İçinde yıf olan 14 kelime var. İçerisinde YIF bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında yıf olan kelimeler listesine ya da Sonu yıf ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

13 Harfli Kelimeler

DENİZKADAYIFI

12 Harfli Kelimeler

KADAYIFÇILIK

11 Harfli Kelimeler

HAYIFLANMAK, ZAYIFLATMAK

10 Harfli Kelimeler

HAYIFLANMA, ZAYIFLAMAK, ZAYIFLATMA, ZAYIFLAYIŞ

9 Harfli Kelimeler

KADAYIFÇI, ZAYIFLAMA

8 Harfli Kelimeler

ZAYIFLIK

7 Harfli Kelimeler

KADAYIF

5 Harfli Kelimeler

HAYIF, ZAYIF


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

DENİZKADAYIFI

  1. [isim] Esmer su yosunlarından bir deniz bitkisi (Alaria esculenta)

KADAYIFÇILIK

  1. [isim] Kadayıf yapma veya satma işi

ZAYIFLATMAK

  1. [-i] Zayıf olmasına yol açmak
    • "Zayıflamaktan değil, onu zayıflatmaktan çekinmiyordum." (Falih Rıfkı Atay)

HAYIFLANMAK

  1. [nsz] Acınmak, üzülmek, yerinmek, esef etmek
    • "Selanik'i Türk elinde görebilecek miyim? diye hayıflanıyordu." (Falih Rıfkı Atay)

HAYIFLANMA

  1. [isim] Hayıflanmak işi

ZAYIFLAYIŞ

  1. [isim] Zayıflama işi veya biçimi

ZAYIFLATMA

  1. [isim] Zayıflatmak işi

ZAYIFLAMAK

  1. [nsz] Zayıf duruma gelmek
    • "Paşa, kendisini görenleri tanımayacak kadar zayıflamıştı." (Ömer Seyfettin)

KADAYIFÇI

  1. [isim] Kadayıf yapan veya satan kimse

ZAYIFLAMA

  1. [isim] Zayıflamak işi
    • "Sanki pek şişman bir şeymiş gibi zayıflama hastalığına tutulmuştu." (Memduh Şevket Esendal)

ZAYIFLIK

  1. [isim] Zayıf olma durumu

KADAYIF

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Undan yapılan, tatlı olarak tüketilen türlü biçimlerde yiyecek
    • "Ekmek kadayıfı."
    • "Tel kadayıf."

ZAYIF

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [sıfat] Eti, yağı az olan, sıska, cılız, arık (insan veya hayvan)
    • "Uzun boylu, zayıf, ellilik bir hanım." (Sermet Muhtar Alus)
    • "Güya bu sene biraz zayıf düşmüşüm." (Reşat Nuri Güntekin)
    • "Muhalefeti hep zayıf düşüren, muhalefeti hep hedefinden uzaklaştıran kusur, ondaki bu sonsuz kanma ve aldanma huyudur." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
    • "Kendisini en zayıf yerinden yakalamak istediğinden şüphelenir gibi." (Reşat Nuri Güntekin)
  2. Görevini yapacak yeterli gücü olmayan
    • "Zayıf bir ordu. Gözleri zayıf."
  3. Sağlamlığı, dayanıklılığı olmayan
    • "Zayıf bir yapı."
  4. Önemli, güvenilir olmayan
    • "Zayıf bir bilgi."
  5. Çok az
    • "Zayıf bir ihtimal."
  6. Enerjisi, etkisi, yoğunluğu az olan
    • "Radyoda uzak bir istasyonun zayıf sesini duydu. Zayıf ışık."
  7. [isim] Başarısızlığı gösteren not
  8. Bilgi yönünden yeterli olmayan, yeteneksiz
    • "Zayıf bir öğretmen."
  9. Kişilik ve ruhsal yönden gereği kadar güçlü olmayan
    • "Zayıf ve uydurma bir âşık bu cevaba karşı perişan olurdu." (Aka Gündüz)

HAYIF

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Haksızlık, insafsızlık
  2. Acınma, üzülme
  3. [ünlem] "Vah, heyhat, yazık" anlamlarında kullanılan bir söz

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü