İçinde yağ olan 6 harfli 8 kelime var. İçerisinde YAĞ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında yağ olan kelimeler listesine ya da sonu yağ ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Yağ Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
A Y Ğ
3 Harfli Kelimeler
YAĞ
2 Harfli Kelimeler
AĞ, AY, YA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- SAĞYAĞ
-
-
[isim]
Bakınız tereyağı
- "Ne sağyağ kaldı ne zeytinyağı ne pirinç ne şeker ne fasulye, kiler tamtakır oldu."
-
[isim]
Bakınız tereyağı
- BAYAĞI
-
-
[sıfat]
Aşağılık bir durumda olan
- "Bütün hareketleri adi, kaba ve bayağı idi."
-
Bakınız sıradan
- "Kardeşimi birdenbire çok bayağı buldum."
-
[zarf]
Bakınız neredeyse
-
[zarf]
Bakınız gerçekten
- "Bayağı, çocuk gibi sevinirim limonun yarısının durduğuna."
-
[zarf]
Oldukça çok
- "Hayır işlemeden geçen günü heder olmuş addederek bayağı canı sıkılır."
-
[sıfat]
Aşağılık bir durumda olan
- İÇYAĞI
-
-
[isim]
Geviş getiren hayvanların karın boşluğunda iç organlarını saran kalın yağ
- "... ve siner tavanlara bir içyağı kokusu."
-
[isim]
Geviş getiren hayvanların karın boşluğunda iç organlarını saran kalın yağ
- YAĞSIZ
-
-
[sıfat]
Yağı olmayan
-
Yağı az
-
İçine yağ konulmamış, yağ ile yapılmamış
- "Bin yılın başı evimize bir misafir geldi, ona da yağsız pilav mı yedirelim?"
-
[mecaz]
İnce, zayıf
-
[sıfat]
Yağı olmayan
- YAĞMAK
-
-
[nesnesiz]
Yağmur, kar, dolu gökten düşmek
- "Her zaman yılbaşı gecesi kar yağardı."
-
Çok miktarda ve arka arkaya gelmek
- "Üstümüze kurşun yağıyordu."
-
[mecaz]
Üst üste ve çok gelmek
- "Sende bu istidat varken, pencerelerden başına çil kuruş yağar, biz de ekmek parası ediniriz."
-
[nesnesiz]
Yağmur, kar, dolu gökten düşmek
- YAĞMUR
-
-
[isim]
Atmosferdeki su buharının yoğunlaşmasıyla oluşan ve yeryüzüne düşen yağışın sıvı durumda olanı; yağar, yağış, baran, bereket, kay (I), rahmet
- "Kaşlarından süzülen yağmur damlalarını eliyle sıvazlayarak onlara baktı."
-
[mecaz]
Çok miktarda ve sık düşen, gelen şey
-
[mecaz]
Çokluk, bolluk
- "Para yağmuru. Övgü yağmuru."
-
[isim]
Atmosferdeki su buharının yoğunlaşmasıyla oluşan ve yeryüzüne düşen yağışın sıvı durumda olanı; yağar, yağış, baran, bereket, kay (I), rahmet
- YAĞRIN
-
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız kürek kemiği
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız kürek kemiği
- YAĞLIK
-
-
[sıfat]
Yağ için ayrılmış, yağ elde etmeye özgü
- "Yağlık zeytinler ağaçta yeşil meyve kalmadığında yağ oranının en yüksek seviyeye çıktığı zaman toplanır."
-
[isim]
Sırma işlemeli, büyük mendil; çevre
- "Osmanlı kadınlığının göz nurunu, el emeğini, üstün zevkini yüzyıllardan beri yiğitçe taşımış, işlemeli, yağlıklar, dantelalar, oyalar..."
-
[sıfat]
Yağ için ayrılmış, yağ elde etmeye özgü