İçinde ye olan 6 harfli 109 kelime var. İçerisinde YE bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ye olan kelimeler listesine ya da Sonu ye ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

E Y Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

EY, YE

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ÇAYELİ
...
ASLİYE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Temel, esas

YELPİK

  1. [isim] Nefes darlığı

ÇAYEVİ

  1. [isim] Çay, kahve vb. içeceklerin hazırlandığı ve içildiği yer, çay ocağı, çayhane

YELLOZ

  1. [sıfat] Ahlaksız, hafifmeşrep, şıllık (kadın)
    • "Gülsüm adında, suratsız, yelloz bir kız bulmuştu." (Ercüment Ekrem Talu)

BİYELİ

  1. [sıfat] Biye geçirilmiş, biyesi olan
    • "Yatağın üzerinde kol kapakları, cep ağızları lacivert biyeli, mavi ipek bir pijama duruyordu." (Halide Edip Adıvar)

KLAVYE

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Parmaklarla hareket ettirilen piyano, org vb. çalgılarda veya yazı ve hesap makinelerinde değişmez bir eksen çevresinde inip kalkabilen, istenilen işe göre düzenlenmiş bazı mekanizmaları çalıştıran kaldıraç kollarının, tuş sıralarının bütünü

ÜYELİK

  1. [isim] Üye olma durumu
    • "Ara sıra bazı kimselerin bu banka idare meclisi üyeliklerine tayininde vetosunu dayatmaya kalkıştığını işittim." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
    • "Meclis çalışmalarına özürsüz olarak bir ay içinde toplam beş birleşim günü katılmayanların üyeliğinin düşmesine karar verilir." (Anayasa)

YERÖTE

  1. [isim] Yer çevresinde dolanan bir uydunun yörüngesi üzerinde yere en uzak nokta, evç

YENGEÇ

  1. [isim] Eklem bacaklılardan, kabuklu, birinci ayak çifti iki kıskaç olarak gelişmiş, eti için avlanan, suda yaşayan bir böcek

YETKİN

  1. [sıfat] Gerekli olgunluğa erişmiş, olgun, kâmil, mükemmel
    • "Bizim ülkemizde böyledir: Yetkin çalışmalar görmezden gelinir." (Selim İleri)

YEDMEK

  1. [-i] Çekerek peşinden götürmek, yedeğinde götürmek
  2. Yanında, beraberinde götürmek
    • "Burhan'ın kolu Ayşe'ye düşmesin diye sımsıkı sarılmış, yalnız bir arkadaş ve kardeş gibi değil, aynı zamanda bir sevgili rikkatiyle onu yediyordu." (Halide Edip Adıvar)

AKLİYE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Akıl hastalıkları ile ilgili hekimlik kolu
    • "Akliye hekimi."
  2. Akıl hastalıkları ile ilgili hastane bölümü
  3. Akılcılık

TEDİYE

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Para vb. bir şey verme, ödeme
    • "Ücretin yarısını da o gün tediye ettim." (Haldun Taner)
  2. Gerçekleşen bir alacağı para ile ödeme

ÖĞLEYE
...
DİZYEM

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Sıcakölçerde santigradın onda biri

YELEME

  1. [sıfat] Havai

YEMENİ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Kalıpla basılıp elle boyanan, kadınların başlarına bağladıkları tülbent
    • "Genç güzel aşçı kadının dört örgülü uzun saçları siyah bir yemeni ile örtülüydü." (Aka Gündüz)
  2. Bir tür hafif ve kaba ayakkabı
    • "Hacı, ayağından yemenisini çıkardı, arabadan uzattı." (Memduh Şevket Esendal)

ESPİYE
...
EZİYET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Aşırı güçlük ve sıkıntı, üzgü, cefa, zahmet, zulüm
    • "İçlerinden birine kancayı atmış, maksadı, onu üzmek, ona eziyet etmektir." (Refik Halit Karay)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü