İçinde ya olan 4 harfli 48 kelime var. İçerisinde YA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında ya olan kelimeler listesine ya da Sonu ya ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

A Y Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

AY, YA

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ARYA

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Operalarda solistlerden birinin orkestra eşliğinde söylediği, genellikle kendi içinde bütünlüğü olan parça

AYAL

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Karı, eş
    • "Çocuklar uyumuştur / Efendi gazete okur / Ayali dikiş dikmektedir." (Orhan Veli Kanık)

SİYA

Kelime Kökeni : Rumca

  1. [isim] Kürekleri tersine kullanarak sandalı geriye yürütme

VEYA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [bağlaç] Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut
    • "Ben Atatürk'le üç veya iki defa karşılaştım." (Burhan Felek)
  2. Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olursa kullanılan bir söz
    • "Sen, ben veya başka birileri."

MAYA

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Bazı besinlerin yapımında mayalanmayı sağlamak için kullanılan madde, ferment
    • "Ekmek mayası. Yoğurt mayası. Kımız mayası."
  2. İçerdikleri enzimlerin katalizör niteliği etkisiyle şekerleri karbondioksit ve alkole dönüştüren bir hücreli bitki organizmaları
  3. Yaradılış, öz nitelik
    • "Belki biri soyutlanmaya daha az yatkın, öteki daha fazla tetikti ama mayaları galiba birdi." (Atilla İlhan)
  4. Arsız, utanmaz kimse

YABA

  1. [isim] Harman savurmakta kullanılan, çatal biçiminde, tahtadan tarım aracı

HAYA

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Er bezi

YAKI

  1. [isim] Bazı hastalıkları tedavi etmek amacıyla bir bez üzerine yayılıp vücudun bazı yerlerine konulan, koyuca lapa veya özel biçimde yapılmış eczalı parça
    • "Hardal yakısı."

AYAŞ
...
SAYA

  1. [isim] Ayakkabının yumuşak olan üst bölümü
  2. Gebe koyunların karnındaki yavru yüz günlük olduğunda çobanların yaptığı tören
  3. Yayla ve kırlarda hayvanlar için yapılan üstü samanla örtülü yer
  4. Kadın giysisi
  5. İş önlüğü
    • "Sırtına giymiş sıkma sayayı / Yedeğine almış ağca mayayı." (Halk türküsü)

AYAR

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Bir aygıtın gereken işi yapabilmesi durumu
    • "Saatin ayarı bozuk. Televizyonun ses ayarı iyi."
  2. Saatler için belli bir yere göre kabul edilmiş olan ölçü
    • "Memleket saat ayarı."
  3. Altın, gümüş vb. madenlerden yapılmış şeylerin saflık derecesi
  4. Bir iş veya bir davranışta gereken ölçü
    • "Kalorifercinin ayarı yok, ya çok yakıyor veya hiç yakmıyor."
  5. Değer, derece
    • "Biz, telif eser ayarında bir sanat kıymeti taşıyan tercümelere teşekkür edelim." (Bedri Rahmi Eyuboğlu)

SOYA

Kelime Kökeni : Fransızca

  1. [isim] Kökeni Çin ve Japonya'ya uzanan, protein değeri bakımından zengin bir tür fasulye, soya fasulyesi (Soia hispida)
    • "Soya yağı. Soya unu."

GÜYA

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [zarf] Sözde, sanki
    • "Onlara çaktırmadan güya konuştuklarımızı yazıyorum." (Aka Gündüz)

UYAR
...
YATI

  1. [isim] Gidilen yerde geceyi geçirme
    • "Yatıya bekleriz."

VİYA

Kelime Kökeni : İtalyanca

  1. [isim] Dümeni ortaya alarak gemiyi bulunduğu doğrultuda yürütme
  2. [ünlem] Gemiyi belirli bir doğrultu verildikten sonra, aynı doğrultuda tutması için dümenciye verilen komut

YARA

  1. [isim] Keskin bir şeyle veya bir vuruşla vücutta oluşan derin kesik
    • "Mendilimi bir çatkı şekline sokarak başıma, yaramın üzerine sardım." (Refik Halit Karay)
    • "Beyzade sağ salim kurtulacak ama İbiş ağır bir yara alacaktı." (Tarık Buğra)
  2. Bir şeyin iç veya dış yüzünde herhangi bir etki ile oluşan ve tehlikeli olabilen oyuk, gedik, yarık
    • "Geminin omurgasındaki yara."
    • "Bizde de bir aklıevvel çıksa şu son durumda yaraya şifa verecek neler söylerdi?" (Haldun Taner)
  3. Dert, üzüntü, acı
    • "Bu yarayı deşmeyin."

YAVE

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Saçma, saçma sapan söz
    • "Sonra da oturur, talihsizlik yaveleri ile hikâyeci numaralarına başvururum." (Haldun Taner)

İHYA

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Yeniden canlandırma, diriltme
    • "Eskisinden daha çok gelsinler, söylesinler, önlerine dökül, ağızlarını ara, bana gel, ne söylediklerini haber ver, ihya olursun be Tevfik!" (Halide Edip Adıvar)
  2. Çok iyi duruma getirme, geliştirme, güçlendirme
  3. Yeni bir güç, umut, erinç verme

YAFA

  1. [isim] Kalın kabuklu, çekirdekli bir tür portakal

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü