İçinde yakı olan 41 kelime var. İçerisinde YAKI bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında yakı olan kelimeler listesine ya da Sonu yakı ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

14 Harfli Kelimeler

AKARYAKITÇILIK, YAKINLAŞTIRMAK

13 Harfli Kelimeler

YAKINLAŞTIRMA, YAKIŞIKSIZLIK

12 Harfli Kelimeler

YAKIŞIKLILIK, YAKIŞTIRMACA

11 Harfli Kelimeler

AKARYAKITÇI, YAKINLAŞMAK, YAKINSAKLIK, YAKIŞTIRMAK

10 Harfli Kelimeler

YAKINLARDA, YAKINLAŞMA, YAKINSAMAK, YAKIŞIKSIZ, YAKIŞTIRMA

9 Harfli Kelimeler

AKARYAKIT, YAKICILIK, YAKINSAMA, YAKIŞIKLI

8 Harfli Kelimeler

YAKILMAK, YAKINDAN, YAKINLIK, YAKINMAK, YAKINSAK, YAKIŞMAK, YAPYAKIN

7 Harfli Kelimeler

YAKILMA, YAKIMCI, YAKINDA, YAKINIŞ, YAKINMA, YAKINTI, YAKIŞIK, YAKIŞMA, YAKITÇI

6 Harfli Kelimeler

YAKICI

5 Harfli Kelimeler

YAKIM, YAKIN, YAKIŞ, YAKIT

4 Harfli Kelimeler

YAKI


Kelime bulma makinesi

A I K Y Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

4 Harfli Kelimeler

AYIK, KAYI, KIYA, YAKI

3 Harfli Kelimeler

AKI, AYI, KAY, YAK

2 Harfli Kelimeler

AK, AY, YA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

AKARYAKITÇILIK

  1. [isim] Akaryakıtçı olma durumu

YAKINLAŞTIRMAK

  1. [-i] Yakın bir duruma getirmek, yaklaştırmak
  2. Aralarında sıkı ilgi veya duygusal bağ oluşmak
    • "Kadının hastalığı esnasındaki hizmetlerim bizi birbirimize yakınlaştırmıştı." (Reşat Nuri Güntekin)

YAKIŞIKSIZLIK

  1. [isim] Yakışık almayan davranış veya durum, uygunsuzluk

YAKINLAŞTIRMA

  1. [isim] Yakınlaştırmak işi

YAKIŞIKLILIK

  1. [isim] Yakışıklı olma durumu

YAKIŞTIRMACA

  1. [sıfat] Herhangi bir sebeple ortaya atılan, uydurma (söz)

AKARYAKITÇI

  1. [isim] Akaryakıt satan kimse

YAKINSAKLIK

  1. [isim] Yakınsak olma durumu

YAKIŞTIRMAK

  1. [-i] Yakışacak bir duruma getirmek, uygun duruma koymak, yaraştırmak
    • "Yakışıklı, orta boylu, giydiğini kendisine yakıştırır, kendini saydırabilir bir adam." (Memduh Şevket Esendal)
  2. Uygun ve yerinde görmek, iyi karşılamak
    • "Ancak kızı o oğlana bir türlü yakıştıramadı." (Tarık Buğra)
  3. Uydurmak
  4. Bir durum veya niteliği bir kimse için düşünmek, yormak

YAKINLAŞMAK

  1. [nsz] Yakın bir duruma gelmek, yaklaşmak
    • "Yer çok aşağılarda kalmış, gök yakınlaşmış gibime gelirdi." (Necati Cumalı)
  2. [-e] Aralarındaki ilgi, sevgi daha güçlü bir duruma gelmek
    • "Doktor Hikmet'i, onlara büsbütün yakınlaşmaktan, onlarla dilediği gibi haşır neşir olmaktan menediyordu." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

YAKINLARDA

  1. [zarf] Yakın yerlerde, çevrede
    • "Yakınlarda lokanta var mı?"
  2. Son zamanlarda
    • "Bu yakınlarda onu hiç görmedim."

YAKINLAŞMA

  1. [isim] Yakınlaşmak işi

YAKIŞTIRMA

  1. [isim] Yakıştırmak işi

YAKIŞIKSIZ

  1. [sıfat] Yakışık almayan, uygunsuz, çirkin, münasebetsiz (tavır, hâl vb.)
    • "Bundan büyüğü pek yakışıksız olur." (Tarık Buğra)
    • "Nasıl sivilken caiz olabilen davranışlar üniforma giydiğiniz zaman yakışıksız kaçarsa devlet adamı kişiliğini giyinmediğiniz zaman da o saygınlığı her davranışınızda göstermeniz gerekir." (Haldun Taner)

YAKINSAMAK

  1. [-i] Bir şeyin yakın zamanda olacağını düşünmek, olmasını yakın görmek
  2. Değişken bir büyüklük durağan bir büyüklüğe, hiçbir zaman erişmemek şartıyla gittikçe yaklaşmak

YAKINSAMA

  1. [isim] Yakınsamak işi
  2. Aradaki açıklık sonsuz küçülerek fakat kesişmeden bir noktaya, bir limite doğru yaklaşma

AKARYAKIT

  1. [isim] Benzin, gaz yağı, mazot vb. sıvı yakıt

YAKICILIK

  1. [isim] Yakıcı olma durumu
    • "Güneşin yakıcılığı."
  2. Yakı yapma işi

YAKIŞIKLI

  1. [sıfat] Güzel, gösterişli (erkek)
    • "Genç bir adamdır ama hiç de yakışıklı sayılmaz." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

YAKINDAN

  1. [zarf] Yakın bir yerden, yakın olarak
    • "Yakından bakılırsa iyi görülür."
  2. Çok dikkatli, titiz bir biçimde
    • "Hükûmet gibi müttefik kuvvetlerin ajanları da olayları yakından gözetliyorlardı." (Tarık Buğra)

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü