti
- YÜZÜKSÜ
- ...
- YÜZÜSTÜ
-
-
[zarf]
Yüzü yere gelecek biçimde
- "Dişçi, kendini yüzüstü bir kanepeye attı." (Reşat Nuri Güntekin)
- "Altı hücreyle cümle kapısının taş kemeri, kalın meşe tahtasından kapı kanatları yüzüstü kaldılar." (Kemal Tahir)
-
Başlanmış fakat tamamlanmamış bir durumda
- "Evdeki işimi gücümü yüzüstü bıraktım." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
-
[zarf]
Yüzü yere gelecek biçimde
- GÖKYÜZÜ
-
-
[isim]
Göğün görünen yüzeyi, sema
- "Gökyüzünün başka rengi de varmış / Geç fark ettim taşın sert olduğunu." (Cahit Sıtkı Tarancı)
-
[isim]
Göğün görünen yüzeyi, sema
- YÜRÜTEÇ
-
-
[isim]
Yeni yürümeye başlayan çocukların çabuk yürümelerini sağlayan araç, örümcek, yürüten
-
Yürüme sorunu olan kimselerin kullandığı araç, yürüten
-
[isim]
Yeni yürümeye başlayan çocukların çabuk yürümelerini sağlayan araç, örümcek, yürüten
- YÜRÜTME
-
-
[isim]
Yürütmek işi
-
Kanunları uygulama işi, icra
- "Yürütme yetkisi ve görevi, Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu tarafından, Anayasaya ve kanunlara uygun olarak kullanılır." (Anayasa)
-
Merkezî yönetim ve yerinden yönetim kuruluşlarının hepsi
-
[isim]
Yürütmek işi
- YÜCELİM
-
-
[isim]
Üst geçiş
-
[isim]
Üst geçiş
- YÜRÜNME
-
-
[isim]
Yürünmek işi
-
[isim]
Yürünmek işi
- BÜYÜKÇE
-
-
[sıfat]
Biraz büyük
- "Aynı kamarayı paylaşacaksınız, büyükçedir, ikinize de yeter." (Zeyyat Selimoğlu)
-
Oldukça önemli
- "Büyükçe bir beyin humması geçirmiştim." (Reşat Nuri Güntekin)
-
[sıfat]
Biraz büyük
- TAAYYÜN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Belli olma, ortaya çıkma, belirme
-
[isim]
Belli olma, ortaya çıkma, belirme