İçinde yar olan 8 harfli 46 kelime var. İçerisinde YAR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında yar olan kelimeler listesine ya da sonu yar ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Yar Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A R Y

3 Harfli Kelimeler

RAY, YAR

2 Harfli Kelimeler

AR, AY, RA, YA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

YARDAKÇI

  1. [isim] Kötü işlerde birine yardım eden kimse; avane
    • "Selmin ve yardakçısının planını fitil fitil burunlarından getirebilir." (Peyami Safa)
UYARINCA

  1. [zarf] Bakınız gereğince
    • "Toplumumuzda sanatçı-edebiyatçının bir lokma bir hırka felsefesi uyarınca yaşaması beklenir." (Tomris Uyar)
ZÜLFÜYAR

Kelime Kökeni: Farsça zulf + yār

  1. [isim] Bakınız zülüf
ISIYAYAR

  1. [isim, fizik] Bir akışkanda ısıyı her tarafa eşit olarak yaymaya yarayan alet; konvektör
HIYARCIK

  1. [isim, ağızlardan] Kasık lenf bezlerinin iltihaplanması
YARENLİK

  1. [isim] Yakın arkadaşlık; muhabbet
  2. Ahbapça, dostça konuşma, söyleşme; muhabbet
    • "Pastanenin gedikli müşterilerinden yaşlı yazarla kübist ressam ve müzisyeni aralarına aldıkları zaman yârenliğin tadına doyulmazdı." (Süleyman Kazmaz)
YARKURUL

  1. [isim] Bakınız alt kurul
YARALAMA

  1. [isim] Yaralamak işi; cerh
SESYAYAR

  1. [isim] Sesleri radyo dalgaları aracılığıyla yayma aleti
HIYARAĞA

  1. [sıfat, argo] Bakınız hıyarağası
YARARLIK

  1. [isim] Bakınız yararlılık
    • "Bu denemeleri yaptığıma hiç pişman değilim. Bugüne kadar yararlıklarını görüyorum." (Nâzım Hikmet)
DUYARSIZ

  1. [sıfat] Duyarlı olmayan
AYARTICI

  1. [sıfat] Ayartma işini yapan
    • "Esen sert ama ayartıcı, baştan çıkarıcı rüzgârların önünde sürükleniyor sadece..." (Ahmet Açıkgöz)
YARDIMCI

  1. [isim] Yardım eden veya gerektiğinde yardım edecek olan kimse vb.; avane, havari, muavin, muin, yâr, yaver, asistan
    • "Ev işlerinde annemin yardımcısı yine bendim." (Adalet Ağaoğlu)
  2. [sıfat] Yardımı olan (şey)
BAHTİYAR

Kelime Kökeni: Farsça baḫtiyār

  1. [sıfat] Bakınız mutlu
    • "Elbette sizden bahtiyar adam yok bu dünyada." (Nâzım Hikmet)
  2. [isim] Mutlu olan kimse
    • "Bir buseye can verdiğin zamanlarda benim gibi / Sevdiğine sahip olan bahtiyarı düşündün mü?" (Enis Behiç Koryürek)
YARIMŞAR

  1. [zarf] Yarım yarım, yarım olarak
UYARLAMA

  1. [isim] Uyarlamak işi; adaptasyon
  2. [edebiyat] Bir eseri çevrildiği dilin, konuşulduğu toplumun yaşayışına, inançlarına uydurma
  3. Edebî eserleri, sinema, tiyatro, radyo ve televizyonun teknik imkânlarına uygun duruma getirme; adapte etme
  4. [teknik] Birbirine uydurma
  5. [sıfat] Uyarlanmış, adapte edilmiş
YARARSIZ

  1. [sıfat] Yarar sağlamayan, yararı olmayan, işe yaramayan; yarayışsız, faydasız, beyhude, istifadesiz, nafile
UYARTMAK

  1. [-i] Uyarma işini yaptırmak
    • "Kaygısız aydınlara ve zenginlere acıma duygusu telkin ederek topluluğun vicdanını uyartmak ister." (Ahmet Kabaklı)
YARATMAK

  1. [-i, din bilimi] Allah, olmayan bir şeyi var etmek
    • "Allah, mutlaka dünyayı kullarına sevdirmek için baharı yaratmış olacaktı." (Ömer Seyfettin)
  2. [nesnesiz, mecaz] Zekâ, düşünce ve hayal gücünden yararlanarak o zamana kadar görülmeyen yeni bir şey ortaya koymak, yapmak
  3. [nesnesiz, mecaz] Olmasına, ortaya çıkmasına yol açmak, sebep olmak
    • "Bu haber sinirli bir hava yarattı. Yangın büyük tehlike yarattı."
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü