İçinde uy olan 8 harfli 54 kelime var. İçerisinde UY bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında uy olan kelimeler listesine ya da Sonu uy ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- DUYARLIK
-
-
[isim]
Duyum ve duyguları algılayabilme yeteneği, duygunluk, hassaslık, hassasiyet
- "Hastalıklı duyarlığıyla geçmiş bir dönemin yazarıydı o!" (Necati Cumalı)
-
Zayıf bir etkiye karşı, tepki gösterebilme yeteneği
- "Gözün aşırı duyarlığı."
-
Bir duyar katın ışıktan etkilenme yeteneği
-
[isim]
Duyum ve duyguları algılayabilme yeteneği, duygunluk, hassaslık, hassasiyet
- UYARILIŞ
- ...
- DUYGUSAL
-
-
[sıfat]
Duygularla ilgili, duygulara dayanan, hissî
-
Duygunun ağır bastığı, duygunun aşırı etkilediği (eser veya insan)
-
[sıfat]
Duygularla ilgili, duygulara dayanan, hissî
- UYANILMA
- ...
- UYUTUMCU
- ...
- UYDURMAK
-
-
[-i]
Uymasını sağlamak
- "Gözlerini kilidi sökülmüş ve büyümüş anahtar deliğine uydurdu." (Peyami Safa)
-
[-i]
Hayal gücünden yararlanarak gerçek dışı bir şey söylemek, yakıştırmak
- "Terzinin kendi sözünü yanlış anlamış olduğu hikâyesini uydurmuş olmalıydı." (Abdülhak Şinasi Hisar)
-
[-i]
Elde etmek, sağlamak, bulmak
-
[-i]
Cinsel birleşmede bulunmak, becermek
-
[-i]
Uymasını sağlamak
- UYARILMA
-
-
[isim]
Uyarılmak işi
-
[isim]
Uyarılmak işi
- HUYLANMA
-
-
[isim]
Huylanmak işi
-
[isim]
Huylanmak işi
- UYUTULUŞ
- ...
- UYGARLIK
-
-
[isim]
Uygar olma durumu, medeniyet, medenilik
-
Bir ülkenin, bir toplumun, maddi ve manevi varlıklarının, fikir, sanat çalışmalarıyla ilgili niteliklerinin tümü, medeniyet
- "Gerçekten, uygarlık nimetlerinin gençlere bir faydası oldu ama daha çok bundan büyükler istifade ediyor." (Halide Edip Adıvar)
-
[isim]
Uygar olma durumu, medeniyet, medenilik
- UYUTULMA
-
-
[isim]
Uyutulmak işi
-
[isim]
Uyutulmak işi
- UYMAZLIK
-
-
[isim]
Aykırılık, başkalık, mugayeret
-
[isim]
Aykırılık, başkalık, mugayeret
- BUYRULMA
-
-
[isim]
Buyrulmak işi
-
[isim]
Buyrulmak işi
- DUYUMSAL
-
-
[sıfat]
Duyu organları ile ilgili
- "Duyumsal sinirler. İşitme, duyumsal bir görevdir."
-
Duyuma ait, duyumla ilgili
- "Nihayet toplumsal çöküşün birey üzerinde yarattığı düşünsel, duyumsal karmaşaya geçilir." (Selim İleri)
-
[sıfat]
Duyu organları ile ilgili
- AKKUYRUK
-
-
[isim]
Tadını artırmak için çay harmanına katılan beyaz bir çay türü
-
[isim]
Tadını artırmak için çay harmanına katılan beyaz bir çay türü
- HUYSUZCA
-
-
[sıfat]
Biraz huysuz
-
Biraz huysuz biçimde
-
[sıfat]
Biraz huysuz
- KORUYUCU
-
-
[isim]
Koruyan kimse, muhafız
-
[sıfat]
Asalağı dış ortamda yok eden, onun konakçıya ulaşmasına engel olan (ilaç veya işlem)
-
Kayırıcı
-
[isim]
Koruyan kimse, muhafız
- DUYUÜSTÜ
-
-
[sıfat]
Duyularla verilmeyen
-
Algılama yoluyla değil, düşünme ile kavranan
-
[sıfat]
Duyularla verilmeyen
- BUYURMAK
-
-
[-i]
Bir şeyin yapılmasını veya yapılmamasını kesin olarak söylemek, emretmek
- "Ahlak sadece kötülük etmekten çekinmek değildir, başkalarının edecekleri kötülükleri de önlemeye çalışmayı buyurur." (Nurullah ataç)
- "Soldaki bahçeli kahveye buyur ettim." (Sait Faik Abasıyanık)
-
Söylemek, demek, düşüncesini bildirmek
- "Bir şey mi buyurdunuz?"
- "Çok doğru buyuruyorsunuz." (Falih Rıfkı Atay)
-
[-e]
Gelmek, gitmek, geçmek, girmek
- "Salona buyurmaz mısınız?" (Mithat Cemal Kuntay)
-
[-i]
Almak
- "Buyurunuz kahvenizi!" (Mehmet Emin Yurdakul)
-
[yardımcı fiil]
Etmek, eylemek
- "Size karşı derin hürmeti vardı, lütuf buyurur sorarsanız yalnızlığını hissetmez." (Refik Halit Karay)
-
[-i]
Bir şeyin yapılmasını veya yapılmamasını kesin olarak söylemek, emretmek
- UYLAŞMAK
-
-
[nsz]
Birbiriyle uyuşmak, uzlaşmak, anlaşmak
-
[nsz]
Birbiriyle uyuşmak, uzlaşmak, anlaşmak