İçinde v olan 3 harfli 27 kelime var. İçerisinde V harfi bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında v harfi olan kelimeler listesine ya da Sonu v harfi ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler


Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.



Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

KOV

  1. [isim] Yerip çekiştirme, gıybet

VAY

  1. [ünlem] Şaşma anlatan bir söz
    • "Vay gülüm! Nereden bu geliş?" (Memduh Şevket Esendal)
    • "Vay anasını, amma dolaştık bugün." (Atilla İlhan)
  2. Ağrı, acı vb. duyguları anlatan bir söz
    • "Vay başım!"
  3. Yönelme durumu eki almış bir kelime ile kullanıldığında bir şeyin veya bir kimsenin kötü bir sonuca uğrayacağını anlatan bir söz
    • "Vay hâline!"

DAV

  1. [isim] Postu, kaplan postu gibi çizgili bir tür Afrika zebrası (Hippotigris burchelli)

YİV

  1. [isim] Bir yüzeyin üzerinde çizgi biçiminde olan, sarmal girinti veya çıkıntı
  2. Bir dişli çarkta veya bir vidada iki diş arasında kalan çukur bölüm
  3. Bir sütun gövdesinin veya bir vazo karnının çevresine eşit aralıklarla paralel veya sarmal olarak uzunlamasına açılan oyuk
  4. Ek çizgisi
    • "Kafatasının yivleri."
  5. Saçta ayırma yeri

HAV

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Kadife, çuha, yün vb.nin yüzeyindeki ince tüy
    • "Koltuk kadifesinin havı dökülmüş, kimi yeri öylesine kirlenmiş ki muşambaya dönüşmüş." (Oktay Rifat)

BAV

  1. [isim] Şahin, köpek vb. hayvanları avcılığa alıştırma işi

SAV

  1. [isim] İleri sürülerek savunulan düşünce, iddia, dava
    • "Eleştiricilerimiz nasıl olur da böyle bir savda bulunabilirler?" (Necati Cumalı)
  2. Tanıtlanması gereken önerme, tez
  3. Haber, söz
  4. Atasözü

TAV

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] İşlenecek bir nesnede bulunması gereken ısının, nemin yeterli olması durumu
  2. Hayvanlarda besili olma durumu
    • "Biraz durdu. Sonra işe az daha tav vermiş olmak için..." (Memduh Şevket Esendal)
  3. En uygun durum ve zaman

VEN
...
VIZ

  1. [isim] Böcek uçarken veya atılan bir şey hızla geçerken çıkan ses
    • "Fakat bu da Nahit'e vız geldi çünkü kız koltuğa oturmuştu." (Tarık Buğra)
    • "Bu ölümle Ahmet, dünya yüzünde sahibi olunacak şeyin yalnız bir kadın olabileceğini, ötesinin ise yalan, haksız olduğunu ve kendisine kadından gayrı bir şeye sahip olmanın vız gelip tırıs gittiğinin farkına varmıştı." (Sait Faik Abasıyanık)

VAH

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] İlenme, beddua
    • "Ah kime, vah kime, kızarmış gözler kime ... aittir?" (Peyami Safa)

ATV
...
OVA

  1. [isim] Çevrelerine göre çukurda kalmış, çoğunlukla alüvyonla örtülü, eğimi az, akarsuların derine gömülmemiş olduğu, genellikle geniş veya dar düzlük, yazı
    • "Tabiatın kırlara, ovalara verdiği doyulmaz güzellikte bir parça var." (Memduh Şevket Esendal)

VAT

Kelime Kökeni : İngilizce

  1. [isim] Saniyede bir jullük iş yapan bir motorun güç birimi

VAZ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] Konma, konulma
  2. Birine ayırma, ona ait olma

VAR

  1. [sıfat] Mevcut, evrende veya düşüncede yer alan, yok karşıtı
    • "Var gücüyle çalışmak."
    • "Var ol, Halit ağabey!" (Haldun Taner)
    • "Yüzünde varla yok arası bir gülümseme, özlem giderircesine, uzun uzun süzdü dostunu." (Tahsin Yücel)
    • "Varsa kızı yoksa kızı, oğlunun yüzüne baktığı yok."
  2. [isim] Sahiplik bildiren olumlu ad cümleleri kuran bir söz
    • "Rahatsız etmek istemem hem de işim var." (Halide Edip Adıvar)
  3. [isim] Elde bulunan her şey
    • "Elimizden alınan şeyler bütün varımız ve bütün varlığımızdır." (Ruşen Eşref Ünaydın)

UTV
...
EVÇ

Kelime Kökeni : Arapça

  1. [isim] En yüce yer
  2. Yeröte
  3. Günöte
  4. Eviç

KAV

  1. [isim] Ağaçların gövdesinde veya dallarında yetişen bir tür mantardan elde edilen ve çabuk tutuşan, süngerimsi madde
  2. Yılanın deri değiştirirken attığı deri

DEV

Kelime Kökeni : Farsça

  1. [isim] Korkunç, çok iri ve olağanüstü güçlü masal yaratığı
    • "O kadar kaba saba, öyle dev gibi bir adamdı ki..." (Aka Gündüz)
  2. [sıfat] Olağanüstü irilikte olan
    • "Dev vücudu içinde bir genç kız hassasiyeti taşıyor." (Yusuf Ziya Ortaç)
  3. [sıfat] Çok büyük, çok önemli
    • "Dev şirketler. Dev bir yazar."

Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü