İçinde yar olan 6 harfli 28 kelime var. İçerisinde YAR bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında yar olan kelimeler listesine ya da Sonu yar ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A R Y Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
3 Harfli Kelimeler
RAY, YAR
2 Harfli Kelimeler
AR, AY, RA, YA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- MİLYAR
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Milyon kere bin, bin milyon, 1.000.000.000
-
Bu sayının adı
-
[isim]
Milyon kere bin, bin milyon, 1.000.000.000
- AYARTI
-
-
[isim]
Baştan çıkarma
-
[isim]
Baştan çıkarma
- YARLIK
-
-
[isim]
Ferman
-
[isim]
Ferman
- YARPUZ
-
-
[isim]
Ballıbabagillerden, çiçekleri birbirinden ayrı halka durumunda, nane türünden, kısa saplı, az veya çok tüylü, güzel kokulu bir bitki (Mentha pulegium)
-
[isim]
Ballıbabagillerden, çiçekleri birbirinden ayrı halka durumunda, nane türünden, kısa saplı, az veya çok tüylü, güzel kokulu bir bitki (Mentha pulegium)
- UYARMA
-
-
[isim]
Uyarmak işi, ihtar, tembih
- "Uyarma ve kınama cezalarıyla ilgili olanlar hariç, disiplin kararları yargı denetimi dışında bırakılamaz." (Anayasa)
-
Bir duyu organını, bütün bir sinir düzenini, kendi dışındaki bir nesne veya durumun bir tepkide bulunmaya yöneltmesi
-
[isim]
Uyarmak işi, ihtar, tembih
- UYARLI
- ...
- YARLİK
- ...
- HAVYAR
-
-
[isim]
Genellikle mersin balığının salamura edilmiş yumurtası
- "İkinci alkışa dayanamayan şair, havyar, şampanya getirtti." (Sait Faik Abasıyanık)
- "Bu adam bir gün doğar, fena bir aile içine girer, haylaz olur, mektebin arka sıralarında havyar keser, daima tekdir edilir." (Peyami Safa)
-
[isim]
Genellikle mersin balığının salamura edilmiş yumurtası
- UYARAN
-
-
[sıfat]
Uyarma işini yapan (kimse veya şey), münebbih
-
Organizmada uyarım yaratan, uyarıcı
- "Kahve, uyaran maddelerden biridir."
-
[isim]
Bir uyarım, bir tepki yaratan herhangi bir güç, uyarıcı
-
[sıfat]
Uyarma işini yapan (kimse veya şey), münebbih
- UYARCI
-
-
[isim]
Uygun davranışta bulunan, uyumlu görünen kimse
-
[isim]
Uygun davranışta bulunan, uyumlu görünen kimse
- UYARIM
-
-
[isim]
Bir uyaran karşısında organizmanın gösterdiği tepki, tembih
-
Bir uyarma sebebiyle herhangi bir kasta, salgı bezinde olan açık veya gizli değişme
-
[isim]
Bir uyaran karşısında organizmanın gösterdiği tepki, tembih
- TAYYAR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Uçucu
-
[sıfat]
Uçucu
- YARATI
-
-
[isim]
Yaratım
-
[isim]
Yaratım
- YARASA
-
-
[isim]
Yarasalardan, ön ayakları perdeli kanat biçiminde gelişmiş, vücudu yumuşak sık kıllarla kaplı, iskeletleri hafif yapılı, uçabilen memeli hayvan (Vespertilio)
-
[isim]
Yarasalardan, ön ayakları perdeli kanat biçiminde gelişmiş, vücudu yumuşak sık kıllarla kaplı, iskeletleri hafif yapılı, uçabilen memeli hayvan (Vespertilio)
- AYARLI
-
-
[sıfat]
Ayarlanmış, doğru çalışması sağlanmış, düzeltilmiş (saat, makine vb.)
-
Belirli bir ayarda olan (altın veya gümüş)
-
[sıfat]
Ayarlanmış, doğru çalışması sağlanmış, düzeltilmiş (saat, makine vb.)
- YARDAK
-
-
[isim]
Özellikle kötü işlerde yardım
-
[isim]
Özellikle kötü işlerde yardım
- YARALI
-
-
[sıfat]
Yarası olan, yaralanmış (kimse), mecruh
- "Yaralılarımızı develer üstünde götürüyoruz." (Falih Rıfkı Atay)
-
Dertli, üzüntülü
- "Bir yaralı adamdı. Her şeye layık ama layık olduğu hiçbir şeye kavuşamamış bir yaralı adamdı." (Yusuf Ziya Ortaç)
-
[sıfat]
Yarası olan, yaralanmış (kimse), mecruh
- YARMAK
-
-
[-i]
Uzunlamasına bölüp ayırmak
- "Odunu yarmak."
-
Buğday, arpa vb. tahıl tanelerini değirmende kırmak
-
Derin yara açmak
- "Aralarına girmemiş olsaydı boğaz boğaza dövüşecekler, birbirlerinin başını gözünü yaracaklardı." (Reşat Nuri Güntekin)
-
Yarık açmak
-
Ortasından, içinden geçmek
- "Vapurun yardığı sular, iki yanından güya neşelerinden köpüre köpüre Üsküdar'a gidişler, daima eğlenceliydi." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
[-i]
Uzunlamasına bölüp ayırmak
- YARICI
-
-
[sıfat]
Yarma işini yapan, parçalayan, bölen
-
[sıfat]
Yarma işini yapan, parçalayan, bölen
- YARGIÇ
-
-
[isim]
Millet adına, yargı yetkisini kullanarak yasaya aykırı davranışlarda veya uyuşulmayan işlerde yasayı yerine getirmekle, adaleti gerçekleştirmekle görevli kimse, hâkim
-
[isim]
Millet adına, yargı yetkisini kullanarak yasaya aykırı davranışlarda veya uyuşulmayan işlerde yasayı yerine getirmekle, adaleti gerçekleştirmekle görevli kimse, hâkim