İçinde yr olan 6 harfli 25 kelime var. İçerisinde YR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında yr olan kelimeler listesine ya da sonu yr ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- PEYREV
-
Kelime Kökeni: Farsça peyrev
-
[isim, eskimiş]
Başkasının izinden giden
-
[isim, eskimiş]
Başkasının izinden giden
- HAYRAN
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥayrān
-
[sıfat]
Çok beğenen, hayranlık duyan (kimse)
- "El işi olmasına rağmen el değmeden yapılmış hissini veren bu nadide sanat eserine hayrandı."
-
[sıfat]
Çok beğenen, hayranlık duyan (kimse)
- HAYRET
-
Kelime Kökeni: Arapça ḥayret
-
[isim]
Beklenmedik, garip bir şeyin sebep olduğu şaşkınlık, şaşırma
- "Konducu kadınların hayret içinde bakıştıklarını görüp zamanı unuttu."
-
[ünlem]
Şaşılan bir şey karşısında söylenen söz
- "Hayret! Bu tür yakıştırmalardan tüylerimin diken diken olduğunu sanırdım."
-
[isim]
Beklenmedik, garip bir şeyin sebep olduğu şaşkınlık, şaşırma
- SEYRET
-
-
beklenmedik bir şey olacağını anlatan bir söz
- "Sen şimdi curcunayı seyret!"
-
beklenmedik bir şey olacağını anlatan bir söz
- KAYRAN
-
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız alan
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız alan
- KAYRAK
-
-
[isim, ağızlardan]
Ekime elverişli olmayan, taşlı, kumlu toprak
-
Yassı, düz taş
-
[mineraloji]
Bakınız bileği taşı
-
[mineraloji]
Bakınız kayağan taş
-
[isim, ağızlardan]
Ekime elverişli olmayan, taşlı, kumlu toprak
- BEYRUT
-
-
[isim]
Lübnan'ın başkenti
-
[isim]
Lübnan'ın başkenti
- HAYRAT
-
Kelime Kökeni: Arapça ḫayrāt
-
[isim]
Sevap kazanmak için yapılan iyilik
- "Küçük bir hayrat çeşmesinin başındaydı."
-
Halkın yararlanması için yapılan okul, çeşme, hastane vb. yapı
- "Cami ve mescitlerden başka mektebinden hastanesine kadar her türlü hayratla bu şehri süslemeye çalışıyordu."
-
[isim]
Sevap kazanmak için yapılan iyilik
- BUYRUK
-
- ÇEYREK
-
Kelime Kökeni: Farsça çār + yek
-
[sıfat]
Dörtte bir
- "Şimdi düşünüyorum da; sabah sabah o çeyrek ekmeği, o çeyrek ekmeğin içindeki sıcak ciğeri ve bir avuç soğan piyazını midemiz acaba nasıl kabul eder, nasıl cayır cayır yanmazdı..."
-
[isim]
Bakınız çeyrek altın
-
[isim]
Gümüş mecidiyenin dörtte biri değerinde olan beş kuruş
- "Şehre vardığım zaman, iki gümüş çeyrekten başka param yoktu."
-
[zarf]
On beş dakikalık zaman
- "Saatine baktığında dokuza çeyrek vardı ve yaklaşık iki saat boyunca uyumuştu."
-
[sıfat]
Dörtte bir
- SEYREK
-
-
[sıfat]
Benzerleri veya parçaları arasında çok aralık bulunan, aralıklı, sık karşıtı
- "Öğle vapurlarının seyrek ahalisi içinden sıyrıldı, koşarak merdivenleri çıktı."
-
Çok bulunmayan, az rastlanan
-
[zarf]
Aralıklı olarak, aralıklı bir biçimde; binde bir, nadir, nadiren, bayramdan bayrama, bayramda seyranda
- "Babaları bile onların yüzlerini seyrek görür oldu."
-
[sıfat]
Benzerleri veya parçaları arasında çok aralık bulunan, aralıklı, sık karşıtı
- SEYRAN
-
Kelime Kökeni: Arapça seyrān
-
[isim]
Bakınız gezinme
-
[isim]
Bakınız gezinme
- FAYRAP
-
Kelime Kökeni: İngilizce fire up
-
[isim]
İstim kazanının buhar oluşturacak biçimde yanması durumu
-
[argo]
Herhangi bir şeyi veya işi hızlandırma
-
[argo]
Kapı, pencere vb. açma, giysiyi çıkarma
-
[ünlem]
Gemilerde ateşçiye ateşi harlandırmak için verilen komut
- "Makine dairesinin zırıltısı yükseldi. Bunun ne demek olduğunu anladık. Fayrap! Kazanlara fazla islim gerekir, bittabi ocaklara da fazla ateş ve kömür."
-
[isim]
İstim kazanının buhar oluşturacak biçimde yanması durumu
- AYRICA
-
-
[zarf]
Ayrı olarak; başkaca, antrparantez
- "Adamın biri, el yüz yıkamak için odaya bir leğenle ibrik getirmiş, ayrıca bir tepsi de kahvaltılık yiyecek hazırlamıştı."
-
Ayrı bir önem verilerek
- "Bu bitki oralarda ayrıca yetiştirilir."
-
Bundan başka
- "Ayrıca bir de gizli özentimi söyleyeyim."
-
[zarf]
Ayrı olarak; başkaca, antrparantez
- SIYRIK
-
-
[isim]
Çarpma veya vurma sonucunda vücutta hafifçe kazınmış, zedelenmiş, soyulmuş, kanamış yer; sıyrıntı
-
Sıyrılmış yer
-
[sıfat]
Yüzeyinden bir parça sıyrılmış olan
-
[sıfat, mecaz]
Utanması olmayan
-
[isim]
Çarpma veya vurma sonucunda vücutta hafifçe kazınmış, zedelenmiş, soyulmuş, kanamış yer; sıyrıntı
- ZEYREK
-
Kelime Kökeni: Farsça zīrek
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız zeki
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız zeki
- SAYRIL
-
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız marazi
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız marazi
- HOYRAT
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[sıfat]
Kaba, kırıcı ve hırpalayıcı olan
-
[zarf]
Kaba, kırıcı ve hırpalayıcı bir biçimde
- "Ne hoyrat kullanmışlar / Sevincin sesi çıkmıyor"
-
[sıfat]
Kaba, kırıcı ve hırpalayıcı olan
- POYRAZ
-
Kelime Kökeni: Rumca
-
[isim]
Kuzeydoğudan esen soğuk rüzgâr; kuzey rüzgârı, şimal rüzgârı
- "Vapur, Kız Kulesi açıklarından geçiyor, poyraz solumuzdan çarpıyordu."
-
Kuzeydoğu 45 derecelik yön
- "Adaların çok berrak, denizin koyu renk olması, kıyıda bağlı olan kayıkların, teknelerin burunlarının bize doğru bakması, rüzgârın poyrazdan estiğini gösterirdi."
-
[isim]
Kuzeydoğudan esen soğuk rüzgâr; kuzey rüzgârı, şimal rüzgârı
- AYRILI
-
-
[sıfat]
Bakınız ayrık
-
[sıfat]
Bakınız ayrık