İçinde yr olan 7 harfli 19 kelime var. İçerisinde YR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında yr olan kelimeler listesine ya da sonu yr ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- HÜCEYRE
-
Kelime Kökeni: Arapça hüceyre
-
[isim, eskimiş]
Çok küçük hücre
- "Bu, ailemizin hem yeni bir hayat hamlesi hem de hiç duymadığı bir ızdırap; âdeta bir hüceyrenin ikiye bölünüşüdür."
-
[isim, eskimiş]
Çok küçük hücre
- PAYREKS
-
Kelime Kökeni: (Pyrex marka adından)
-
[isim]
Isıya ve kimyasal etkilere dayanıklı bir cam türü
-
Bu camdan yapılmış olan
-
Soda kireç camından yapılmış şeffaf ve opal eşya ürünlerinin genel adı
-
[isim]
Isıya ve kimyasal etkilere dayanıklı bir cam türü
- AYRINTI
-
-
[isim]
Bir bütünün önemce ikinci derecede olan ögelerinden her biri; teferruat, tafsilat, detay
- "En küçük bir ayrıntıyı bile atlamayacaksın."
-
Edebiyat veya sanat eserlerinde bir bütünün ögelerinden her biri; teferruat, tafsilat
-
[tiyatro]
Bir tiyatro eserinde ana düşünceye yardımcı olan kelime, cümle veya eşya
-
[isim]
Bir bütünün önemce ikinci derecede olan ögelerinden her biri; teferruat, tafsilat, detay
- AYRIŞIK
-
-
[sıfat]
Ayrışmış olan
-
Ayrı türden; heterojen
-
[kimya]
Birbirlerine çok fazla benzer özellikler taşımayan parça veya birimlerden oluşan bütün veya topluluk; ayrı cinsten, heterojen
-
[sıfat]
Ayrışmış olan
- AYRIŞIM
-
-
[isim]
Ayrışmak işi
-
Bakınız farklılık
- "Toplumsal sınıf ayrışımı ve soyluluk pek az oyunda ele alınmıştır."
-
[isim]
Ayrışmak işi
- NUSAYRİ
-
Kelime Kökeni: Arapça nuṣayrī
-
[isim]
Hatay ili ve çevresinde yaşayan bir topluluk
-
[isim]
Hatay ili ve çevresinde yaşayan bir topluluk
- AYRILMA
-
-
[isim]
Ayrılmak işi; infirak, terk
- "Derken Bodrum’dan ayrılma günü geldi."
-
[fizik]
Bir biçmeden geçen beyaz ışığın türlü renklerde görünmesi
-
[isim]
Ayrılmak işi; infirak, terk
- AYRIKLI
-
-
[sıfat]
Bakınız istisnai
-
[sıfat]
Bakınız istisnai
- AYRIŞMA
-
-
[isim]
Ayrışmak işi
- "Kazakistan'da siyasal farklılaşma ve çatışmayı sosyal dinamiklerden çok, ekonomik gelişmeye paralel olarak şekillenen seçkinler arasındaki ayrışma beslemektedir."
-
[kimya]
Moleküllerin, türlü etkenlerle geçici olarak daha yalın atom ve moleküllere bölünmesi; inhilal
-
[isim]
Ayrışmak işi
- AYRIKSI
-
-
[sıfat, toplum bilimi]
Alışılagelmiş töre ve davranışlara aykırı olan; eksantrik
-
[mecaz]
Başka, bambaşka, apayrı olan; eksantrik
- "Nasıl da yabancı ve ayrıksısın hâlâ, bunca zamandır alışamadın."
-
[sıfat, toplum bilimi]
Alışılagelmiş töre ve davranışlara aykırı olan; eksantrik
- AYRILIŞ
-
-
[isim]
Ayrılmak işi
- "Onlardan ayrılış bana her an üzüntüdür / Mademki böyle duygularım kaldı çok şükür"
-
[isim]
Ayrılmak işi
- BAYRAMİ
-
-
[isim]
Hacı Bayram Veli'nin tarikatına girmiş olan kimse
-
[isim]
Hacı Bayram Veli'nin tarikatına girmiş olan kimse
- AYRANCI
-
-
[isim]
Ayran yapan veya satan kimse
- "Ayrancı satamadığı ayranından ikram ederdi bize, nasıl olsa ertesi sabaha kadar ekşiyecekti ayranı."
-
[isim]
Ayran yapan veya satan kimse
- AYRILIK
-
-
[isim]
Ayrı olma durumu
-
Birinden uzak düşme; firak, firkat
- "Sevgiyi tanımayanlar ayrılığın acısını da bilmezler, özlemezler ve gurbet hissi duymazlar."
-
Düşünce, görüş veya duygu arasındaki uymazlık; mübayenet
- "Arapça konuşan milletler arasındaki ayrılıklar da onun dikkatini çekmemişti."
-
[hukuk]
Evlilik birliğinin yargıç kararı ile geçici bir süre için kaldırılması
-
[isim]
Ayrı olma durumu
- AYRIMLI
-
-
[sıfat]
Bakınız farklı
- "Dahası kimileri, diğerlerinden ayrımlı özellikleri vurgulamaktadır."
-
[sıfat]
Bakınız farklı
- UYRUKLU
-
-
[sıfat]
Bir devletin yönetimi altında olan; tabiiyetli
- "Yanımda oturan yabancı uyruklu olduğu belli bir kumral, yaşlıca bey beni bağladı."
-
[sıfat]
Bir devletin yönetimi altında olan; tabiiyetli
- HAYROLA
-
-
[ünlem]
"Ne var, ne oluyor" anlamında kullanılan bir söz
- "Ne o Rüstem, sabah sabah, hayrola?"
-
[ünlem]
"Ne var, ne oluyor" anlamında kullanılan bir söz
- KAYRACI
-
-
[sıfat]
Kayracılık yanlısı olan; providansiyalist
-
[sıfat]
Kayracılık yanlısı olan; providansiyalist
- AYRIMCI
-
-
[isim]
Ayrım yapan kimse
- "Bu gözlemler etnik ayrımcı şiddet hareketinin farklı şekilde ele alınması gerektiğini anlamlı kılmaktadır."
-
[isim]
Ayrım yapan kimse