İçinde yağ olan 9 harfli 19 kelime var. İçerisinde YAĞ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında yağ olan kelimeler listesine ya da sonu yağ ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Yağ Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A Y Ğ
3 Harfli Kelimeler
YAĞ
2 Harfli Kelimeler
AĞ, AY, YA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- YAĞDANLIK
-
-
[isim]
Makineleri yağlamakta kullanılan, ince, uzun bir borusu olan yağ kabı
-
[argo]
Bakınız dalkavuk
-
[isim]
Makineleri yağlamakta kullanılan, ince, uzun bir borusu olan yağ kabı
- BAYAĞILIK
-
-
[isim]
Bayağı olma durumu; sıradanlık, aleladelik
- "Nerede kibarlık ararsak orada bayağılığa rastlarız."
-
[isim]
Bayağı olma durumu; sıradanlık, aleladelik
- DANAAYAĞI
-
-
[isim, bitki bilimi]
Yılanyastığıgillerden, yaprakları lekeli bir bitki (Arum)
- "Botanik kitaplarında bulunan danaayağı ismi Fransızcadan çeviri olup halk tarafından kullanılmamaktadır."
-
[isim, bitki bilimi]
Yılanyastığıgillerden, yaprakları lekeli bir bitki (Arum)
- YAĞDIRMAK
-
-
[-i]
Yağmasını sağlamak
-
[nesnesiz]
Bir şeyi aralıksız ve ısrarlı bir biçimde yapmak
- "Turhan mütemadiyen babasına, amcasına mektuplar yağdırıyor."
-
[nesnesiz]
Vermek, söylemek
- "Cemal Paşa, çılgın, Adana'ya, Afyon'a şiddetle emirler yağdırıyordu."
-
[-e, nesnesiz, mecaz]
Bol miktarda vermek, sağlamak
- "Bu fabrika piyasaya kumaş yağdırdı."
-
[nesnesiz, mecaz]
Çok sayıda ortaya koymak, sürmek
- "Çorbada tuzum bulunsun diyen para, eşya yağdırmıştı."
-
[-i]
Yağmasını sağlamak
- YAĞLANMAK
-
-
[nesnesiz]
Yağlama işi yapılmak, yağ sürülmek, yağ konulmak
-
Yağ oluşmak
- "Kısacık boylu, kara kuru Nadir Hanım'ın yerinde şimdi şişman denilecek kadar etlenmiş, toplanmış, yağlanmış bir hanım var."
-
Yağdan kirlenmek
- "Saçlarını taramış, yakası pek yağlanan eski cübbesini değiştirmiş..."
-
Yağ sürünmek
- "Artık çayırlıklarda soyunup yağlanıp güreşemiyorlardı."
-
[nesnesiz]
Yağlama işi yapılmak, yağ sürülmek, yağ konulmak
- YAĞLATMAK
-
-
[-i]
Yağlama işini yaptırmak
- "Maslak’ta, mobil istasyonunda arabayı yağlatmak, yağını değiştirmek için sıra bekliyorum."
-
[-i]
Yağlama işini yaptırmak
- YAĞSIZLIK
-
-
[isim]
Yağsız olma durumu
-
[isim]
Yağsız olma durumu
- TEREYAĞLI
-
-
[sıfat]
Tereyağı ile yapılmış
- "Tereyağlı baklava."
-
[sıfat]
Tereyağı ile yapılmış
- YAĞLIDERE
-
-
[isim]
Giresun iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Giresun iline bağlı ilçelerden biri
- YAĞMALAMA
-
-
[isim]
Yağmalamak işi; talanlama
-
[isim]
Yağmalamak işi; talanlama
- YAĞMURLUK
-
-
[isim]
Yağmurdan korunmak için üste giyilen giysi; trençkot, empermeabl
- "Bu iki Türk, bu iki silah arkadaşı, yağmurluklarının altında yan yana uyudular."
-
Çadır bezinden yapılan ve yağmurdan korunmaya yarayan örtü
- "Pazarlardaki gölgelik ve yağmurluklar..."
-
İçeriye doğru açılan pencerelerle dış kapılarda yağmur ve kar sularının içeriye girmesini önlemek için yapılmış oluklu parça
-
[isim]
Yağmurdan korunmak için üste giyilen giysi; trençkot, empermeabl
- BASBAYAĞI
-
-
[sıfat]
Alışılandan, bilinenden hiçbir farkı olmayan, bilindiği gibi
- "Simitçi kumraldı, saçları dökülmüştü, evet basbayağı keldi adam."
-
[zarf]
Bakınız ciddi ciddi
- "Ayol, hakkın varmış efendi, kız buhran geçiriyor; buhran muhran değil, çıldırmış basbayağı!"
-
[sıfat]
Alışılandan, bilinenden hiçbir farkı olmayan, bilindiği gibi
- YAĞABİLME
-
-
[isim]
Yağabilmek işi
-
[isim]
Yağabilmek işi
- KURTAYAĞI
-
-
[isim, bitki bilimi]
Kuzey ve Orta Anadolu ormanlarında doğal olarak yetişen, bahçelerde ise çit bitkisi olarak yaygın biçimde yetiştirilen, kışın yaprağını döken, yaprakları karşılıklı dizilmiş, sürgün uçlarında salkım hâlinde açan beyaz renkli ve kokulu çiçekleri, yuvarlak, siyah renkli üzümsü meyveleri olan bir tür çalı (Lycopodium clavatum)
-
[isim, bitki bilimi]
Kuzey ve Orta Anadolu ormanlarında doğal olarak yetişen, bahçelerde ise çit bitkisi olarak yaygın biçimde yetiştirilen, kışın yaprağını döken, yaprakları karşılıklı dizilmiş, sürgün uçlarında salkım hâlinde açan beyaz renkli ve kokulu çiçekleri, yuvarlak, siyah renkli üzümsü meyveleri olan bir tür çalı (Lycopodium clavatum)
- YAĞILAŞMA
-
-
[isim]
Yağılaşmak işi
-
[isim]
Yağılaşmak işi
- KEDİAYAĞI
-
-
[isim, bitki bilimi]
Birleşikgillerden, süs bitkisi olarak da yetiştirilen, beyazımsı, yumuşak, sık tüylü bir bitki (Antennaria dioica)
-
[isim, bitki bilimi]
Birleşikgillerden, süs bitkisi olarak da yetiştirilen, beyazımsı, yumuşak, sık tüylü bir bitki (Antennaria dioica)
- YAĞMURSUZ
-
-
[sıfat]
Yağmuru olmayan, yağmur yağmayan
- "İbrahim Kâhya, Malgaca sırtlarındaki ağılında geçirdi bu yağmursuz günleri."
-
[zarf]
Yağmur yağmadan
- "Yağmur Fethiye’yi sevdi. Neydi o yağmursuz geçen günler."
-
[sıfat]
Yağmuru olmayan, yağmur yağmayan
- YAĞIVERME
-
-
[isim]
Yağıvermek işi
-
[isim]
Yağıvermek işi
- YAĞLAYICI
-
-
[isim, teknik]
Makine, motor vb.ni oluşturan parçaları yağlama işinde kullanılan araç
-
[isim, teknik]
Makine, motor vb.ni oluşturan parçaları yağlama işinde kullanılan araç