İçinde v olan 6 harfli 480 kelime var. İçerisinde V harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında v harfi olan kelimeler listesine ya da sonu v harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- VALİDE
-
Kelime Kökeni: Arapça vālide
-
[isim, eskimiş]
Bakınız anne
- "Validenizin ellerinden öper, minnettarlığımı bu vesileyle bir kere daha arz ederim."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız anne
- FAVORİ
-
Kelime Kökeni: Fransızca favori
-
[sıfat]
Herhangi bir iş veya yarışmada üstünlük sağlayacağına inanılan (kimse, taraf, takım vb.)
-
Bakınız gözde
- "Favori şarkınız hangisi?"
-
[isim]
Şakak üzerinde saç ile sakalın birleşimi olan kısım; duluk
- "Her derste bu iki oğlancığın favorilerine yapışıp havaya kaldırmak ister gibi çekiyordu."
-
[sıfat]
Herhangi bir iş veya yarışmada üstünlük sağlayacağına inanılan (kimse, taraf, takım vb.)
- OVASIZ
-
-
[sıfat]
Ovası olmayan
-
[sıfat]
Ovası olmayan
- ÖVÜNCE
-
-
[isim]
Övünmeye yol açan veya hak kazandıran şey
-
[isim]
Övünmeye yol açan veya hak kazandıran şey
- EVİNLİ
-
-
[sıfat, ağızlardan]
Özlü ve dolgun (tohum)
-
[sıfat, ağızlardan]
Özlü ve dolgun (tohum)
- TAVSİF
-
Kelime Kökeni: Arapça tavṣīf
-
[isim, eskimiş]
Nitelendirme, niteliklerini söyleme
-
[isim, eskimiş]
Nitelendirme, niteliklerini söyleme
- VURGUN
-
-
[isim]
Hile ile veya fırsatçılıkla haksız yere aşırı kazanç elde etme; voli
-
Sıcak, soğuk, dolu vb. etkilerle ürünlerde görülen zarar
- "Dolu vurgunu elma."
-
Çok derinlerdeki suyun basıncı dolayısıyla iki akıntı arasında sıkışıp kalma, düzenli hava alıp verememe, birden su yüzüne çıkma vb. durumlarda dalgıcın uğradığı inme veya ölüm
-
[sıfat]
Silahla yaralanmış olan
-
[sıfat, mecaz]
Bir kimseye veya bir şeye bağlanmış, sevmiş olan; meftun
- "Onun da kendisine vurgun olduğuna gönülden inanmaktadır."
-
[isim]
Hile ile veya fırsatçılıkla haksız yere aşırı kazanç elde etme; voli
- VİTRİN
-
Kelime Kökeni: Fransızca vitrine
-
[isim]
Nesnelerin insanlara gösterilmek ve satılmak için sergilendiği camlı bölme veya yer; camekân, sergen
- "Sarışın bir kız, pastacının vitrinine dikkatle bakıyordu."
-
İçine konan şeylerin görünmesi için yapılmış camlı dolap
- "Vitrinin yan aynasında eşyayı seyreder gibi görünerek kendime de bakıyorum."
-
[isim]
Nesnelerin insanlara gösterilmek ve satılmak için sergilendiği camlı bölme veya yer; camekân, sergen
- ŞEHVET
-
Kelime Kökeni: Arapça şehvet
-
[isim]
Erkek ve dişinin birbirine karşı duydukları güçlü cinsel istek; kösnü
-
[mecaz]
Aşırı istek
- "Her sabah masamıza yeni bir şehvetle geçtik."
-
[isim]
Erkek ve dişinin birbirine karşı duydukları güçlü cinsel istek; kösnü
- SLAVCA
-
-
[isim]
Yakınlık dolayısıyla Slavların kullandığı dile verilen ortak ad; İslavca
-
[sıfat]
Bu dille yazılmış olan
-
[isim]
Yakınlık dolayısıyla Slavların kullandığı dile verilen ortak ad; İslavca
- KAVELA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca caviglia
-
[isim, denizcilik]
Halatların dikişlerinde kullanılan demir veya ağaç kama
-
[isim, denizcilik]
Halatların dikişlerinde kullanılan demir veya ağaç kama
- TELVİS
-
Kelime Kökeni: Arapça telvīs̱
-
[isim, eskimiş]
Pislik bulaştırma
-
[isim, eskimiş]
Pislik bulaştırma
- VERESE
-
Kelime Kökeni: Arapça veres̱e
-
[isim, eskimiş]
Mirasçılar
-
[isim, eskimiş]
Mirasçılar
- VİKAYE
-
Kelime Kökeni: Arapça viḳāye
-
[isim, eskimiş]
Bakınız koruma
-
[isim, eskimiş]
Bakınız koruma
- YAYVAN
-
-
[sıfat]
Eni boyundan ve derinliğinden çok olan, basık ve geniş
- "İki katlı yayvan bir evdi."
-
[sıfat]
Eni boyundan ve derinliğinden çok olan, basık ve geniş
- MÜDAVİ
-
Kelime Kökeni: Arapça mudāvī
-
[sıfat, eskimiş]
Hastaya bakan, tedavi eden (kimse)
-
[sıfat, eskimiş]
Hastaya bakan, tedavi eden (kimse)
- VİKONT
-
Kelime Kökeni: Fransızca vicomte
-
[isim]
Batı ülkelerinde baron ile kont arasında bir soyluluk ünvanı
- "Artık kimsede prens, dük, marki, kont, vikont, baron gibi ünvanlar olmayacak."
-
[isim]
Batı ülkelerinde baron ile kont arasında bir soyluluk ünvanı
- MEVLİT
-
Kelime Kökeni: Arapça mevlid
-
[isim]
Hz. Muhammed'in doğumunu, hayatını anlatan mesnevi
-
Bu mesnevinin okunduğu dinî tören
- "Daha mevlit bitmeden dört aydır yağmayan yağmur dışarısını sel içinde bıraktı."
-
[eskimiş]
Doğma, doğum
-
[eskimiş]
Doğum yeri, insanın doğduğu yer
-
[isim]
Hz. Muhammed'in doğumunu, hayatını anlatan mesnevi
- AVUTUŞ
-
-
[isim]
Avutmak işi
- "Sormakta ısrar etmiştim, zira buna cevap verirse konuşmanın gizli kapaklı da olsa pekâlâ bir iç döküş, bir cesaret veriş, bir avutuş olabileceğini umuyor yani istiyordum."
-
[isim]
Avutmak işi
- ADAVET
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿadāvet
-
[isim, eskimiş]
Bakınız düşmanlık
-
[isim, eskimiş]
Bakınız düşmanlık