İçinde vuş olan 24 kelime var. İçerisinde VUŞ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında vuş olan kelimeler listesine ya da Sonu vuş ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

11 Harfli Kelimeler

BAŞÇAVUŞLUK, KAVUŞTURMAK, KOVUŞTURMAK, SAVUŞTURMAK, ÜSTÇAVUŞLUK

10 Harfli Kelimeler

KAVUŞTURMA, KAVUŞULMAK, KOVUŞTURMA, OVUŞTURMAK, SAVUŞTURMA

9 Harfli Kelimeler

KARAÇAVUŞ, KAVUŞULMA, OVUŞTURMA

8 Harfli Kelimeler

BAŞÇAVUŞ, ÇAVUŞLUK, KAVUŞMAK, KAVUŞTAK, SAVUŞMAK, ÜSTÇAVUŞ

7 Harfli Kelimeler

KAVUŞMA, KAVUŞUM, SAVUŞMA

5 Harfli Kelimeler

ÇAVUŞ, KOVUŞ


Kelime bulma makinesi

U V Ş Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler

2 Harfli Kelimeler

ŞU

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KAVUŞTURMAK

  1. [-i] Kavuşmasını veya kavuşmalarını sağlamak
    • "Kollarını kavuşturup gözyaşı dökmekten başka elinden ne gelir?" (Atilla İlhan)

ÜSTÇAVUŞLUK

  1. [isim] Üstçavuş olma durumu veya üstçavuşun rütbesi

SAVUŞTURMAK

  1. [-i] Geçiştirmek, atlatmak
    • "Büyük bir felaketten henüz çıkmış bu adamda küçük bir sokak kavgası veya hafif bir araba kazasını savuşturmuş da şimdi üstünü başını düzeltmeye koyulmuş bir kimse hâli vardı." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)

KOVUŞTURMAK

  1. [-i] Suçlu olduğu ileri sürülen biri için gerekli araştırma ve soruşturmayı yapmak, takip etmek

BAŞÇAVUŞLUK

  1. [isim] Başçavuş olma durumu

KAVUŞTURMA

  1. [isim] Kavuşturmak işi

OVUŞTURMAK

  1. [-i] Bir şeyi bastırarak başka bir şey üzerinden geçirmek
  2. Eli birbirine sürtmek
    • "Ahmet kahveden içeri girerken ellerini ovuşturarak söyleniyordu." (Burhan Felek)

KOVUŞTURMA

  1. [isim] Kovuşturmak işi
  2. Suçlu sanılan biri için yapılan soruşturma ve araştırma, takibat, takip
    • "Zimmet, ihtilas, irtikâp suçları hakkında açılan kovuşturmalar da bu arada durdurulacak mıdır?" (Necati Cumalı)

SAVUŞTURMA

  1. [isim] Savuşturmak işi

KAVUŞULMAK

  1. [nsz] Bir araya gelinmek, birleşilmek

KAVUŞULMA

  1. [isim] Kavuşulmak işi

KARAÇAVUŞ

  1. [isim] Bir tür üzüm

OVUŞTURMA

  1. [isim] Ovuşturmak işi

KAVUŞTAK

  1. [isim] Nakarat

BAŞÇAVUŞ

  1. [isim] Astsubay başçavuş
    • "Başçavuş, kalabalığı dağıtmaya çalışan jandarmalara seslendi." (Necati Cumalı)
  2. Yeniçeri Ocağının çavuşu

ÜSTÇAVUŞ

  1. [isim] Orduda astsubaylığın ikinci aşaması olan, çavuşla başçavuş arasındaki görevli

SAVUŞMAK

  1. [nsz] Bulunduğu yerden aceleyle, gizlice veya dikkati çekmeden ayrılmak
    • "Hemen dükkâna koşuyorum, acele acele bir iki gazete alıp savuşuyorum." (Reşat Nuri Güntekin)
    • "Yemek kotaracağım diye savuşup gitti." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  2. Hastalık veya başka kötü bir durum geçmek, iyileşmek

KAVUŞMAK

  1. [-e] Ayrı kalınan, sevilen bir kimseyle bir araya gelmek, onu yeniden görmek
    • "Biz 1923'te bir Mustafa Kemal'e kavuşmasaydık, gelecek zamanlara doğru yollarımızı tıkayan aşılmaz setleri yıkamazdık." (Falih Rıfkı Atay)
  2. Yokluğu çekilen veya çok istenen bir şeye erişmek, onu elde etmek
    • "Vakitsiz kötürümleşen ruh, onun mucizesiyle ısındı, kımıldandı, doğruldu; bir sağlığa kavuşuyordu." (Ruşen Eşref Ünaydın)
  3. Katılmak
    • "Fırat ve Dicle gibi yan yana akıyorlar, sonra birbirine kavuşuyorlar." (Yahya Kemal Beyatlı)
  4. [nsz] Bir araya gelmek, birleşmek
    • "Ceketin önü kavuşmuyor."
  5. [nsz] Güneş batmak
  6. Varmak, ulaşmak

ÇAVUŞLUK

  1. [isim] Çavuş olma durumu veya görevi
  2. Çavuş rütbesi

KAVUŞMA

  1. [isim] Kavuşmak işi, buluşma, telaki
    • "Karısını ve kendisini memlekete dönmeye ve vatanına kavuşmaya ikna ettik." (Burhan Felek)
  2. Mantar ve yosun sınıfından bazı aşağı bitkilerde, yeni bir birey oluşturmak için iki ayrı hücrenin birleşmesi

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü