İçinde vul olan 27 kelime var. İçerisinde VUL bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında vul olan kelimeler listesine ya da sonu vul ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

13 Harfli Kelimeler

RANDEVULAŞMAK

12 Harfli Kelimeler

RANDEVULAŞMA

11 Harfli Kelimeler

KULAKDAVULU

10 Harfli Kelimeler

BAVULCULUK, DAVULCULUK, ŞAVULLAMAK

9 Harfli Kelimeler

DAVULTOZU, RANDEVULU, ŞAVULLAMA, VULGARİZE

8 Harfli Kelimeler

BAVULSUZ, ÇAVULDUR, KOVULMAK, SAVULMAK

7 Harfli Kelimeler

BAVULCU, BAVULLU, DAVULCU, KOVULMA, KOVULUŞ, OVULMAK, SAVULMA, TAVULGA

6 Harfli Kelimeler

OVULMA

5 Harfli Kelimeler

BAVUL, DAVUL, ŞAVUL, VULVA

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

RANDEVULAŞMAK

  1. [nesnesiz] İki veya daha çok kişi belli bir yerde veya zamanda buluşmak için sözleşmek
    • "İnsan ölümle randevulaşınca daha çok adam sendeci oluyor." (Gaye Boralıoğlu)
RANDEVULAŞMA

  1. [isim] Randevulaşmak işi
KULAKDAVULU

  1. [isim, anatomi] Bakınız kulak zarı
DAVULCULUK

  1. [isim] Davulcunun yaptığı iş
  2. Bakınız batericilik
BAVULCULUK

  1. [isim] Bavulcunun yaptığı iş
ŞAVULLAMAK

  1. [-i] Yoklamak veya kollamak
    • "Kocasına düşen, gerçek niyetlerini ve duygularını böyle uzaktan şavullamak!" (Attilâ İlhan)
  2. [ağızlardan] Bakınız şakullemek
  3. Göz gezdirmek, araştırmak
    • "... çekeceği kolpoları önce şavulluyor, sonra bütün dikkatiyle, bütün gayretiyle kaçırıyor." (Orhan Seyfi Orhon)
RANDEVULU

  1. [sıfat] Randevusu bulunan
  2. [zarf] Randevu alarak
ŞAVULLAMA

  1. [isim] Şavullamak işi
VULGARİZE

Kelime Kökeni: Fransızca vulgarisé

  1. [sıfat] Herkesin anlayacağı düzeyde olan
    • "Vulgarize yayınlar."
DAVULTOZU

  1. [isim] Elde edilmesi imkânsız nesne
    • "Hani eskiden cahillere davultozuyla minaregölgesinden ilaç yapıp paralarını alıverenler varmış." (Reşat Nuri Güntekin)
KOVULMAK

  1. [nesnesiz] Kovma işine konu olmak veya kovma işi yapılmak; defedilmek, sepetlenmek
    • "Evdekilerle boyuna çatışmaya başlamam yüzünden evden kovuldum." (Çetin Altan)
ÇAVULDUR

  1. [isim, tarih] Oğuz Türklerinin yirmi dört boyundan biri
BAVULSUZ

  1. [sıfat] Bavulu olmayan
    • "Millet yeniden fakat modern şekilde sefere daima hazırdır; bir bavul saltanatı hüküm sürüyor, bavulsuz adam kalmamıştır." (Refik Halit Karay)
SAVULMAK

  1. [nesnesiz] Bir şeyden çekinerek bulunduğu yerden uzaklaşmak
TAVULGA

  1. [isim, bitki bilimi] Kabuğu kırmızı veya erguvan renginde olan ve tabaklamada kullanılan bir tür söğüt
BAVULCU

  1. [isim] Bavul yapan veya satan kimse
SAVULMA

  1. [isim] Savulmak işi
KOVULMA

  1. [isim] Kovulmak işi; defedilme
BAVULLU

  1. [sıfat] Bavulu olan
    • "Şimdi apartmana uğrayan eli bavullu bir adam hepsini getiriyor." (Nezihe Araz)
OVULMAK

  1. [nesnesiz] Ovma işine konu olmak
    • "Tavanlar bir sabunla ovulmaktan parıl parıl parlıyor." (Ömer Seyfettin)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü