İçinde uy olan 7 harfli 60 kelime var. İçerisinde UY bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında uy olan kelimeler listesine ya da sonu uy ile biten kelimeler listesine göz atmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, işlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu: Kelime bulma makinesi

Harf Sayısına Göre Kelimeler

Kelime bulma makinesi Kelime bulma makinesi

Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.


Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)

UPUYGUN

  1. [sıfat] Çok uygun
    • "Bu, yeni toplumun değişme ruhuna, başarma gücüne, yenileşme coşkusuna upuygun bir şiirdi." (Vecihi Timuroğlu)
UYUŞKAN

  1. [sıfat] Herkesle veya her şeyle kolayca uyuşabilen
    • "Bütün etrafıyla öyle uyuşkan biri olmuştu ki vaktiyle gözlerine batan, asabını bozan, kendisini yoran şeyler şimdi birer nimet gibi geliyor." (Abdülhak Şinasi Hisar)
UYLAŞIM

  1. [isim] Saymaca bir şey benimsemek için yapılan anlaşma
  2. Bakınız uzlaşma
    • "Bu en azından bir ortak uylaşım zemini, dolayısıyla bir kurallar dizisi gerektirir." (Füsun Akatlı)
UYARTMA

  1. [isim] Uyartmak işi
DUYARLI

  1. [sıfat] Dış etkenlere karşı duyarlığı olan; duygun, hassas
    • "Ordu yürürse sayısını, sırasını seçecek kadar duyarlı kulakları vardı." (Nezihe Araz)
BAŞUYAK

  1. [isim, edebiyat] Bakınız başkafiye
    • "Halk şiirinde yarım ve başuyağın yanında cinaslı uyak da sıkça kullanılan bir uyak türüdür." (Mehmet Yardımcı)
DUYGUCA

  1. [zarf] Duygu bakımından
UYUNMAK

  1. [nesnesiz] Uyuma işi yapılmak
    • "Tahtakurusu yüzünden çok defa kompartımanlarda uyunmazdı." (Falih Rıfkı Atay)
UYSALCA

  1. [zarf] Uysal bir biçimde
    • "Önce buna dikkat etti ve sonra uysalca söyleneni yaptı." (Orkun Uçar)
DUYURUŞ

  1. [isim] Duyurmak işi
DUYGULU

  1. [sıfat] Duygusu, duyarlığı çok olan, kolay duygulanan; içli, duyar, inceden, hisli
    • "Doktorlukta fazla duygulu olmaya yer yoktur ama, duygusuz görünmeye de hiç!" (Necip Fazıl Kısakürek)
UYDURUK

  1. [sıfat] Bakınız uydurma
    • "Bu sınıfların içindekiler de gene bu uyduruk kavramlara göre sıralanıyor, rütbeleniyor." (Tarık Buğra)
  2. Derme çatma, işe yaramaz
  3. İpe sapa gelmez
    • "Liseyi zar zor bitirmiş, uyduruk işlerde yıllarca sürünmüştü." (Sulhi Dölek)
OKUYUCU

  1. [isim] Sürekli olarak gazete, dergi vb. okuyan; okur, kari
    • "Sevgili okuyucularım, hepinize şen, mesut, kısmetli ve bereketli yıllar dilerim." (Burhan Felek)
  2. [bilişim] Bilgisayarda yoğun disk veya disketlerin içindeki bilgileri okuyan aygıt
  3. Bakınız şarkıcı
  4. Bakınız türkücü
  5. [ağızlardan] Düğüne çağrı yapan kimse
UYLAŞMA

  1. [isim] Bakınız uzlaşma
SOLUYUŞ

  1. [isim] Solumak işi
    • "Burnundan soluyordu ve koca sofada sadece bu soluyuşlar işitiliyordu." (Tarık Buğra)
UYKULUK

  1. [isim] Kasaplık hayvanların timüs ve pankreas bezlerine verilen ortak ad
  2. [ağızlardan] Kundaktaki çocukların avucunda biriken kir
UYANMAK

  1. [nesnesiz] Uyku durumundan çıkmak
    • "Seher vaktine yakın uyanmışım." (Necip Fazıl Kısakürek)
  2. Bitkiler canlanıp yeşermeye başlamak
    • "Tomurcuklar patlamış, tabiat iyiden iyiye uyanmıştı." (Burhan Felek)
  3. Ortaya çıkmak
    • "Sevda, dedim, gönlümde bir coşkun ateş dalgalandı / Gözüm daldı, hayalimde yine binbir zevk uyandı" (Enis Behiç Koryürek)
  4. [mecaz] Gerçekleri anlar, kavrar duruma gelmek
  5. [mecaz] Bilgisizlikten kurtulmak
  6. [argo] Cinsel yönden hazır duruma gelmek
DUYURUM

  1. [isim] Duyurmak işi; sirküler
UYDURUŞ

  1. [isim] Uydurmak işi
    • "Fakat lisana hâkim oluşu, lisanı vezne uyduruşu noktasından hepsinden daha kuvvetlidir." (Agâh Sırrı Levend)
DALUYKU

  1. [isim] Bakınız derin uyku
    • "Yâr geliyor diyende, daluykudan uyandım" (Halk türküsü)
Kelime Anlamları Kaynağı : Türk Dil Kurumu Güncel Türkçe Sözlüğü