İçinde uç olan 6 harfli 14 kelime var. İçerisinde UÇ bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında uç olan kelimeler listesine ya da sonu uç ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- KAUÇUK
-
Kelime Kökeni: Fransızca caoutchouc
-
[isim, bitki bilimi]
Gövdesi odunsu, öz suyu yapışkan, süt kıvamında, yaprakları oval biçimli, parlak ve kalın, sıcak ülke bitkisi; kauçuk ağacı, lastik ağacı (Ficus elastica)
-
Amerika, Asya ve Afrika'nın çeşitli ağaçlarından, özellikle lastik ağacından veya bazı petrol artıklarının birleşiminden elde edilen, dayanıklı ve esnek madde
-
[sıfat]
Bu maddeden yapılmış
- "Kış ortasında hâlâ kauçuk altlı bez ayakkabılar vardı ayağında."
-
[isim, bitki bilimi]
Gövdesi odunsu, öz suyu yapışkan, süt kıvamında, yaprakları oval biçimli, parlak ve kalın, sıcak ülke bitkisi; kauçuk ağacı, lastik ağacı (Ficus elastica)
- HARTUÇ
-
Kelime Kökeni: Fransızca cartouche
-
[isim]
Bakınız kartuş
-
[isim]
Bakınız kartuş
- SUÇSUZ
-
-
[sıfat]
Suçu olmayan, suç işlememiş olan; masum
-
[sıfat]
Suçu olmayan, suç işlememiş olan; masum
- KULYUÇ
-
-
[isim, coğrafya]
Geniş ve derin ağızlı mağara
-
[isim, coğrafya]
Geniş ve derin ağızlı mağara
- MEFLUÇ
-
Kelime Kökeni: Arapça meflūc
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız inmeli
- "Mefluç kadın, başını eğiyor, ensesini Bedia'ya uzatıyor."
-
Bozuk, düzgün olmayan
-
[sıfat, eskimiş]
Bakınız inmeli
- UÇAKLI
-
-
[sıfat]
Uçağı olan
- "Yıllarca tanklı ve uçaklı düşman ordularını uğraştırdı, yok edilemedi."
-
Uçakla yapılan
- "Uçaklı turlara katıldım."
-
[sıfat]
Uçağı olan
- KUÇMAK
-
-
[-i, ağızlardan]
Bakınız kucaklamak
- "Ne kadar cevretse şikâyet etmem / Öperim, kuçarım, ihanet etmem"
-
Cinsel ilişkide bulunmak
-
[-i, ağızlardan]
Bakınız kucaklamak
- UÇUŞMA
-
-
[isim]
Uçuşmak durumu
-
[isim]
Uçuşmak durumu
- SORGUÇ
-
-
[isim]
Bazı kuşların tepelerinde bulunan uzunca tüy; tuğ, tepelik
- "Sokak fenerleri önünden geçtikçe bu camların üstünde ışıktan saçaklar ve sorguçlar belirip kayboluyordu."
-
[isim]
Bazı kuşların tepelerinde bulunan uzunca tüy; tuğ, tepelik
- UÇURMA
-
-
[isim]
Uçurmak işi
-
[isim]
Uçurmak işi
- UÇURUM
-
-
[isim]
Deniz, göl, ırmak vb. su kıyılarında veya karada dik yer; yar
- "Bütün eşyamızın paldır küldür uçurumlardan yuvarlandığını gayet iyi hatırlarım."
-
[mecaz]
Felaketli sonuç, büyük felaket, büyük düşüş
- "Bir gün bencileyin bir uçuruma yuvarlanırsanız artık her şey burada bitti, sanmayınız."
-
[mecaz]
Giderilmesi mümkün olmayacak kadar büyük fark, derin ayrılık
- "Olduğum yer ve olmak istediğim yer arasında çok ciddi bir uçurum vardı."
-
Bakınız yalpak
-
[isim]
Deniz, göl, ırmak vb. su kıyılarında veya karada dik yer; yar
- MARPUÇ
-
Kelime Kökeni: Farsça mārpīç
-
[isim]
Nargileye takılan ve kolayca içmeyi sağlayan, hortum biçiminde uzun ve bükülgen boru
- "Nargilesinin marpucunu ayırdı dudaklarının arasından."
-
[isim]
Nargileye takılan ve kolayca içmeyi sağlayan, hortum biçiminde uzun ve bükülgen boru
- UÇURUŞ
-
-
[isim]
Uçurmak işi
-
[isim]
Uçurmak işi
- ORUÇLU
-
-
[sıfat]
Oruç tutan (kimse); niyetli, ağzı kilitli
- "Semtin oruçlu halkı süzülmüş benizliler / Sessizce çarşıdan dönüyorlar birer birer"
-
[sıfat]
Oruç tutan (kimse); niyetli, ağzı kilitli