İçinde yal olan 6 harfli 32 kelime var. İçerisinde YAL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında yal olan kelimeler listesine ya da Sonu yal ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

A L Y Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

3 Harfli Kelimeler

YAL

2 Harfli Kelimeler

AL, AY, LA, YA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

YALAKA

  1. [isim] Dalkavuk
  2. [sıfat] Arsız, sırnaşık

YALPIK

  1. [sıfat] Derinliği az ve geniş olan, yayvan

YALDIZ

  1. [isim] Eşyaya altın veya gümüş görünüşü vermek için kullanılan, sıvı veya yaprak durumundaki altın, gümüş ve bunların taklidi olan madde
    • "Boya değil, altın yaldız vursan manda gözü gibi donuk duruyor." (Burhan Felek)
  2. Bu madde ile eşyalara yapılan süs
  3. Aldatıcı dış görünüş, göz boyama
    • "Onun kibarlığı yaldızdan ibarettir."

YALLAH

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] "Ey Tanrı'm" anlamında bir seslenme sözü
    • "Millet, muharebenin başladığını, Gazi'nin Sivas'a geldiğini duyar duymaz yallah demiş, Salihli'ye gitmiş." (Aka Gündüz)
  2. "Haydi, yürü, kalk, git" anlamlarında bir kovma sözü

YALGIN

  1. [isim] Serap

BATYAL

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] 200-2000 m arasında derinliği olan deniz

ZİYALI

  1. [sıfat] Işıklı, aydın, aydınlık, ziyadar

RİYALE
...
YALINÇ

  1. [sıfat] Birleşik olmayan, yalnız bir maddeden oluşan
  2. Karışık olmayan, basit

YALPAK

  1. [sıfat] Sokulgan, cana yakın
  2. [isim] Dalkavuk
  3. [isim] Sarp yer, uçurum

ASYALI
...
YALOVA
...
YALAMA

  1. [isim] Yalamak işi
  2. [sıfat] Üzeri düzleşmiş, dişleri aşınmış olan (vida, cıvata vb.)
  3. [sıfat] Fırça izleri belli etmeden yapılan (resim)

YALAZA
...
SOSYAL

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [sıfat] Toplumla ilgili, toplumsal, içtimai
    • "Siz de vaktine, saatine göre ya etraftaki manzaraya ya birtakım sosyal metafizik düşüncelere yahut da sadece kendi şahsi kaygılarınıza dalıp gitmişsinizdir." (Reşat Nuri Güntekin)

EYALET

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Çoğunlukla valilerce yönetilen ve yönetim bakımından bir tür bağımsızlığı olan büyük il
  2. Osmanlı İmparatorluğu'nda en büyük sivil veya askerî yönetim bölgesi

YALÇIN

  1. [sıfat] Dik, sarp
    • "Yanık ve yalçın araziden geçerken Mehmet Emin Bey'in bir mısrasını hatırladım." (Halide Edip Adıvar)
  2. Düz, kaygan

YALNIZ

  1. [sıfat] Yanında başkaları bulunmayan
    • "Sokaktaki yalnız çocuk."
  2. [zarf] (ya'lnız) Yanında başkaları olmayarak
    • "Ömrümde şehir içinde bile yalnız dolaşmaya alışmamış bir adam için bir genç kızın tek başına Avrupa seyahatine çıkışı akıl durdurucu bir şeydi." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
  3. [zarf] (ya'lnız) Yalnızca
    • "Kendisini yalnız Bombay'a kadar götürecek tren parası vardı." (Falih Rıfkı Atay)
  4. [bağlaç] Ama
    • "Giderim yalnız arkadaşlarımı isterim. Güzel yalnız biraz renksiz."
  5. [isim] Toplumsal ilişkilerden yoksun veya yoksun bırakılan kişi

YALTAK

  1. [sıfat] Yaltakçı

SEYYAL

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Akışkan

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü