İçinde verme olan 6 harfli 2 kelime var. İçerisinde VERME bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında verme olan kelimeler listesine ya da sonu verme ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Verme Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler
E E M R V
5 Harfli Kelimeler
VEREM, VERME
4 Harfli Kelimeler
ERME, EVRE, VERE
2 Harfli Kelimeler
EM, ER, EV, ME, RE, VE
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- VERMEK
-
-
[-e, -i]
Üzerinde, elinde veya yakınında olan bir şeyi birisine eriştirmek, iletmek; lütfetmek, lütfeylemek
- "Okumadığım zaman tavukların bahçesindeyim, yemlerini ben veririm."
-
Bırakmak veya bağışlamak
-
Ondan bilmek, atfetmek
- "Bilgin'in bu çekingen tavırlarını kusurlu ve zayıf oluşuna verdi."
-
Düşünce veya bilgi anlatan şeyleri başkalarına bildirmek
- "Geçenlerde bir derginin, 'Eski ünlüler ne yapıyor?' adlı bir röportajına verdiği cevapları okudum."
-
Döndürmek, çevirmek, yöneltmek
- "Arabanın burnunu en tenha kahvelerden birinin önünde rıhtıma verdiler."
-
Bir şeyi satmak
- "Ucuz pahalı deme de ver gitsin; ver de kurtul."
-
Kızı, kadını biriyle evlendirmek
- "Uzun Osman, Zeynep'le Süleyman'a, ikisini birbirine vereceğini söylediği zaman şaşmadılar."
-
Bakınız yaymak (I)
- "Ses vermek. Işık vermek."
-
Bitki ortaya çıkarmak
- "Ağaç bu sene filiz verdi."
-
Herhangi bir şey ortaya çıkarmak, oluşturmak
- "Kendisi de muhakkak artistlerden, güzel eser veren, güzel konuşan, hayalleri işlek adamlardan hoşlanıyor."
-
Bir hâli bir kimse veya yerde hâkim kılmak
- "Korku vermek. Ateşe vermek. Ortalığı heyecana vermek."
-
Sahip olmasını sağlamak
-
Bakınız kazandırmak
- "Hareket vermek. Biçim vermek."
-
Bakınız katmak
- "Tat, çeşni vermek."
-
Bir şey ayırmak
- "Zaman vermek."
-
Bir şey harcamak
- "Emek vermek."
-
Bir yere dayamak
- "Duvara sırtını verip çömeldi. Gözünü hamamcının geleceği yola çiviledi."
-
Bakınız doğurmak
- "Kezban, ona yedi evlat vermişti."
-
Bilgi edinmesi için göndermek
- "Kursa vermek. Okula vermek."
-
Bakınız belirlemek
- "Derse girmeden sinema için saat ver, dedi."
-
[argo]
Cinsel yönden kendisini kullandırmak
-
[yardımcı fiil]
Kök veya gövdeleri sonuna -ı (-i, -u, -ü) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek tezlik bildiren birleşik fiiller oluşturur
- "alıvermek, dizivermek, yapıvermek, görüvermek."
-
Elindeki parayı kaptırmak; uçlanmak
-
[-e, -i]
Üzerinde, elinde veya yakınında olan bir şeyi birisine eriştirmek, iletmek; lütfetmek, lütfeylemek
- EVERME
-
-
[isim]
Bakınız evlendirme
-
[isim]
Bakınız evlendirme