İçinde yağ olan 6 harfli 8 kelime var. İçerisinde YAĞ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında yağ olan kelimeler listesine ya da sonu yağ ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Yağ Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A Y Ğ

3 Harfli Kelimeler

YAĞ

2 Harfli Kelimeler

AĞ, AY, YA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

SAĞYAĞ

  1. [isim] Bakınız tereyağı
    • "Ne sağyağ kaldı ne zeytinyağı ne pirinç ne şeker ne fasulye, kiler tamtakır oldu." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
BAYAĞI

  1. [sıfat] Aşağılık bir durumda olan
    • "Bütün hareketleri adi, kaba ve bayağı idi." (Ömer Seyfettin)
  2. Bakınız sıradan
    • "Kardeşimi birdenbire çok bayağı buldum." (Peyami Safa)
  3. [zarf] Bakınız neredeyse
  4. [zarf] Bakınız gerçekten
    • "Bayağı, çocuk gibi sevinirim limonun yarısının durduğuna." (Sait Faik Abasıyanık)
  5. [zarf] Oldukça çok
    • "Hayır işlemeden geçen günü heder olmuş addederek bayağı canı sıkılır." (Ercüment Ekrem Talu)
İÇYAĞI

  1. [isim] Geviş getiren hayvanların karın boşluğunda iç organlarını saran kalın yağ
    • "... ve siner tavanlara bir içyağı kokusu." (Behçet Necatigil)
YAĞSIZ

  1. [sıfat] Yağı olmayan
  2. Yağı az
  3. İçine yağ konulmamış, yağ ile yapılmamış
    • "Bin yılın başı evimize bir misafir geldi, ona da yağsız pilav mı yedirelim?" (Yaşar Kemal)
  4. [mecaz] İnce, zayıf
YAĞMAK

  1. [nesnesiz] Yağmur, kar, dolu gökten düşmek
    • "Her zaman yılbaşı gecesi kar yağardı." (Sait Faik Abasıyanık)
  2. Çok miktarda ve arka arkaya gelmek
    • "Üstümüze kurşun yağıyordu."
  3. [mecaz] Üst üste ve çok gelmek
    • "Sende bu istidat varken, pencerelerden başına çil kuruş yağar, biz de ekmek parası ediniriz." (Halide Edip Adıvar)
YAĞMUR

  1. [isim] Atmosferdeki su buharının yoğunlaşmasıyla oluşan ve yeryüzüne düşen yağışın sıvı durumda olanı; yağar, yağış, baran, bereket, kay (I), rahmet
    • "Kaşlarından süzülen yağmur damlalarını eliyle sıvazlayarak onlara baktı." (Orhan Hançerlioğlu)
  2. [mecaz] Çok miktarda ve sık düşen, gelen şey
  3. [mecaz] Çokluk, bolluk
    • "Para yağmuru. Övgü yağmuru."
YAĞRIN

  1. [isim, ağızlardan] Bakınız kürek kemiği
YAĞLIK

  1. [sıfat] Yağ için ayrılmış, yağ elde etmeye özgü
    • "Yağlık zeytinler ağaçta yeşil meyve kalmadığında yağ oranının en yüksek seviyeye çıktığı zaman toplanır." (Eren Akçiçek)
  2. [isim] Sırma işlemeli, büyük mendil; çevre
    • "Osmanlı kadınlığının göz nurunu, el emeğini, üstün zevkini yüzyıllardan beri yiğitçe taşımış, işlemeli, yağlıklar, dantelalar, oyalar..." (Kemal Tahir)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü