İçinde yü olan 9 harfli 47 kelime var. İçerisinde YÜ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında yü olan kelimeler listesine ya da sonu yü ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

BÜYÜLENİŞ

  1. [isim] Büyülenmek işi
    • "Bu, bir içgüdü, bir büyüleniş, şuursuzca bir sürüklenişti." (Kerime Nadir)
YALIHÜYÜK

  1. [isim] Konya iline bağlı ilçelerden biri
YÜKSÜZLÜK

  1. [isim] Yüksüz olma durumu
DENEYÜSTÜ

  1. [isim, felsefe] Deneyle kazanılması imkânsız, akılla ilgili olan bilgi; transandantal
YÜZLEŞMEK

  1. [nesnesiz, -le] Bir iddiayı ileri sürenle, inkâr eden kimseler yüz yüze gelerek sözlerini tekrarlamak
    • "Ben onunla her zaman yüzleşebilirim."
  2. Yüz yüze gelmek
  3. [mecaz] Farkına varmak, iyice anlamak
YÜCELTMEK

  1. [-i] Yüce bir duruma getirmek
    • "Kahraman diye yücelttiğiniz insanların, ciğerlerinin beş para etmediğini görmüyor musunuz?" (Hıfzı Topuz)
BÜYÜLTMEK

  1. [-i] Bakınız büyütmek
    • "Art arda dizdiği engelleri gittikçe büyültüyor." (Nermi Uygur)
  2. Resim, harita vb.nin daha büyük örneğini yapmak
    • "Anlaşılıyor ki gördüğümüz eski, büyük yağlı boya tabloyu ya kendisi bu gravürden ayrıca tersim etmiş yahut belki de bu, başka bir ressam tarafından büyültülerek yapılmış bir kopyası olacaktı." (Abdülhak Şinasi Hisar)
  3. [mecaz] Bir nesneyi veya durumu olduğundan daha önemli, büyük göstermek
YÜRÜTÜLÜŞ

  1. [isim] Yürütülmek işi
BÜYÜLENME

  1. [isim] Büyülenmek işi; afsunlanma, efsunlanma, sihirlenme
YÜZDÜRMEK

  1. [-de] Yüzmesini sağlamak veya yüzme işini yaptırmak
    • "Burada değil, karşı kıyıda yüzdürüyorlar."
  2. [-i] Batmış veya karaya oturmuş tekneyi suyun yüzüne çıkarıp yüzer duruma getirmek
    • "Batık gemileri yüzdürdüler."
YÜKSEKLİK

  1. [isim] Yüksek olma durumu; irtifa
    • "Alçak gönüllü olmak yine yüksekliği artırır." (Necip Fazıl Kısakürek)
  2. [coğrafya] Bakınız yükselti
  3. [matematik] Geometrik biçimlerde, tabandan tepeye olan uzaklık
  4. [gök bilimi] Bir yıldızdan gelen ışın ile ufuk düzlemi arasındaki açı
BÜYÜMSEME

  1. [isim] Bakınız büyükseme
YÜKSELTİŞ

  1. [isim] Yükseltmek işi
BÜYÜKELÇİ

  1. [isim] Bir devletin başka bir devletteki en üst düzey temsilcisi; sefirikebir
BÜYÜKBABA

  1. [isim] Bakınız dede
    • "Büyükbabanın zamanında bergüzarmış, ne yapayım, kıramadım." (Ercüment Ekrem Talu)
BÜYÜKANNE

  1. [isim] Bakınız nine
    • "Büyükannem yeni dansları eski kabakçı Arapların oyunu kadar bile güzel bulmuyor." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
BÜYÜTÜLÜŞ

  1. [isim] Büyütülmek işi
YÜRÜTÜLME

  1. [isim] Yürütülmek işi
YÜKLENMEK

  1. [-e] Yükleme işi yapılmak veya yükleme işine konu olmak; yıkılmak
    • "Daha şimdiden evin bütün işleri Peyker'in üstüne yüklenmiş." (Memduh Şevket Esendal)
  2. Kendi ağırlığını başka bir şey üzerine vermek, bedeniyle abanmak
    • "Araba durdukça önümdekine, kalktıkça arkamdakine yükleniyorum." (Burhan Felek)
  3. [-i] Bir yükü taşımak
    • "Bavulları yüklendi."
  4. [mecaz] Üstüne düşmek; zorlamak
    • "Hep birden yüklenmişlerdi o zaman Rahmi'ye; saygısızlık ettin, kırdın diye." (Tarık Buğra)
  5. [-i, mecaz] Bir şeyi yapmayı kabul etmek, üstüne almak; girmek
YÜZYILLIK

  1. [sıfat] Yaklaşık olarak sürerliği yüzyıl olan; asırlık
    • "Sanki yüzyıllık bir uykudan uyanan bekçi, yerinden doğrulup çevresine bakınca kendisini uyandıran kişiyi göremedi." (İhsan Oktay Anar)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü