İçinde yel olan 8 harfli 25 kelime var. İçerisinde YEL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında yel olan kelimeler listesine ya da Sonu yel ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
E L Y Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
LEY, YEL
2 Harfli Kelimeler
EL, EY, LE, YE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- YELLENME
-
-
[isim]
Yellenmek işi
-
[isim]
Yellenmek işi
- KAFİYELİ
-
-
[sıfat]
Uyaklı
-
[sıfat]
Uyaklı
- SECİYELİ
-
-
[sıfat]
Sağlam karakterli, kendisine güvenilir (kimse)
- "Sadece ahlaklı, seciyeli bir insan olmasına bile imkân yoktur." (Orhan Seyfi Orhon)
-
[sıfat]
Sağlam karakterli, kendisine güvenilir (kimse)
- YELSEMEK
-
-
[nsz]
Hava alarak bozulmak, bayatlamak
-
[nsz]
Hava alarak bozulmak, bayatlamak
- HİKAYELİ
- ...
- YELTENME
-
-
[isim]
Yeltenmek işi veya durumu
-
[isim]
Yeltenmek işi veya durumu
- MUHAYYEL
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Hayal gücüyle yaratılan, hayal edilen
- "Gülümser bir resimdir / Muhayyel sevgilimdir." (Yahya Kemal Beyatlı)
-
[sıfat]
Hayal gücüyle yaratılan, hayal edilen
- YELKESEN
-
-
[isim]
Yarışlarda, rüzgârın etkisinden korunmak için öne takılan siperlik, yelkıran, rüzgârlık
-
[isim]
Yarışlarda, rüzgârın etkisinden korunmak için öne takılan siperlik, yelkıran, rüzgârlık
- YELDİRME
-
-
[isim]
Kadınların çarşaf yerine kullandıkları, baş örtüsü ile birlikte giyilen hafif üstlük
- "Karısının zarif bir yeldirmesi, başında ipekten ince bir örtüsü olacaktı." (Halit Ziya Uşaklıgil)
-
İki veya daha çok uskumru ağının eklenmesiyle yapılan uzun ağ
-
Yeldirmek işi
-
[isim]
Kadınların çarşaf yerine kullandıkları, baş örtüsü ile birlikte giyilen hafif üstlük
- SURİYELİ
- ...
- YELTENİŞ
-
-
[isim]
Yeltenme işi veya biçimi
- "Onu taklide yeltenişlerin üzerine, tam beni mektebe götürüp getirmeye başladığı..." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[isim]
Yeltenme işi veya biçimi
- YELÖLÇER
-
-
[isim]
Rüzgârın veya gaz durumundaki akışkanların akış hızını ölçmeye yarayan aygıt, anemometre
-
[isim]
Rüzgârın veya gaz durumundaki akışkanların akış hızını ölçmeye yarayan aygıt, anemometre
- KİNAYELİ
-
-
[sıfat]
İçinde kinaye bulunan (söz)
- "Mebrure bu kinayeli sözlerle kendisine uzanan mektubu aldı." (Peyami Safa)
-
[sıfat]
İçinde kinaye bulunan (söz)
- YELKENLİ
-
-
[isim]
Yelkeni olan, yelkenle giden deniz veya göl taşıtı, yelken
- "... bazı yelkenliler kahraman edalarıyla gelir, yalıların rıhtımlarına yanaşarak..." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
[isim]
Yelkeni olan, yelkenle giden deniz veya göl taşıtı, yelken
- YELKENCİ
-
-
[isim]
Yelken diken kimse
-
Yelkenleri açma, indirme, toplama vb. işlerde çalışan gemici
-
[isim]
Yelken diken kimse
- KLAVYELİ
-
-
[sıfat]
Klavyesi olan
-
[sıfat]
Klavyesi olan
- YELKOVAN
-
-
[isim]
Saatin, dakikaları gösteren ve akrepten daha uzun olan ibresi
- "Rengi kararmış bir saat; ne yelkovanı var, ne akrebi." (Sermet Muhtar Alus)
-
Yelin yönünü göstermek için dik bir eksene geçirilen türlü biçimlerde, hafif levha
-
Yelkovangillerden, kanatları sivri, siyahımsı veya kül rengi gövdeli bir deniz kuşu (Puffinus)
- "Şu ada senin bu ada benim / Yelkovan kuşlarının peşi sıra." (Orhan Veli Kanık)
-
[isim]
Saatin, dakikaları gösteren ve akrepten daha uzun olan ibresi
- YELYUTAN
-
-
[isim]
Atlarda hava yutmanın yol açtığı bir hastalık
-
[isim]
Atlarda hava yutmanın yol açtığı bir hastalık
- SEVİYELİ
-
-
[sıfat]
Düzeyli
- "Bütün bir gün süren bu seminer ve panel çok seviyeli geçti." (Haldun Taner)
-
Değeri yüksek olan
-
[sıfat]
Düzeyli
- YELENGEÇ
-
-
[sıfat]
Kabuğu kendi kendine çatlayıp soyulan (ağaç)
-
[sıfat]
Kabuğu kendi kendine çatlayıp soyulan (ağaç)