İçinde uy olan 7 harfli 60 kelime var. İçerisinde UY bulunan kelimeler listesini scrabble oyununda ya da Türkçe araştırmalarınızda kullanabilirsiniz. Bir de başında uy olan kelimeler listesine ya da Sonu uy ile biten kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Ayrıca şunu da deneyebilirsiniz, İşlerinizi kolaylaştıracak bir kelime bulucu : Kelime bulma makinesi
Harf Sayısına Göre Kelimeler
Daha kapsamlı sonuç için lütfen kelime bulma makinesini kullanın.
Bazı kelimelerin anlamları (Kaynak : TDK)
- DALUYKU
-
-
[isim]
Derin uyku
- "Yâr geliyor diyende, daluykudan uyandım." (Halk türküsü)
-
[isim]
Derin uyku
- UYUTUCU
-
-
[sıfat]
Uyku veren, uyku getirici
-
[sıfat]
Uyku veren, uyku getirici
- UYARTMA
- ...
- UYUŞMAK
-
-
[nsz]
Soğuk, basınç vb. yüzünden vücudun bir yerinde, duygu ve hareket geçici olarak azalmak
- "Öğle yemeğinden sonra sinirlerim uyuştu, ufak bir uyku kestireyim, diye kompartımanımda uzandım." (Ahmet Haşim)
-
[nsz]
Soğuk, basınç vb. yüzünden vücudun bir yerinde, duygu ve hareket geçici olarak azalmak
- DUYURUŞ
- ...
- UYUNMAK
-
-
[nsz]
Uyuma işi yapılmak
- "Bu saatte uyunur mu?"
-
[nsz]
Uyuma işi yapılmak
- BAŞUYAK
- ...
- UYUŞKAN
-
-
[sıfat]
Herkesle veya her şeyle kolayca uyuşabilen
-
[sıfat]
Herkesle veya her şeyle kolayca uyuşabilen
- UYARSIZ
-
-
[sıfat]
Uygun davranışta bulunmayan, uyumlu görünmeyen (kimse)
-
[sıfat]
Uygun davranışta bulunmayan, uyumlu görünmeyen (kimse)
- UYGARCA
-
-
[zarf]
Uygara yakışır biçimde
- "Sanat eserinin yazarınca savunulmasına yetkin ve uygarca mı davranıyoruz acaba bugün?" (Selim İleri)
-
[zarf]
Uygara yakışır biçimde
- YOLUYLA
-
-
[zarf]
Aracılığıyla, vasıtasıyla
- "Dilekçesini kaymakamlık yoluyla göndermiş."
-
Yöntemiyle, usulüne uygun olarak
- "Her işi yoluyla yapar."
-
[zarf]
Aracılığıyla, vasıtasıyla
- BUYURUŞ
- ...
- UYDURMA
-
-
[isim]
Uydurmak işi
-
Gerçek olmayan, gerçekmiş gibi gösterilen haber, asparagas
-
[sıfat]
Gerçek dışı, uydurulmuş olan, yalan, sahte, asılsız, düzme, palavra
- "Atatürk'ün Osmanlıcayı Türkçeleştirmek hususundaki güzel arzusunu bugünkü 'uydurma dilcilik' gayretine alet etmişiz." (Burhan Felek)
-
[isim]
Uydurmak işi
- DUYGUCA
-
-
[zarf]
Duygu bakımından
-
[zarf]
Duygu bakımından
- UYLAMAK
- ...
- DOKUYUŞ
-
-
[isim]
Dokuma işi veya biçimi
-
[isim]
Dokuma işi veya biçimi
- YÜZSUYU
-
-
[isim]
Bir kimsenin onuru, haysiyeti
- "Hâlbuki Emin Efendi, feleğin çemberlerinden geçerek, kâh kuvvetlerin önünde diz çöküp yüzsuyu dökerek, kâh zayıflara çelme vurup tuzak kurarak bu mertebeye ulaşmış." (Yakup Kadri Karaosmanoğlu)
-
[isim]
Bir kimsenin onuru, haysiyeti
- UYANMAK
-
-
[nsz]
Uyku durumundan çıkmak
-
Bitkiler canlanıp yeşermeye başlamak
- "Tomurcuklar patlamış, tabiat iyiden iyiye uyanmıştı." (Burhan Felek)
-
Belirmek, ortaya çıkmak, depreşmek
- "Leman Hanım'ın seni sevdiğini söyleyince sende de ona karşı bir meyil uyandığından eminim." (Reşat Nuri Güntekin)
-
Gerçekleri anlar, kavrar duruma gelmek
-
Bilgisizlikten kurtulmak
-
[nsz]
Uyku durumundan çıkmak
- UYSALCA
-
-
Uysal bir biçimde
-
Uysal bir biçimde
- UYARICI
-
-
[sıfat]
Uyarma özelliği olan, uyaran, münebbih
- "Uyarıcı öğüt."
-
[sıfat]
Uyarma özelliği olan, uyaran, münebbih