İçinde v olan 7 harfli 632 kelime var. İçerisinde V harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında v harfi olan kelimeler listesine ya da Sonu v harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- DAVADAŞ
- ...
- LAHAVLE
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[ünlem]
Sabrın tükendiğini belirtmek için söylenen bir söz
- "Cömertliği karşısında olduğumu anlayınca lahavle çekip yola devam ettim." (Ahmet Rasim)
-
[ünlem]
Sabrın tükendiğini belirtmek için söylenen bir söz
- LEVANTİ
-
-
[isim]
Bir rüzgâr türü
- "Kışın sırtındaki paltoyu artık ne dıramudana ne de levanti rüzgârı uçurabiliyordu." (Sait Faik Abasıyanık)
-
[isim]
Bir rüzgâr türü
- MÜVEZZİ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Dağıtıcı
- "Posta müvezzisi."
-
[isim]
Dağıtıcı
- PAZVANT
-
Kelime Kökeni : Farsça
-
[isim]
Rumeli'de gece bekçisi
-
[isim]
Rumeli'de gece bekçisi
- SIVANIŞ
- ...
- AZNAVUR
-
-
[isim]
İri yarı, kırıcı, sinirli, asık suratlı, sert kimse
-
[isim]
İri yarı, kırıcı, sinirli, asık suratlı, sert kimse
- EVCİMEN
-
-
[sıfat]
Evine, ailesine çok bağlı (kimse)
- "Evcimen bir erkek."
-
Ev işlerini iyi bilen, becerikli (kadın)
- "Reçel, evlerde, evcimen hanımların ellerinde kıvamına eren bir bal değil midir?" (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
Aklı başında, sakin
- "Nağmeler ve hanende sesleri, uslu ve evcimen halkı heyecana ve galeyana getiriyordu." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
[sıfat]
Evine, ailesine çok bağlı (kimse)
- ZEKAVET
- ...
- NEVAZİL
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Nezle
- "Sabah erkenden ayaza çıkarsan nevazil olursun..." (Burhan Felek)
-
[isim]
Nezle
- SEVİLME
-
-
[isim]
Sevilmek durumu
-
[isim]
Sevilmek durumu
- SÖVÜNTÜ
-
-
[isim]
Hafif sövme yollu, kaba ve yakışıksız söz
-
[isim]
Hafif sövme yollu, kaba ve yakışıksız söz
- TAVULGA
-
-
[isim]
Kabuğu kırmızı veya erguvan renginde olan ve tabaklamada kullanılan bir söğüt türü
-
[isim]
Kabuğu kırmızı veya erguvan renginde olan ve tabaklamada kullanılan bir söğüt türü
- TECAVÜZ
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[isim]
Hücum etme, saldırma, saldırı, saldırış
- "Çekler bir Alman tecavüzü karşısında mutlaka silaha sarılacaklardır." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
- "Bu adam, canımı sıkacak bazı şeyler söyledi; sonra eliyle tecavüz etti." (Reşat Nuri Güntekin)
-
Namusuna saldırma, sarkıntılık
-
Başkasının hakkına el uzatma
- "Burada kadınlar erkeğe tecavüz ediyorlar." (Aka Gündüz)
-
Aşma, ötesine geçme
-
[isim]
Hücum etme, saldırma, saldırı, saldırış
- VAKİTLİ
-
-
[sıfat]
Zamanında yapılan, zamanında olan
- "Bu, vakitli bir iş sayılmaz."
-
[sıfat]
Zamanında yapılan, zamanında olan
- VİDOSUZ
-
-
[sıfat]
Vido ile oynanmayan
-
[sıfat]
Vido ile oynanmayan
- GRAVİTE
- ...
- MÜCAVİR
-
Kelime Kökeni : Arapça
-
[sıfat]
Yakın komşu olan
- "Mücavir alan."
-
[sıfat]
Yakın komşu olan
- ŞİVEKAR
- ...
- VERECEK
-
-
[isim]
Birine verilmesi gereken para, borç, alacak karşıtı
-
[isim]
Birine verilmesi gereken para, borç, alacak karşıtı