İçinde uç olan 7 harfli 19 kelime var. İçerisinde UÇ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında uç olan kelimeler listesine ya da sonu uç ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

ARDANUÇ

  1. [isim] Artvin iline bağlı ilçelerden biri
UÇAKSIZ

  1. [sıfat] Uçağı olmayan
    • "Bu uçak, müfrezenin elindeki tek uçak olduğundan, şimdi uçaksız kalınmıştı." (Ajun Kurter)
  2. Uçak kullanılmadan yapılan
    • "Uçaksız turlar çok rahat değil."
UÇURMAK

  1. [-i] Uçma işini yaptırmak; uçurtmak
  2. Hızlı götürmek, hızlı sürmek
    • "Arabayı kuvvetli atlar tenha yolda uçuruyordu." (Ömer Seyfettin)
  3. [argo] Gizlice alıp gitmek
PABUÇLU

  1. [sıfat] Ayağında pabucu olan
KUÇUŞMA

  1. [isim] Bakınız kucaklaşma
UÇLANMA

  1. [isim] Uçlanmak durumu
UÇKURLU

  1. [sıfat] Uçkuru olan
    • "Hademeler, uzun uçkurlu donlarıyla sersemce durmuş bakıyorlar." (Memduh Şevket Esendal)
BUÇUKLU

  1. [sıfat] Tam olmayıp kesri bulunan
    • "Buçuklu para."
UÇUŞMAK

  1. [nesnesiz] Hep birlikte uçmak
    • "Hava gazı fenerinin ışığının uzayıp azaldığı yerlerde gölgeler uçuşur." (Hüseyin Rahmi Gürpınar)
  2. Havada gidip gelerek dolaşmak
    • "Çalıların üstünde kuşlar cıvıldayarak uçuşuyordu." (Ömer Seyfettin)
  3. [mecaz] Kendini duyurmak
KAPUÇİN

Kelime Kökeni: Fransızca capucine

  1. [isim, bitki bilimi] Bakınız Latin çiçeği
UÇURTMA

  1. [isim] Uçurtmak işi
  2. Üzeri renkli kâğıtlarla kaplanmış, genellikle çokgen biçimindeki bir gövde ve süslü bir kuyruktan oluşan, iple bağlanarak rüzgâr yardımıyla uçurulan bir çeşit oyuncak
    • "Uçurtmalar biraz gök, açık hava ve rüzgâr ister." (Abdülhak Şinasi Hisar)
UÇARICA

  1. [zarf] Uçarıya yakışır bir biçimde
    • "Riyazetle ibadetle geçmiş bir gündüzden sonra gece uçarıca eğlenceler yersiz görülmesin." (Safiye Erol)
SUÇÜSTÜ

  1. [isim, hukuk] Birini suç işlerken yakalama; cürmümeşhut, meşhut suç
  2. [zarf] Suç işlerken
    • "Oynadığı kumlukta suçüstü yakalanan bir çocuk ürkekliğiyle kaçıvermiş, ortadan kayboluvermiştir." (Necip Fazıl Kısakürek)
UÇUKLUK

  1. [isim] Uçuk olma durumu
    • "Gözlerinin rengi fark edilemeyen uçukluğu beni titretti." (Hüseyin Cahit Yalçın)
SUÇLAMA

  1. [isim] Suçlamak işi; itham, töhmet
    • "Şimdi, ikisinin suçlamalarını göğüslemeye çalışıyordum." (Adalet Ağaoğlu)
PABUÇÇU

  1. [isim] Bakınız ayakkabıcı
  2. Camilerde ayakkabıları bekleyen kimse
    • "Her cami kapısında pabuççular ayakkabı toplar, numara verirdi." (Halide Edip Adıvar)
SONUÇTA

  1. [zarf] Sonuç olarak; son kertede, binnetice
    • "Sonuçta bizler de devlet memurları olsak bile alanımızda oldukça özgür davranabilme hakkına sahibiz." (Ahmet Ümit)
  2. Nasıl olsa
ORUÇSUZ

  1. [sıfat] Oruç tutmayan (kimse)
KULUÇKA

Kelime Kökeni: Bulgarca

  1. [isim] Civciv çıkarmak amacıyla yumurtaya yatmış veya yatmak üzere olan dişi kuş veya kümes hayvanı; gurk
  2. Bilim ve teknolojide araştırma, geliştirme ve uygulama için hazırlık dönemi
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü