İçinde v olan 4 harfli 133 kelime var. İçerisinde V harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında v harfi olan kelimeler listesine ya da sonu v harfi ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- VERİ
-
-
[isim]
Bir araştırmanın, bir tartışmanın, bir muhakemenin temeli olan ana öge; muta (I), data, done
-
Bir sanat eserine veya bir edebî esere temel olan ana ilkeler
- "Bir romanın verileri."
-
Gözlem ve deneye dayalı araştırmanın sonuçları
- "İstatistik veriler."
-
[matematik]
Bir problemde bilinen, belirtilmiş anlatımlardan bilinmeyeni bulmaya yarayan şey
-
[bilişim]
Olgu, kavram veya komutların, iletişim, yorum ve işlem için elverişli biçimli gösterimi
-
[isim]
Bir araştırmanın, bir tartışmanın, bir muhakemenin temeli olan ana öge; muta (I), data, done
- AVUÇ
-
-
[isim]
Elin parmak uçlarıyla bilek arasındaki iç bölümü; apaz, hapaz, koşam
-
Elin yarı yumulmuş durumu
- "Behire, avucuna topladığı zeytin çekirdeklerini yukarı, havaya fırlatıyor."
-
[isim]
Elin parmak uçlarıyla bilek arasındaki iç bölümü; apaz, hapaz, koşam
- DİVA
-
Kelime Kökeni: İtalyanca diva
-
[isim]
Sinema, tiyatro, müzik, dans, bale vb. sanatlara emek vermiş, alanında uzmanlaşmış ve tanınmış olan kadın sanatçı
-
[isim]
Sinema, tiyatro, müzik, dans, bale vb. sanatlara emek vermiş, alanında uzmanlaşmış ve tanınmış olan kadın sanatçı
- ZEVÇ
-
Kelime Kökeni: Arapça zevc
-
[isim, eskimiş]
Bakınız koca (I)
-
[isim, eskimiş]
Bakınız koca (I)
- YAVE
-
Kelime Kökeni: Farsça yāve
-
[isim, eskimiş]
Saçma, saçma sapan söz
- "Sonra da oturur, talihsizlik yaveleri ile hikâyeci numaralarına başvururum."
-
[isim, eskimiş]
Saçma, saçma sapan söz
- MAVİ
-
Kelime Kökeni: Arapça māʾī
-
[isim]
Yeşil ile mor arasında bir renk, bulutsuz gökyüzünün rengi; mai
-
[sıfat]
Bu renkte olan
- "Düşsün olur mu toprağa göçmüş cihan gibi / Sönsün o mavi gözleri bir asuman gibi"
-
[isim]
Yeşil ile mor arasında bir renk, bulutsuz gökyüzünün rengi; mai
- İŞVE
-
Kelime Kökeni: Arapça ʿişve
-
[isim]
Bakınız cilve
- "Yelpaze çevrilir gibi birden dönüşleri, işveyle devriliş, saçılış, örtünüşleri ..."
-
[isim]
Bakınız cilve
- TUVA
-
-
[isim]
Rusya Federasyonu’na bağlı Tuva Özerk Cumhuriyeti’nde yaşayan Türk halkı ve bu halkın soyundan olan kimse
-
[isim]
Rusya Federasyonu’na bağlı Tuva Özerk Cumhuriyeti’nde yaşayan Türk halkı ve bu halkın soyundan olan kimse
- VELİ
-
Kelime Kökeni: Arapça velī
-
[isim]
Bir çocuğu koruyan, işlerine bakan ve her türlü davranışından sorumlu kimse; ege, iye
-
[din bilimi]
Bakınız ermiş
- "Anadolu'da hele Rumeli'de her yolüstünde, her tepede görülen türbelerde yatan veliler..."
-
[isim]
Bir çocuğu koruyan, işlerine bakan ve her türlü davranışından sorumlu kimse; ege, iye
- VERE
-
-
[isim, tarih]
Bakınız vire
-
[isim, tarih]
Bakınız vire
- VECA
-
Kelime Kökeni: Arapça vecaʿ
-
[isim, eskimiş]
Bakınız ağrı
- "Veca ansızın bastırır."
-
[isim, eskimiş]
Bakınız ağrı
- VİNÇ
-
Kelime Kökeni: İngilizce winch
-
[isim]
Ağır yük kaldırmaya ve bir yere taşımaya yarayan araç
- "Civarda başka vinç bulamamışlardı."
-
[isim]
Ağır yük kaldırmaya ve bir yere taşımaya yarayan araç
- EVLİ
-
-
[sıfat]
Evlenmiş olan (kadın veya erkek)
- "İlk tanıştığı adamlara derhâl evli olup olmadıklarını sorar."
-
Herhangi bir sayıda ev bulunan (yer)
- "Yirmi evli bir sokak."
-
Evi olan
-
[sıfat]
Evlenmiş olan (kadın veya erkek)
- SAVA
-
-
[ağızlardan]
Bakınız muştu
-
[ağızlardan]
Bakınız muştu
- SEVİ
-
-
[isim]
Bakınız aşk
- "Ben gelmedim dava için / Benim işim sevi için"
-
[isim]
Bakınız aşk
- EVCİ
-
-
[isim]
Tatil günlerini evinde geçiren yatılı öğrenci, er vb
-
[isim]
Tatil günlerini evinde geçiren yatılı öğrenci, er vb
- VECT
-
Kelime Kökeni: Arapça vecd
-
[isim]
Sevgi veya heyecandan doğan coşkunluk, kendinden geçme; esrime
- "Kolektif bir vect, birlikte söylenilen şarkı taslağı, boğazdan gelen bu çığlıklar şiirin ilk nescini teşkil etmektedir."
-
[isim]
Sevgi veya heyecandan doğan coşkunluk, kendinden geçme; esrime
- DEVE
-
-
[isim, hayvan bilimi]
Geviş getiren memelilerden, boynu uzun, sırtında bir veya iki hörgücü olan, yük taşımakta kullanılan hayvan (Camelus)
-
[isim, hayvan bilimi]
Geviş getiren memelilerden, boynu uzun, sırtında bir veya iki hörgücü olan, yük taşımakta kullanılan hayvan (Camelus)
- EVRE
-
-
[isim]
Bir olayda birbiri ardınca görülen, bir işte birbiri ardınca beliren, gelişen değişik durumların her biri; basamak, safha, merhale, mertebe
-
[isim]
Bir olayda birbiri ardınca görülen, bir işte birbiri ardınca beliren, gelişen değişik durumların her biri; basamak, safha, merhale, mertebe
- EVİN
-
-
[isim, ağızlardan]
Bir şeyin içindeki öz; lüp
-
Buğday tanesinin olgunlaşmış içi, özü; habbe
-
[isim, ağızlardan]
Bir şeyin içindeki öz; lüp