İçinde y olan 6 harfli 799 kelime var. İçerisinde Y harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında y harfi olan kelimeler listesine ya da sonu y harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- EYLEME
-
-
[isim]
Eylemek işi
-
[isim]
Eylemek işi
- MİLFÖY
-
Kelime Kökeni: Fransızca mille-feuille
-
[isim]
Bakınız milföy hamuru
-
[isim]
Bakınız milföy hamuru
- AYIRMA
-
-
[isim]
Ayırmak işi; şerh, tecrit
- "Yapılabilecek şeylerle yapılamayacakları daha ilk anda ayırmasını biliyordu."
-
[isim]
Ayırmak işi; şerh, tecrit
- TAYDAŞ
-
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız akran
-
[isim, ağızlardan]
Bakınız akran
- ALAYLI
-
-
[isim, askerlik]
Erlikten yetişmiş, askerî okullarda okumadan başarı gösterip rütbe alan ve yükselen subay
- "Cemal ne olduğunu anlamaya çalışırken bu sefer asker sordu ona, ‘Mektepli misin, alaylı mı?’"
-
[sıfat, mecaz]
Gerekli okul eğitimini görmeden kendini yetiştirmiş olan (kimse), mektepli karşıtı
- "Ekseriyet, okuyup yazmak bilmeyen alaylılardaydı."
-
[isim, askerlik]
Erlikten yetişmiş, askerî okullarda okumadan başarı gösterip rütbe alan ve yükselen subay
- YORMAK
-
-
[-i]
Yorgun duruma getirmek
- "Teknik teferruatla okurlarımı yormak istemiyorum."
-
[mecaz]
Sıkıntıya sokmak, üzmek
- "Ömer, kalbimi en çok yoran bir sima gibi hatırımda kaldı."
-
[-i]
Yorgun duruma getirmek
- GANYAN
-
Kelime Kökeni: Fransızca gagnant
-
[sıfat]
At yarışlarında birinciliği kazanan (at)
-
[isim]
Bu at için alınan bilet
-
At yarışlarında resmî programda yer alan atın numarasını taşıyan bileti alarak onun birinci gelmesi tahmini üzerine para yatırma yoluyla oynanan bir tür bahis oyunu
- "Bana ganyan ve plaseyi, çifte bahis oynamayı o öğretti."
-
[sıfat]
At yarışlarında birinciliği kazanan (at)
- YORDAM
-
-
[isim]
Bakınız alışkanlık
- "Bu bakış o beyaz pencereyi, bu bakış o fukara kapıyı gönül yordamıyla arıyordu."
-
[ağızlardan]
Çevik ve çabuk olma
-
[eskimiş]
Bakınız yöntem
-
[isim]
Bakınız alışkanlık
- YIPRAK
-
-
[sıfat, ağızlardan]
Yıpranmış, aşınmış, eski
- "İç cebindeki meşin cüzdandan çıkardığım, ortasından ikiye bölünmüş yıprak bir sarı kâğıdı uzatıyorum."
-
[sıfat, ağızlardan]
Yıpranmış, aşınmış, eski
- KAYKAY
-
-
[isim]
Türlü maddelerden yapılmış, altında tekerlekler bulunan, kaymaya yarayan alet
-
[isim]
Türlü maddelerden yapılmış, altında tekerlekler bulunan, kaymaya yarayan alet
- PEKİYİ
-
-
[isim]
Öğretimde, öğrencinin değerlendirilmesinde kullanılan en yüksek başarı derecesi
- "Sınıfımı pekiyi ile geçtim."
-
[ünlem]
Bakınız evet
-
[isim]
Öğretimde, öğrencinin değerlendirilmesinde kullanılan en yüksek başarı derecesi
- YAĞMUR
-
-
[isim]
Atmosferdeki su buharının yoğunlaşmasıyla oluşan ve yeryüzüne düşen yağışın sıvı durumda olanı; yağar, yağış, baran, bereket, kay (I), rahmet
- "Kaşlarından süzülen yağmur damlalarını eliyle sıvazlayarak onlara baktı."
-
[mecaz]
Çok miktarda ve sık düşen, gelen şey
-
[mecaz]
Çokluk, bolluk
- "Para yağmuru. Övgü yağmuru."
-
[isim]
Atmosferdeki su buharının yoğunlaşmasıyla oluşan ve yeryüzüne düşen yağışın sıvı durumda olanı; yağar, yağış, baran, bereket, kay (I), rahmet
- YIRTIM
-
-
[isim]
Bakınız manifatura
-
Yalnız bir elbiselik, şalvar vb. dikilebilir büyüklükte olan (kumaş)
- "Hele salı günü kurulan pazarın şaşaası arasında dünyanın bin bir lisanının konuşulduğu o karmaşa, eski yıllarda karısına bir yırtım basma alabilmek için sabahlara kadar yol yürüyüp gelen gariban köylülerimizi hatırlattı bana."
-
[isim]
Bakınız manifatura
- OTOYOL
-
-
[isim]
Hızlı bir trafik akımı sağlamak amacıyla yapılan, çok şeritli, çift yönlü, geniş yol; otoban
-
[isim]
Hızlı bir trafik akımı sağlamak amacıyla yapılan, çok şeritli, çift yönlü, geniş yol; otoban
- RADYUM
-
Kelime Kökeni: Fransızca radium
-
[isim, kimya]
Atom numarası 88, atom ağırlığı 226,05 olan, 700 °C'de eriyen, 1898 yılında Pierre Curie ve eşi tarafından bulunan, soğukta suyu ayrıştıran, ışın etkinliği çok bir element (simgesi Ra)
- "Küçük ve radyum mineli zarif bir saat çıkardı."
-
[isim, kimya]
Atom numarası 88, atom ağırlığı 226,05 olan, 700 °C'de eriyen, 1898 yılında Pierre Curie ve eşi tarafından bulunan, soğukta suyu ayrıştıran, ışın etkinliği çok bir element (simgesi Ra)
- BÜYÜLÜ
-
-
[sıfat]
Kendisine büyü yapılmış (kimse)
-
Büyü gücü olan; afsunlu, efsunlu, füsunlu, sihirli, efsunkâr, füsunkâr, sihirkâr
-
[mecaz]
Bir şeyin insan üzerinde bıraktığı, onu şiddetle hükmü altına alacak kadar kuvvetli, karşı konulamaz derecede etkileyici; sihirli, efsunkâr
- "Sen akşamlar kadar büyülü, sıcak / Rüyalarım kadar sade, güzeldin"
-
[sıfat]
Kendisine büyü yapılmış (kimse)
- FEYYAZ
-
Kelime Kökeni: Arapça feyyāż
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız gür
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız gür
- AYLAMA
-
-
[isim]
Aylamak işi
-
[isim]
Aylamak işi
- YALVAÇ
-
-
[isim, din bilimi]
Bakınız peygamber
- "Kendini her şeyi önceden görmüş, biraz ermiş, biraz aziz, biraz yalvaç gibi hissediyor."
-
[isim, din bilimi]
Bakınız peygamber
- BOYALI
-
-
[sıfat]
Boya sürülmüş, boyanmış veya boyaya batırılmış
- "Türk evlerinde köşeler ve tavanlar türlü renklerle boyalı oyma tahtalarla süslü idi."
-
Belli bir renkte boyanmış olan
- "… yeşil boyalı demir kapıdan çabucak çıktım ve tepeyi aşıp soluk soluğa kasabaya doğru inmeye başladım."
-
Bakınız makyajlı
- "İşte o dakikadan itibaren onun boyalı dudaklarından, yapma sarı saçlarından nefret ediyordum."
-
[sıfat]
Boya sürülmüş, boyanmış veya boyaya batırılmış