İçinde yü olan 7 harfli 57 kelime var. İçerisinde YÜ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında yü olan kelimeler listesine ya da sonu yü ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- ÇÜRÜYÜŞ
-
-
[isim]
Çürümek işi
- "Fakat temizleyeyim derken farkında olmadan bu çürüyüşe o da bulaşacak, sonra o da çürümeye başlayacaktır."
-
[isim]
Çürümek işi
- YÜZEYLİ
-
-
[sıfat]
Yüzeyi olan
-
[sıfat]
Yüzeyi olan
- TAAYYÜŞ
-
Kelime Kökeni: Arapça taʿayyuş
-
[isim, eskimiş]
Geçimini sağlama
-
[isim, eskimiş]
Geçimini sağlama
- YÜZLEME
-
-
[isim]
Yüzlemek işi
-
[isim]
Yüzlemek işi
- YÜREGİR
-
-
[isim, tarih]
Oğuz Türklerinin yirmi dört boyundan biri
-
[isim, tarih]
Oğuz Türklerinin yirmi dört boyundan biri
- YÜPÜRME
-
-
[isim]
Yüpürmek işi
-
[isim]
Yüpürmek işi
- YÜRÜTEÇ
-
-
[isim]
Yürüme çağına gelen çocukların çabuk yürümelerini sağlayan, dört tekerlekli araç; örümcek, tay tay arabası, yürüten
-
Yürüme sorunu olan kimselerin kullandığı araç; yürüten
-
[isim]
Yürüme çağına gelen çocukların çabuk yürümelerini sağlayan, dört tekerlekli araç; örümcek, tay tay arabası, yürüten
- OKSİYÜR
-
Kelime Kökeni: Fransızca oxyure
-
[isim, hayvan bilimi]
Bakınız sivrikuyruk
-
[isim, hayvan bilimi]
Bakınız sivrikuyruk
- BÜYÜYÜŞ
-
-
[isim]
Büyümek işi
- "Sırf kol, bacak uzamasından ibaret bir büyüyüş değil, benliğinden hâsıl olan başkalıkla, yeni kudretle olgunlaşan bir büyüyüş."
-
[isim]
Büyümek işi
- YÜZÜNCÜ
-
-
[sıfat]
Yüz sayısının sıra sıfatı, sırada doksan dokuzuncudan sonra gelen
-
[sıfat]
Yüz sayısının sıra sıfatı, sırada doksan dokuzuncudan sonra gelen
- YÜREĞİR
-
-
[isim]
Adana iline bağlı ilçelerden biri
-
[isim]
Adana iline bağlı ilçelerden biri
- YÜKÜMLÜ
-
-
[sıfat]
Bir şeyi yapma zorunluluğu olan; memur, mükellef
- "Onun güvenliğini her yerde sağlamakla yükümlüsünüz."
-
[sıfat]
Bir şeyi yapma zorunluluğu olan; memur, mükellef
- YÜZBAŞI
-
-
[isim, askerlik]
Orduda rütbesi üsteğmenle binbaşı arasında olan subay
-
[isim, askerlik]
Orduda rütbesi üsteğmenle binbaşı arasında olan subay
- YÜZÜSTÜ
-
-
[zarf]
Yüzü yere gelecek biçimde; yüzükoyun
- "Dişçi, kendini yüzüstü bir kanepeye attı."
-
[mecaz]
Başlanmış fakat tamamlanmamış bir durumda
- "Elbette birçok önemli konulara el attı ama ulusumuzun temel sorunlarından bazıları yüzüstü duruyor."
-
[zarf]
Yüzü yere gelecek biçimde; yüzükoyun
- YÜZÜKSÜ
-
-
[sıfat]
Yüzüğü andıran, yüzüğe benzer, yüzük gibi
-
[sıfat]
Yüzüğü andıran, yüzüğe benzer, yüzük gibi
- BÜYÜMEK
-
-
[nesnesiz]
Organizmanın bütününde veya bu bütünün bir bölümünde boyutlar artmak, irileşmek, eskisinden büyük duruma gelmek
- "Büyür güzellikleri, vücutları, kısmetleri / Çocuklar uyurken."
-
Belli bir yaşa gelmek
- "İhtiyar Süleyman Çavuş'un ellerinde büyüdüm."
-
Yaşı artmak; yaş almak
- "Fakat büyüdükçe o kadar sevdiği bu oyunlara veda etmek lazım gelecekti."
-
Şiddeti artmak
- "İkinci de okuduktan sonra kavga büyüdü."
-
Sayıca artmak
-
Bakınız genişlemek
- "Barbarosların ülkesi büyüdükçe büyüyordu."
-
[mecaz]
Önem ve değer kazanmak
-
[nesnesiz]
Organizmanın bütününde veya bu bütünün bir bölümünde boyutlar artmak, irileşmek, eskisinden büyük duruma gelmek
- BÜYÜKSÜ
-
-
[sıfat]
Büyüğü andıran, büyüğe benzeyen, büyük gibi
- "Haspanın gülümseyişi bile büyüksü."
-
[sıfat]
Büyüğü andıran, büyüğe benzeyen, büyük gibi
- BÜRÜYÜŞ
-
-
[isim]
Bürümek işi
-
[isim]
Bürümek işi
- YÜRÜYÜŞ
-
-
[isim]
Yürümek işi
- "Ordu arızalı fakat kısa bir yoldan yürüyüşe tekrar başladı."
-
Spor amacıyla yapılan yürüme
- "Fazla yağlarını eritmek için karısı ile yürüyüşe çıkan fabrikatör..."
-
Bir olayı protesto etmek, bir konuya dikkati çekmek amacıyla topluca yürüme
-
[askerlik]
Birliklerin bir yerden başka bir yere gitmesi
-
[isim]
Yürümek işi
- YÜKLÜCE
-
-
[sıfat]
Oldukça çok, bir hayli fazla
- "Ağa efendi şoförü çok sevmişti. Ona yüklüce bir bahşiş verdi."
-
[sıfat]
Oldukça çok, bir hayli fazla