İçinde va olan 7 harfli 199 kelime var. İçerisinde VA bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında va olan kelimeler listesine ya da Sonu va ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
A V Harfleri İle Yazılabilecek Bazı Kelimeler
2 Harfli Kelimeler
AV
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- MOLDOVA
- ...
- VARYETE
-
Kelime Kökeni : Fransızca
-
[isim]
Şarkı, dans, hokkabazlık, temsil gibi aralarında ilişki bulunmayan farklı oyunlardan oluşan gösteri
-
Varyasyon
-
[isim]
Şarkı, dans, hokkabazlık, temsil gibi aralarında ilişki bulunmayan farklı oyunlardan oluşan gösteri
- KIVANMA
-
-
[isim]
Kıvanmak işi, iftihar
-
[isim]
Kıvanmak işi, iftihar
- VAKARLI
-
-
[sıfat]
Ağırbaşlı
- "Vakarlı, gösterişli bir adam." (Refik Halit Karay)
-
[sıfat]
Ağırbaşlı
- VARİYET
-
-
[isim]
Varlık, zenginlik
-
[isim]
Varlık, zenginlik
- DEVASIZ
-
-
[sıfat]
İyileştirilemeyen, ilacı bulunamayan
-
Çaresiz
-
[sıfat]
İyileştirilemeyen, ilacı bulunamayan
- LAVANTA
-
Kelime Kökeni : İtalyanca
-
[isim]
Lavanta çiçeğinden yapılan ispirtolu esans
- "Aşağıdan caz sesi, lavanta kokusu ve alkollü bir hava geliyor." (Refik Halit Karay)
-
[isim]
Lavanta çiçeğinden yapılan ispirtolu esans
- VAKUMLU
-
-
[sıfat]
Vakumlanmış
-
[sıfat]
Vakumlanmış
- DUVARLI
- ...
- SUVARMA
-
-
[isim]
Suvarmak işi
-
[isim]
Suvarmak işi
- TEVAZÜN
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Birbirine denk olma, dengede bulunma
-
[isim]
Birbirine denk olma, dengede bulunma
- CANAVAR
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Masallarda sözü geçen yabani, yırtıcı hayvan
- "Sen bir ahu gibi dağdan dağa kaçsan da yine / Seni aşkım canavarlar gibi takip edecek." (Faruk Nafiz Çamlıbel)
- "Fakat o, bu gece sahiden canavar kesilmiş."
-
Köpek balığı
- "Balıklara canavar hücum etmesin diye göz kulak olurmuş." (Sait Faik Abasıyanık)
- "Canavar gibi çalışıp sınavlara hazırlandı."
-
Haşarı, yaramaz çocuk
-
Kurt, domuz vb. cana kıyan yaban hayvanı
-
[sıfat]
Acımasız, kötü ruhlu, zalim (kimse)
-
[isim]
Masallarda sözü geçen yabani, yırtıcı hayvan
- SAVAŞIM
-
-
[isim]
Herhangi bir amaca erişmek, bir güce karşı koyabilmek amacıyla bir kişi veya grubun sürekli çabası, mücadele
- "Bir polemikçi, bir savaşım insanı değildi." (Haldun Taner)
- "Sen ancak iyi savlar için savaşım vermekte rahat ederdin." (Haldun Taner)
-
[isim]
Herhangi bir amaca erişmek, bir güce karşı koyabilmek amacıyla bir kişi veya grubun sürekli çabası, mücadele
- PERVANE
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Geceleri ışık çevresinde dönen küçük kelebek
- "Ötede mum yanıyor bir şeyler dönüyor / Pervaneler art arda ne çabuk ölüyor." (Behçet Necatigil)
-
Döndüğünde bir mekanizmayı işleten bir eksene dikey olarak bağlanmış, iki veya ikiden çok kanattan yapılmış alet
- "Türk uçaklarının pervane gürültüleri uğulduyor." (Aka Gündüz)
- "Hanımefendinin etrafında pervane gibi dönüyor, isteyeceği şeyleri evvelden keşfetmek için gözünün içine bakıyordu." (Reşat Nuri Güntekin)
- "Hanımlara kafa tuttuğu hâlde, onların karşısında pervane kesilir." (Reşat Nuri Güntekin)
-
Selçuklularda ve İlhanlılarda has, zeamet, tımar ile ilgili olarak verilen ferman
- "Herkesin çevresinde saygılı bir pervane kesildiği bu huzurlu ortamda, bu genç kızın sıcak ilgisini hissetmek..." (Haldun Taner)
-
[isim]
Geceleri ışık çevresinde dönen küçük kelebek
- VANUATU
- ...
- PROVALI
- ...
- NEVAZİL
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Nezle
- "Sabah erkenden ayaza çıkarsan nevazil olursun..." (Burhan Felek)
-
[isim]
Nezle
- MUKAVVA
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Kalın karton
-
[isim]
Kalın karton
- TAVALIK
-
-
[sıfat]
Tavada pişirilmeye uygun (et, balık, midye)
-
[sıfat]
Tavada pişirilmeye uygun (et, balık, midye)
- FİLVAKİ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[zarf]
Gerçekte, gerçekten, her ne kadar, vakıa
- "Filvaki bu genç kız, fikirlerini biraz daha çocuksu anlatıyor." (Refik Halit Karay)
-
[zarf]
Gerçekte, gerçekten, her ne kadar, vakıa