İçinde ye olan 8 harfli 255 kelime var. İçerisinde YE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ye olan kelimeler listesine ya da Sonu ye ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

E Y Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

EY, YE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

MÜLKİYET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] İyelik, sahiplik

VESTİYER

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Otel, lokanta vb. yerlerde veya evlerde şapka, palto, pardösü gibi eşyayı bırakmak ve korumak için ayrılmış yer, askılık
    • "Vestiyerde bir kadın şapkası unutulmuş olduğunu görmüştüm." (Falih Rıfkı Atay)

MESUDİYE
...
SANDALYE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Arkalıklı, kol koyacak yerleri olmayan, bir kişilik oturma eşyası
    • "Sandalyelerimizden doğrulduk, el sıktık, yer gösterdik." (Refik Halit Karay)
  2. Makam, koltuk, mevki
    • "Bunların gençliğe karşı aldıkları vaziyeti ben biraz sandalye vehminden doğmuş telakki ediyorum." (Halide Edip Adıvar)

HİJYENİK

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [sıfat] Sağlıklı

YEKİNMEK

  1. [nsz] Davranmak, olduğu yerden fırlamak, ayağa kalkmak, kalkmak için hareket etmek, kımıldamak
    • "Nihayet içlerinden biri yekindi, okumakta devam etti, ötekiler sustular." (Memduh Şevket Esendal)
  2. Gereğinden fazla gayret sarf etmek

YERLEŞME

  1. [isim] Yerleşmek işi
  2. Yerleşim alanı veya merkezi
    • "Boğaziçi köyleri, İstanbul'la ancak deniz yoluyla bağlanan, kopuk yerleşmelerdi." (Aydın Boysan)

NAZİMİYE
...
BİTEVİYE

  1. [zarf] Tekdüze
    • "Bunun intikamını şimdi, tek gözüyle biteviye kuş peşinde dolaşarak çıkarıyordu." (Refik Halit Karay)

MALİYECİ

  1. [isim] Maliye işlerinde uzman olan veya devletin maliye kuruluşlarında çalışan kimse

MUKAYYET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Bağlı olan, bağlanmış
    • "İstanbul pek havalandı, balolar, danslar... Kıza mukayyet olamayacağız." (Refik Halit Karay)
  2. Bir şart veya kayıtla bağlı olan
  3. Yazılmış, yazılı, kayıtlı

MURADİYE
...
YEDİRMEK

  1. [-i] Yemesini sağlamak
  2. Ağzına yiyecek vermek, beslemek, karnını doyurmak
    • "Çocuğu yedirmek."
  3. Bir şeyi azar azar başka bir şeyin içine karıştırarak belli olmayacak duruma getirmek
    • "Yağı hamura yedirmek."
  4. Bir fazlalığı herhangi bir biçimde kullanmak
    • "Kumaşın fazlasını büzgüye yedirdi."
  5. [-e] Nefis, namus, şan, kibir vb. kavramlarla kullanıldığında yakıştırmak, yaraştırmak
  6. [-e] Bir kimseye rüşvet vermek

ELMASİYE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Dondurulmuş meyve suyundan yapılan bir tür pelte

SECİYELİ

  1. [sıfat] Sağlam karakterli, kendisine güvenilir (kimse)
    • "Sadece ahlaklı, seciyeli bir insan olmasına bile imkân yoktur." (Orhan Seyfi Orhon)

BAŞYEMEK

  1. [isim] Geleneksel Türk mutfağında çorbadan sonra gelen en önemli yemek

EBEDİYEN

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [zarf] Sonsuz olarak, sonsuzluğa kadar
    • "Ebediyen sustuğuna ihtimal veremedim." (Peyami Safa)
  2. Hiçbir zaman
    • "Ebediyen gelmeyecek birisi, değil mi?" (Kemal Tahir)

RESMİYET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Resmîlik
    • "Vecihe, aynı soğuk resmiyetle kısa cevaplar verdi." (Reşat Nuri Güntekin)

YELYUTAN

  1. [isim] Atlarda hava yutmanın yol açtığı bir hastalık

YETİŞKİN

  1. [sıfat] Yetişmiş, olgunlaşmış
  2. Evlenme çağına gelmiş (kız)
    • "Hem de yetişkin, yosma bir kadın beni erkek yerine koymuştu." (Necati Cumalı)
  3. Beden, ruh ve duygu bakımlarından olgunluğa erişmiş olan (kimse)
  4. Gelişimin herhangi bir yönünde veya tümünde duraklama düzeyine erişmiş olan
  5. [isim] Kanunların belirttiği belli bir yaşı aşmış, toplumsal sorumluluklarını bilme durumunda olan genç

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü