İçinde vi olan 9 harfli 78 kelime var. İçerisinde Vİ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında vi olan kelimeler listesine ya da Sonu vi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- VİETNAMLI
- ...
- DİLÜVİYUM
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Bugünkü ırmakların Dördüncü Çağdan kalma en eski alüvyonları
-
[isim]
Bugünkü ırmakların Dördüncü Çağdan kalma en eski alüvyonları
- UHREVİLİK
- ...
- SANDVİÇÇİ
-
-
[isim]
Sandviç yapan ve satan kimse
-
[isim]
Sandviç yapan ve satan kimse
- VİTRİFİYE
- ...
- KAVİLEŞME
-
-
[isim]
Kavileşmek işi
-
[isim]
Kavileşmek işi
- VİSKOZİTE
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Bir maddenin ağdalı, koyu kıvamlı olma durumu, ağdalık
-
[isim]
Bir maddenin ağdalı, koyu kıvamlı olma durumu, ağdalık
- MÜSAVİLİK
- ...
- DÖVİZZEDE
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Bankalara herhangi bir şey almak için dövizle borçlanıp borcunu ödeyemeyerek edindiği malı yok pahasına elinden çıkarmak zorunda kalan kimse
-
[isim]
Bankalara herhangi bir şey almak için dövizle borçlanıp borcunu ödeyemeyerek edindiği malı yok pahasına elinden çıkarmak zorunda kalan kimse
- İSVİÇRELİ
- ...
- VİCDANSIZ
-
-
[sıfat]
Vicdanı olmayan, insafsız
-
[sıfat]
Vicdanı olmayan, insafsız
- VİDEOTEYP
-
Kelime Kökeni : İngilizce
-
[isim]
Video
-
[isim]
Video
- VİYAKLAMA
-
-
[isim]
Viyaklamak işi
- "Yeni kadınların çoğu ana olmayı zarafete mugayir bir şey sayıyorlar ve çocuk viyaklamasından nefret ediyorlar." (Peyami Safa)
-
[isim]
Viyaklamak işi
- CENAZEEVİ
- ...
- TEŞVİKKAR
- ...
- VİSAMİRAL
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Amirallikten bir önceki rütbede olan deniz subayı
-
[isim]
Amirallikten bir önceki rütbede olan deniz subayı
- CEVİZİMSİ
-
-
[sıfat]
Cevizi andıran, cevize benzeyen, ceviz gibi
-
[sıfat]
Cevizi andıran, cevize benzeyen, ceviz gibi
- ÇİVİLEMEK
-
-
[-i]
Bir şeyi bir yere çivi ile tutturmak, mıhlamak
-
Aynı noktaya sürekli olarak bakmak
- "Duvara sırtını verip çömeldi. Gözünü hamamcının geleceği yola çiviledi." (Abbas Sayar )
-
[-i]
Vurmak, öldürmek
-
[-e]
Olduğu yerde hareketsiz bırakmak
- "Maçın sonuna kadar sanki koltuğuna çivilemişler, hiç kımıldamıyor." (Atilla İlhan)
-
Sabitleştirmek, kesin olarak yerleştirmek
- "Adamı dışarıya çekerken bir cümleyi zihnine çiviler gibi yerleştirdi." (Aka Gündüz)
-
[-i]
Bir şeyi bir yere çivi ile tutturmak, mıhlamak
- SEVİYESİZ
-
-
[sıfat]
Düzeyi, değeri düşük, bayağı olan
- "Seviyesiz bir konuşma."
-
[sıfat]
Düzeyi, değeri düşük, bayağı olan
- ÇİVİTLEME
-
-
[isim]
Çivitlemek işi
-
[isim]
Çivitlemek işi