İçinde vaz olan 8 harfli 15 kelime var. İçerisinde VAZ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında vaz olan kelimeler listesine ya da sonu vaz ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Vaz Harfleri ile Yazılabilecek Kelimeler

A V Z

3 Harfli Kelimeler

VAZ

2 Harfli Kelimeler

AV, AZ

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

VAZGELME

  1. [isim] Bakınız vazgeçme
KRUVAZÖR

Kelime Kökeni: Fransızca croiseur

  1. [isim, askerlik] Deniz yollarını gözetmek, deniz ve hava filolarına kılavuzluk etmek amacıyla toplarla silahlandırılmış hızlı savaş gemisi
    • "Zırhlıları ile, kruvazörleri ile İngiliz donanması orada idi." (Falih Rıfkı Atay)
MÜTEVAZI

Kelime Kökeni: Arapça mutevāżiʿ

  1. [sıfat] Bakınız alçak gönüllü
    • "Sakin, mütevazı ve kalabalıktan kaçan ruhunu incitmemek için onu, birkaç kişi ile sırtımda ebedî makamına ben götürdüm." (Ahmet Hikmet Müftüoğlu)
  2. Bakınız gösterişsiz
    • "Düğün sahibinin bütçesi ne kadar dar ve mütevazı olursa olsun, hokkabaz şarttı." (Sâmiha Ayverdi)
MUVAZZAF

Kelime Kökeni: Arapça muvaẓẓaf

  1. [isim, askerlik] Silahlı Kuvvetlerde görev başında olan subay ve astsubaylarla askerlik hizmetini yapan erler
  2. [sıfat] Bir görev ve hizmetle yükümlü olan (kimse)
PERVAZLI

  1. [sıfat] Pervazı olan
VAZİFELİ

  1. [sıfat] Bakınız görevli
    • "İnfaza, vazifeli şahıslardan başka, kimse kabul edilemez." (Necip Fazıl Kısakürek)
  2. Bakınız ödevli
TEVAZULU

  1. [sıfat] Bakınız alçak gönüllü
    • "Onu herkes işinin ehli, uysal ve tevazulu bir adam telakki ediyordu." (Abdülhak Şinasi Hisar)
TAVAZZUH

Kelime Kökeni: Arapça tavażżuḥ

  1. [isim, eskimiş] Bakınız aydınlanma
MÜTEVAZİ

Kelime Kökeni: Arapça mutevāzī

  1. [sıfat, eskimiş] Birbirine paralel olan
  2. [matematik] Bakınız paralel
VAZETMEK

Kelime Kökeni: Arapça vażʿ + Türkçe etmek

  1. [-i, eskimiş] Bakınız koymak
    • "Dünyaya ilk defa olmak üzere monogaminin temel taşını vazettiler." (Ömer Seyfettin)
AYVAZLIK

  1. [isim] Ayvazın görevi
    • "Uşaklık, ayvazlık istihkakın yokken bu rütbeye gelmişsin." (Namık Kemal)
VAZGEÇME

  1. [isim] Vazgeçmek durumu; geri çekilme, vazgelme, nükûl, ricat, sarfınazar, terk
    • "Ama adam kızdan vazgeçmeye pek niyetli görünmedi." (Ahmet Ümit)
VAZIHLIK

  1. [isim] Açık olma durumu
VAZGEÇİŞ

  1. [isim] Vazgeçmek işi
MUVAZENE

Kelime Kökeni: Arapça muvāzene

  1. [isim, eskimiş] Bakınız denge
    • "Ruh muvazenesi yalpalamaya başlayınca nesil ahengi kaybolmaya yüz tutar ve şimdiki manzara doğar." (Necip Fazıl Kısakürek)
  2. Bakınız dengeleme
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü