İçinde yab olan 7 harfli 10 kelime var. İçerisinde YAB bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında yab olan kelimeler listesine ya da sonu yab ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Yab Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A B Y

3 Harfli Kelimeler

BAY

2 Harfli Kelimeler

AB, AY, YA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

YABANCI

  1. [sıfat] Başka bir milletten olan, başka devlet uyruğunda olan (kimse); bigâne, ecnebi
    • "Bu toprak bizimdir, içinde yabancının işi yok." (Ruşen Eşref Ünaydın)
  2. Başka bir milletle ilgili olan
    • "Hiçbir millet, milletimizden daha çok yabancı unsurların inanç ve âdetlerine riayet etmemiştir." (Atatürk)
  3. Aileden, çevreden olmayan (kimse veya şey); el (II), namahrem
    • "Ben, yabancı bir adam, neme lazım, hiç sesimi çıkarmadım." (Memduh Şevket Esendal)
  4. Tanınmayan, bilinmeyen; yad, yadırgı
    • "Yabancı müşteri giremezdi kapısından. Gelenler hep edebiyat adamlarıydı." (Yusuf Ziya Ortaç)
  5. Aynı türden, aynı çeşitten olmayan
    • "Yağın içinde yabancı maddeler var."
  6. Bir konuda bilgisi, deneyimi olmayan
    • "Bu uygulamanın yabancısıyım."
  7. Belli bir yere veya kimseye özgü olmayan
    • "Yabancı arabalar buraya park edemez."
BEYABAN

Kelime Kökeni: Farsça beyābān

  1. [isim, eskimiş] Bakınız çöl
    • "Uçsuz, bucaksız beyaban insana âdeta dinî bir vect içinde hiçliğini hissettiriyor." (Halide Edip Adıvar)
HIYABAN

Kelime Kökeni: Farsça ḫiyābān

  1. [isim, eskimiş] İki tarafı düzgün ağaçlı yol veya bulvar
    • "Sustu bülbüller hıyaban uykuda / Esme ey bad esme canan uykuda" (Faruk Nafiz Çamlıbel)
BOYABAT

  1. [isim] Sinop iline bağlı ilçelerden biri
DİYABAZ

Kelime Kökeni: Fransızca diabase

  1. [isim, jeoloji] Feldspatlardan bir plajiyoklaz ile ojitten oluşmuş yeşil renkli bir kütle
DİYABET

Kelime Kökeni: Fransızca diabète

  1. [isim, tıp] Bakınız şeker hastalığı
YABANIL

  1. [sıfat] İlkel yaşayan (kimse)
  2. Bakınız yabansı
    • "Benim hâlâ yollarda olmaktan böyle yabanıl ve marazi zevk alışımın nedenlerini artık didiklemeden keyfini sürüyordum." (Buket Uzuner)
  3. İnsandan ve toplum yaşayışından kaçan, insanlarla ilişkisini kesen
    • "Babası daha neşeli, daha espriliydi. Bunun gibi yabanıl değildi. Sonra haksızlık ettiğini düşündü, adamın nasıl biri olduğunu bilmiyordu." (Ahmet Ümit)
  4. [bitki bilimi] Bakınız yabani (bitki)
    • "Silme yabanıl olanları aşılattı, boş yerlere yenilerini diktirdi." (Fakir Baykurt)
  5. [hayvan bilimi] Bakınız yabani (hayvan)
GIYABEN

Kelime Kökeni: Arapça ġiyāben

  1. [zarf] Kendi yokken, ortada olmaksızın
    • "Gıyaben hüküm giydi."
  2. Adını, sözünü başkalarından duyarak, görmeden
    • "Ben teyzenizin kızıyım, sizi de gıyaben tanırım." (Refik Halit Karay)
NİYABET

Kelime Kökeni: Arapça niyābet

  1. [isim, eskimiş] Bakınız naiplik
YABANSI

  1. [sıfat] Bakınız acayip
    • "Kaçmış uykum yabansı ormanlardan / Dağlar mağaralarla ovalara kaçmış" (Fazıl Hüsnü Dağlarca)
  2. [mecaz] Abartılı, görülmemiş, duyulmamış; yabanıl
    • "Kalabalıklaşan şehirlerde yapılarla elde edilebilen yabansı rantlar, insanları çileden çıkarıyor." (Aydın Boysan)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü