İçinde v olan 7 harfli 632 kelime var. İçerisinde V harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında v harfi olan kelimeler listesine ya da sonu v harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

TEVARÜS

Kelime Kökeni: Arapça tevārus̱

  1. [isim, eskimiş] Bir kimseden miras kalma, mirasa konma
  2. Kalıtım yoluyla birinden diğerine geçme
HOVARDA

  1. [sıfat] Zevki için para harcamaktan kaçınmayan (kimse)
  2. Bakınız çapkın
  3. [isim] Hayat kadınının parasını yiyen erkek
VAİZLİK

  1. [isim] Vaizin yaptığı iş
MEVDUAT

Kelime Kökeni: Arapça mevdūʿāt

  1. [isim, ekonomi] Belli bir süre sonunda veya istenildiğinde çekilmek üzere bankalara faizle yatırılan para; tevdiat
    • "Vadeli mevduat. Vadesiz mevduat."
  2. [eskimiş] Bakınız yatırım
FİRAVUN

Kelime Kökeni: Arapça firʿavn

  1. [isim, tarih] Eski Mısır hükümdarlarına verilen ünvan
  2. İskambil kâğıtlarıyla oynanan bir oyun türü
  3. [mecaz] Kibirli, suratsız ve kötü yürekli kimse
ÇERÇEVE

Kelime Kökeni: Farsça çār + çūbe

  1. [isim] Resim, yazı, ayna vb.ni süslemek veya bir yere asılabilecek duruma getirmek için bunlara geçirilen kenarlık
    • "Duvarda bir çerçeve asılıdır ki çarpıktır, düzeltemezsiniz." (Refik Halit Karay)
  2. Kapı, pencere ile bunların cam veya tablalarının yerleştirilmiş olduğu kenarlık
    • "Pencerenin geniş çerçevesi yıldız salkımlarıyla dolu." (Yusuf Ziya Ortaç)
  3. [mecaz] Bir konunun, bir düşünce alanının sınırları veya bu sınırlar içindeki alan
    • "Boğaziçi'nin böyle bir medeniyet çerçevesi içinde geçen hayatı ne güzel ve mükemmeldir." (Abdülhak Şinasi Hisar)
  4. Beden eğitiminde asılma ve tırmanmalar için kullanılan araç
KİMYEVİ

Kelime Kökeni: Arapça kīmyevī

  1. [sıfat] Bakınız kimyasal
VİTESLİ

  1. [sıfat] Vitesi olan
    • "Altı vitesli arazi arabası."
ARŞEVEK

Kelime Kökeni: Fransızca archevèque

  1. [isim] Bakınız başpiskopos
    • "... Cumhurbaşkanı'nın arşevekle görüşerek onun rütbesini arttırmış olduğunu görüp şimdilik bir şey yapamayacağını anladı." (Memduh Şevket Esendal)
MEVHİBE

Kelime Kökeni: Arapça mevhibe

  1. [isim, eskimiş] Bağış, vergi, ihsan
    • "Bu, sanatımın bana bahşettiği bir mevhibedir." (Sait Faik Abasıyanık)
ABUHAVA

Kelime Kökeni: Farsça āb + Arapça havā

  1. [isim, eskimiş, coğrafya] Bakınız iklim
ŞVESTER

Kelime Kökeni: Almanca Schwester

  1. [isim] Bakınız hemşire
  2. Bakınız kız kardeş
  3. Hizmetçi kız
    • "Ara sıra geniş koridordan yatak odalarına ve sofraya bakan şvesterler geçiyor." (Falih Rıfkı Atay)
BEVLİYE

Kelime Kökeni: Arapça bevliyye

  1. [isim, tıp] Bakınız üroloji
KAVUNCU

  1. [isim] Kavun satan kimse
KADAVRA

Kelime Kökeni: İtalyanca cadavere

  1. [isim] Tıp öğretiminde, üzerinde çalışma yapılan ölü insan veya hayvan vücudu
    • "Akşama doğru artan dayanılmaz kokuya rağmen kadavra üzerinde tam iki gün aralıksız çalıştı." (İhsan Oktay Anar)
YIVIŞMA

  1. [isim] Yıvışmak işi veya durumu
ZEVEBAN

Kelime Kökeni: Arapça ẕevebān

  1. [isim, eskimiş] Bakınız ergime
RİVAYET

Kelime Kökeni: Arapça rivāyet

  1. [isim] Bakınız söylenti
    • "O, yanıma oturarak kara haberlerden, kötü rivayetlerden bahsetti." (Falih Rıfkı Atay)
  2. Bir olay, bir haber veya sözü nakletme
    • "Bir rivayete göre, kaplanın dayısı olan kedinin keyiflenip miyavlaması işte bu zamandan kalmadır." (Nâzım Hikmet)
ÇUVAŞÇA

  1. [isim] Bakınız Çuvaş Türkçesi
VALİLİK

  1. [isim] Vali olma durumu
    • "Valilikten emekli."
  2. Valinin görevi
    • "On yıl valilik yaptı."
  3. Valinin makamı ve bu makama bağlı resmî dairelerin tümü; vilayet
    • "Valiyi valilikte ziyaret etti."
  4. İl, vilayet
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü