İçinde ya olan 8 harfli 427 kelime var. İçerisinde YA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ya olan kelimeler listesine ya da Sonu ya ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A Y Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
AY, YA
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- YADSIMAK
-
-
[-i]
Yaptığı bir işi, söylediği sözü veya tanık olduğu bir şeyi yapmadığını, bilmediğini söylemek, yaptığını saklamak, inkâr etmek
- "Söylediklerini sonradan yadsımış, duyduğu güvensizliği ortaya koymuştur." (Selim İleri)
-
İlgili, bağlı bulunduğu bir şeye yabancı kalmak
- "Ulusunu yadsımak."
-
Tanrı'nın varlığını tanımamak, inkâr etmek
-
[-i]
Yaptığı bir işi, söylediği sözü veya tanık olduğu bir şeyi yapmadığını, bilmediğini söylemek, yaptığını saklamak, inkâr etmek
- KUMPANYA
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Genellikle yabancı sınai, ticari ortaklık
- "Geminin batırılması emrini ben vermiş ve sigorta kumpanyasından ihtiyacım olan parayı sessizce koparıvermiştim." (Sait Faik Abasıyanık)
-
Tiyatro topluluğu
- "O küçük kasabada arada bir uğrayan tiyatro kumpanyaları da olmasa biz neyle avunurduk?" (Necati Cumalı)
-
Aynı görüşü paylaşan, aynı eylemi yapan kimseler topluluğu
- "Hırsız kumpanyası."
-
[isim]
Genellikle yabancı sınai, ticari ortaklık
- OYALAMAK
-
-
[-i]
Belirli bir süre birinin dikkat ve ilgisini başka bir şey üzerine çekmek, meşgul etmek
- "Gazino varmış / Denize karşı / Beni oyalarmış / Dükkânlarıyla çarşı." (Behçet Necatigil)
-
Vakit kazanmak için aldatmak
-
Eğlendirmek, hoşça vakit geçirtmek
- "Biz onu eğlendirdiğimiz kadar o da bizi oyalamıştı." (Falih Rıfkı Atay)
-
Bekletmek
-
[-i]
Belirli bir süre birinin dikkat ve ilgisini başka bir şey üzerine çekmek, meşgul etmek
- YASSILIK
-
-
[isim]
Yassı olma durumu
-
[isim]
Yassı olma durumu
- BALYALIK
- ...
- DERMEYAN
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[sıfat]
Ortada, ortaya konmuş
-
[sıfat]
Ortada, ortaya konmuş
- KAVMİYAT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Etnografya
-
[isim]
Etnografya
- YASLAMAK
-
-
[-i]
Bir şeyi bir yere dokunur duruma getirmek ve bu durumda bırakmak veya tutmak, dayamak
-
[-i]
Bir şeyi bir yere dokunur duruma getirmek ve bu durumda bırakmak veya tutmak, dayamak
- BAŞYAZAR
-
-
[isim]
Bir gazete veya derginin başyazılarını yazan kimse, başmuharrir, sermuharrir
- "Tanin gazetesine ve başyazarına pek şiddetli bir dille çatmaktan kendimi alamamıştım." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[isim]
Bir gazete veya derginin başyazılarını yazan kimse, başmuharrir, sermuharrir
- YALITICI
-
-
Yalıtkan
-
Yalıtkan
- YAMATMAK
-
-
[-i]
Yamama işini yaptırmak
-
[-i]
Yamama işini yaptırmak
- PARANOYA
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Abartılı gurur, kuşku, güvensizlik, bencillikle belli olan bir ruh hastalığı
- "Herkes birbirini kuşkuyla süzüyor. Toplumsal bir paranoya yaşıyoruz bugün." (Tomris Uyar)
-
[isim]
Abartılı gurur, kuşku, güvensizlik, bencillikle belli olan bir ruh hastalığı
- YAŞARMAK
-
-
[nsz]
Islanmak, nemlenmek
-
Yaşla dolmak
- "Anam beni çok bekleyecek diye gözleri yaşardı." (Falih Rıfkı Atay)
-
[nsz]
Islanmak, nemlenmek
- SEVKİYAT
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Silahlı kuvvetlerde, personel, silah, araç, yiyecek vb. ikmal maddelerinin, stratejik ve taktik amaçlarla bir yerden başka bir yere gönderilmesi
-
[isim]
Silahlı kuvvetlerde, personel, silah, araç, yiyecek vb. ikmal maddelerinin, stratejik ve taktik amaçlarla bir yerden başka bir yere gönderilmesi
- YALTAKÇI
-
-
[sıfat]
Yaltaklanmayı huy edinen, yaltak, mütebasbıs
-
[sıfat]
Yaltaklanmayı huy edinen, yaltak, mütebasbıs
- YAPSATÇI
-
-
[isim]
Bina yapıp satan kimse
-
[isim]
Bina yapıp satan kimse
- BAŞBAYAN
-
-
[isim]
Devlet büyüklerinin eşi
-
[isim]
Devlet büyüklerinin eşi
- AYAKÜSTÜ
-
-
[zarf]
Oturmadan, ayakta durarak
- "Makasçı, ayaküstü bana gayet basit kelimelerle bir dram anlattı." (Reşat Nuri Güntekin)
-
Kısa sürede, acele olarak, ayaküzeri
-
[isim]
Hazır yemek
-
[zarf]
Oturmadan, ayakta durarak
- FAYANSÇI
-
-
[isim]
Fayans döşeyen veya satan kimse
-
[isim]
Fayans döşeyen veya satan kimse
- TEYAKKUZ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Uyanıklık, saklık
-
[isim]
Uyanıklık, saklık